InstagramKıbrısManşetSağlık

Öksüz: Geçtiğimiz hafta bir hastaya 18 aylık ilaç tek seferde verildi!







Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği (KTEB) eski Başkanı Umut Öksüz, İlaç Takip Sistemi’nin (İTS) hâlâ hayata geçirilmediğini, sistemin yokluğu nedeniyle her köşe başında birinin ilaç sattığını ve halkın vergileriyle ödenen İTS’nin sözleşme süresi dolmadan uygulanması gerektiğini vurguladı

Öksüz: Nisan’da “ilaç krizi var” dediğimizde, “politika yapıyorsunuz” dediniz

Sosyal medya üzerinden yazılı açıklama yapan Öksüz, Nisan ayında “ilaç krizi var” dediklerinde kendilerine denmedik şey kalmadığını eleştirerek, “‘Politika yapıyorsunuz, ortamı geriyorsunuz’ dediniz. Bugün geldiğimiz noktada, ansızın ‘ilaç krizi var’ deniliyor. Biz değişmedik, siz görmezden gelmeye devam ettiniz” dedi.

Umut Öksüz

“İlaç krizi bu ülkeye özel değil, global bir kriz”

İlaç krizinin bu ülkeye özel değil, global bir kriz olduğunun altını çizen Öksüz, “Ama siz o dönemde ‘KKTC’de ilaç krizi yoktur’ diyerek meseleyi inkâr ettiniz. Oysa gerçek ortadaydı: kriz dünyada büyürken, biz sadece başımızı kuma gömdük” dedi.

Öksüz açıklamasına şöyle devam etti:

“O imzalatılması için hazırlanan yazıyı hatırlayın! İlaç krizi yokmuş gibi göstermek için, ecza depolarından ‘Ülkede ilaç krizi yoktur, istediğimiz ilacı istediğimiz miktarda Türkiye’den getirebiliriz’ şeklinde bir yazı talep ettiniz!

KTEB aracılığıyla basına duyurulmasını istediniz ama yalnızca iki depo bu yalana imza attı. Onlarca depo imza atmadı! Nedir bu hırs, bu ısrar?

“Yeşil reçeteli ilaçlar nerede?”

Bir yıldır yeşil reçeteye tabi ilaçlar sağlıklı şekilde gelmiyor. Bu mesele tamamen Sağlık Bakanlığı’nın siyasi adımlarıyla çözülebilecek bir konudur. Başka hiçbir şey bu sorunu çözemez!

Sonuç? Hastalar mağdur, eczaneler çaresiz.

“Geçtiğimiz hafta bir hastaya 18 aylık kronik ilaç tek seferde verildi!”

İlaç krizi ortadayken, geçtiğimiz hafta hastaneden hastanın birine 18 aylık kronik ilaç tek seferde verildi! Bu, sağlık yönetiminde eşi benzeri görülmemiş bir sorumsuzluktur. Ne hasta sağlığı düşünülmüş, ne de ilaç erişimi planlanmıştır. Dünya tarihinde örneği zor bulunur bir olay yine bizde!

Yıllardır ‘İTS

kurulsun’ diye bağırıyoruz. Ecza depolarını organize ettik, yazılım ekibiyle 12 gönüllü görüşme yaptık. KTEB’nin yerli ‘Satış Terminal Sistemi’ yazılımına entegre çalışacak şekilde hazırlandık.
Ama sonuç? Ortada hâlâ bir İTS yok!

“İTS’yi kuracak firma ile Bakanlığın sözleşmesi ne zaman bitecek?”

İTS’yi kuracak firma ile Bakanlığın sözleşmesi ne zaman bitecek? Sözleşme bitmeden sistem yetişecek mi? Aynı senaryo yıllar önce yaşandı ve Meclis Alt Komitesi’ne kadar kayıtlara geçti! (Paralar devlet tarafından ödendi, sözleşme bitti ve yazılım hayata geçmedi)

Yine aynı hatalar yaşanırsa, halkın vergileriyle ödenen bu paraların hesabını kim verecek?

“İTS olmadığı için her köşe başında biri ilaç satıyor!”

İTS olmadığı için her köşe başında biri ilaç satıyor! Bazı Tüp bebek merkezleri eczacıların işini yapıyor, Gümrükte kaçak ilaçlar yakalanıyor, Bazı özel kliniklerde aşılar satılıyor, Eczacı olmayan kişiler evlere ilaç servisi yapıyor!
Devlet ise vatandaşın kolayca erişebileceği ilaçları kutularca ve kontrolsüz şekilde ücretsiz dağıtıyor. Bu nasıl bir çelişkidir?

Artık Sabrımızın Sonuna Geldik! Biz eczacılar ne yapalım Allah aşkına? Eczacı olmayan herkes eczacılık yapıyor, biz sustukça da cesaretleri artıyor! Artık ne ‘ayıptır’ diyoruz, ne ‘el insaf’ Çünkü hareket zamanı geldi, geçiyor!
Eğer biz durursak, elimizden ekmeğimiz göz göre göre alınacak!

“Çözüm önerileri (Bir kez daha!)”

-Ülkede yerli ilaç sanayi geliştirilecek.

-Yerli sanayi tekelleşmeyecek!

-3. dünya ülkelerinden ilaç ithalatının önü açılacak!

-Devletin ilaç girdi maliyetleri azaltılacak, stopaj kaldırılacak!

-İTS, sözleşme süresi dolmadan bir an önce hayata geçirilecek.

-Etkin denetim için Sağlık Bakanlığı ve Ticaret Dairesi aktif sorumluluk alacak.

-Yetkisiz kişiler ilaç satamayacak.

-Fasıl 254 yasası acilen revize edilecek!

-İlaç Kriz Masası tüm paydaşlarla yeniden toplanacak.

-Eczacı olmayan kişi veya kurumlar poşet poşet ilaç vermeyecek! Verenler tespit edilerek hukuki süreç başlayacak!

Devlet, kolay erişimli ilaçlar yerine kanser, MS, ALS gibi ağır hastalık ilaçlarına yönelecek.

-Türkiye dışı tedarik kanallarıyla İlaç Çeşitlilik Haritası hazırlanacak; riskli ilaç gruplarında alternatif tedarik -sözleşmeleri kamu-özel ortaklığı ile yapılacak.

-Kriz dönemlerinde acil eylem protokolü devreye girecek; stok yönetim merkezi yaratılarak, koordine olarak hareket edilecek.

–Akılcı ilaç kullanımı kampanyaları başlatılacak, halk bilinçlendirilecek.

Farmakovijilans ve ilaç güvenliği bildirimi zorunlu hale getirilecek.

-Eczacılık Fakültesi açılmalarının önü kesilecek ve daha fazla eczacılık fakültesi açılmayacak!

“Biz bu ülkenin sağlığı için konuşuyoruz. Sessiz kalmak artık ihanettir”

Ve samimice çözüm isteyenlere sayabileyeceğim onlarca öneri… Biz bu ülkenin sağlığı için konuşuyoruz. Sessiz kalmak artık ihanettir.

Ha bir de son olarak; ‘Rüzgâra göre yön değiştiren, fırtına dinince yönünü kaybeder'”













Başa dön tuşu