Adli OlaylarInstagramKıbrısManşetYaşam

Şener Elcil: Erhürman’ın sesini yükseltip yükseltmeyeceğini merakla bekliyoruz







Kıbrıslılar Barış ve Dayanışma Hareketi üyesi Şener Elcil, beş Kıbrıslırumun hâlâ Kıbrıs’ın kuzeyinde rehin tutulduğunu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi‘nin (AİHM) onayıyla kurulan Taşınmaz Mal Komisyonu’nun yıllardır atıl bırakıldığını belirterek, bu sessizliğin çözüm iradesindeki samimiyeti sorgulattığını vurguladı

Elcil: Beş Kıbrıslırumun davasında hukuk dışı biçimde önce suçlama yapılıp sonra delil arandı

Yazılı açıklama yapan Elcil, 19 Temmuz tarihinde 5 Kıbrıslırumun, kendilerine ait mülke girdikleri bir esnada oradaki site sakinlerinden biri tarafından ihbar edilerek “casusluk yapmak” şüphesi, “mülke tecavüz” ve ellerindeki dosyada “başkasına ait kişisel bilgileri taşımaktan” suçlanıp, polis tarafından tutuklandığını hatırlattı.

Elcil, Kıbrıslırumların insanlık dışı koşullardaki polis hücresine atıldıklarını belirterek, o tarihten beri devam eden yargılanma süreçlerinde, bunun düzmece bir dava olduğunun, “delilden suça gidilmesi” gibi temel bir hukuk kuralının dışında önce suçlama yapılıp, ardından delil bulunmaya çalışıldığının kamuoyunun gündemine geldiğini aktardı.

“Bu insanlarımız, serbest kalmalarına rağmen kuzeyde rehine olarak tutulmaya devam ediliyor”

Bu “uyduruk” davalarla rehin alınan bu masum insanların, iki ay tutuklu kaldıktan sonra, mahkemeler tarafından yargılanmak üzere serbest bırakıldığını ve getirilen suçlamaları içeren davaların bazılarının da Başsavcılık tarafından geri çekildiğini belirten Elcil, “Bu insanlarımız, serbest kalmalarına rağmen, evlerinin bulunduğu adamızın güneyine geçmelerine engel olunarak, kuzeyde rehine olarak tutulmaya devam edilmektedirler” dedi.

Elcil şöyle devam etti:

“2000’li yılların başında, ‘Panikos Çakurmas‘ isimli masum bir Kıbrıslırum emekçi de aynı rehine anlayışı ile tutuklanarak, aylarca tutuklu yargılanmış ve sonunda siyasetin devreye girmesi ile oyun bozularak serbest bırakılmıştır.

Bu yaşananlar bir insanlık ayıbı olduğu kadar, iki toplum arasındaki güven ve işbirliğine de olumsuz yansımaktadır.

Bilindiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Kıbrıs’ın kuzeyinde kalan Kıbrıslırumlara ait taşınmaz mallar konusunda, çözüm yolu olarak, Taşınmaz Mal Komisyonu’nun kurularak faaliyet göstermesini onaylamıştır.

“AİHM’in onayıyla kurulan TMK yıllardır atıl bırakıldı”

Kurulduğu tarihten günümüze faaliyet gösteren komisyonun önünde bekleyen beş bini aşkın başvuru vardır. Komisyonun çalıştırılmayıp davaların sürüncemede bırakılması, geçtiğimiz Haziran ayında Strazburg’ta ele alınarak, komisyonun geleceği ile ilgili karar önümüzdeki Aralık ayına bırakılmıştır.

Türkiye ve kuzeydeki işbirlikçi makamlar, konuyu ciddiyetle ele alıp, sorunlara çözüm bulma yerine Taşınmaz Mal Tazmin Komisyonu’na başvuruda bulunan Kıbrıslırumlar’ı haksız yere uyduruk suçlamalarla tutuklayıp aylarca yargılamaya devam etmektedirler.

“Mevcut uygulamalar TMK’nın iptaline yol açabilecek tehlikeli sonuçlar doğurabilir”

Bu konu Taşınmaz Mal Tazmin Komisyonu’nun iptalini getirecek sonuçları doğuracak ciddi gelişmelere gebedir. Türkiye’nin, demografik yapıyı bozduğu, Kıbrıslıtürkler’i azınlığa düşürdüğü, müdahalenin her türlüsünün yapıldığı koşullarda gerçekleşen ve çözüm barış vaatleri ile seçimde önde çıkan sayın Tufan Erhürman, her ne kadar da tutuklanan bu masum 5 Kıbrıslı insan için bu güne kadar bir tek söz bile söylememiş olsa da şu anda mülkiyet ve çözüm görüşmeleri adına bu masum insanlar için sesini yükseltip, yükseltmeyeceğini merakla beklemekteyiz.

Kuzeyde masum insanların haksız yere rehine olarak tutularak, aylarca mahkemelerde süründürülmeleri karşısında, sessizliğe bürünmenin, çözüm konusunda samimiyetsizliği gösterdiğini de hatırlatmak isteriz”















Başa dön tuşu