InstagramKıbrısManşetSiyaset

Baybora: Hükümetin bir an önce gitmesi için örgütlü bir mücadele yürütülmeli







Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Başkanı Mustafa Baybora, ülkedeki genel çürümenin her geçen gün derinleştiğini ve atanmış hükümetin yarattığı bu yıkımın telafisinin gen geçtikçe zorlaştığını belirterek, atanmış hükümetin bir an önce gitmesi için demokratik örgütlerinin örgütlü bir mücadele yürütmesi gerektiğini vurguladı

Baybora: Toplum bu yöneticilerden bir an önce kurtulmalıdır

KTÖS Başkanı Mustafa Baybora, Kanal Sim ekranlarında Serkan Soyalan’ın sunduğu “Gün Arası” programına konuk olarak eğitimdeki çöküşü ve hükümetin sorumluluğunu gündeme taşıdı. Baybora, ülkedeki genel çürümenin her geçen gün derinleştiğini belirterek, “Toplum bu yöneticilerden bir an önce kurtulmalıdır” dedi.

“Ülkedeki çürüme her geçen gün daha da derinleşiyor”

Baybora, programda yaptığı açıklamalarda Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşanan yönetim krizine dikkat çekti. “Ülkedeki çürüme her geçen gün daha da artıyor, derinleşiyor ve bunu tersine çevirmek her geçen gün daha da zorlaşıyor” diyen Baybora, son dönemlerde yaşanan sağlık skandallarıyla ilgili olarak da hükümete sert eleştirilerde bulundu.

“İnsan hayatı ve vücut bütünlüğü her şeyden önemlidir. Eğer Kıbrıs’ın kuzeyi demokratik ve doğru yönetilen bir ülke olsaydı, bugün sağlık bakanı istifa ederdi. Ancak geçmişte bebek ölümlerinde olduğu gibi yine sorumluluk başkalarına yıkılıyor” ifadelerini kullanan Baybora, siyaset kurumunun sorumluluktan kaçtığını ve aynı anlayış devam ettikçe toplumun benzer acıları yaşamaya devam edeceğini söyledi.

“Hükümetin bir an önce gitmesi için örgütlü bir mücadele yürütülmeli”

Son seçimlerin toplumun geleceğe umutla bakabilmesi açısından önemli bir dönemeç olduğunu vurgulayan Baybora, “Ancak bu yeterli değil. Hükümetin bir an önce gitmesi için demokratik kitle örgütlerinin, siyasi partilerin ve ilerici kesimlerin örgütlü bir mücadele yürütmesi gerekiyor. Ancak o zaman sorunlar en aza inecektir” dedi.

“Öğretmenlik hayatım boyunca gördüğüm en kötü, en liyakatsiz ve en umursamaz Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’dur”

1997 yılından bu yana öğretmenlik yaptığını belirten Baybora, Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nu şu sözlerle eleştirdi:

“Öğretmenlik hayatım boyunca gördüğüm en kötü, en liyakatsiz ve en umursamaz Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’dur. Göreve geldiği günden bu yana öğretmeni itibarsızlaştırmaya yönelik bir anlayışla hareket ediyor. Eğitimin sorunlarına çözüm bulmak yerine günübirlik politikalarla sistemi yönetmeye çalışıyor. Bugün geldiğimiz noktada eğitim duvara toslamış durumda”

“Eğitim bütçesinin yaklaşık yüzde 93’ü maaş ve taşımacılığa gidiyor”

Baybora, eğitimin temel sorunlarının başında bütçe yetersizliğinin geldiğini ifade etti. Eğitim bütçesinin yaklaşık yüzde 93’ünün maaş ve taşımacılığa gittiğini belirten Baybora, “Geriye kalan yüzde 7 ile yatırım yapmak imkânsız. Bütçenin artırılması, kalabalık sınıfların azaltılması, eğitim bölgelerinin belirlenmesi, şura kararlarına ve uluslararası normlara uygun planlama yapılması gerekiyor. Ancak bunların hiçbiri mevcut bakanın gündeminde yok” dedi.

Nüfusun bilinmemesinin planlamayı imkânsız hale getirdiğini belirten Baybora, “Kıbrıs’ın kuzeyi bir ‘alt yönetim’ konumundadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları da bunu açıkça ortaya koyuyor. Nüfus bilinmeden eğitim, sağlık veya ekonomi alanında sağlıklı planlama yapmak mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

“Öğrencilerin yüzde 21’i konteyner sınıflarda eğitim görüyor”

Eğitimdeki fiziksel koşullara da dikkat çeken Başkan Baybora, “Öğrencilerin yüzde 21’i konteyner sınıflarda eğitim görüyor. Türkçe bilmeyen yabancı öğrencilerin sayısı hızla artıyor. Buna rağmen bakanlık günübirlik çözümlerle yetiniyor” dedi.

Baybora, eğitim döneminde okul inşaatlarının devam etmesini de eleştirdi:

“Ulukışla, Tepebaşı ve Çayırova ilkokullarında öğrenciler ders yaparken yan tarafta inşaat sürüyor. Toz, gürültü ve güvensiz ortamda sağlıklı eğitim mümkün değil”

“Öğretmen eksikliği ve akran zorbalığı artıyor”

Seçim öncesi 40 öğretmenin geçici olarak istihdam edildiğini ancak bunun yeterli olmadığını vurgulayan Baybora, özellikle rehber öğretmen ve özel eğitim öğretmeni eksikliğinin ciddi sorunlara yol açtığını söyledi.
“Artan akran zorbalığına rağmen bakanlık herhangi bir adım atmıyor çünkü ortada bir ‘gaile’, yani dert yok” dedi.

“Türkçe bilmeyen çocuklara sertifika zorunluluğu getirmek insanlık suçudur”

Baybora, ilkokul öğrencilerinin yüzde 59’unun “KKTC”, yüzde 31’inin Türkiye, yüzde 10’unun üçüncü ülke vatandaşı olduğunu belirtti. Yaklaşık 2 bin yabancı öğrencinin Türkçe bilmeden okullara yerleştirildiğini ifade eden Baybora, bakanlığın yaklaşımını “bilim dışı” olarak nitelendirdi.

“Türkçe bilmeyen öğrencilere özel formasyona sahip öğretmenler gereklidir. Bunun için hizmet içi eğitim verilmesi ve yeni öğretmen istihdamı yapılması şart. Ancak bakanlık bunun yerine öğrencilere Türkçe sertifikası zorunluluğu getirdi; sertifikası olmayan çocukların kayıtlarını reddetti. Bu insanlık suçudur. Eğitim temel bir insan hakkıdır” dedi.

“Biz sendikalar ve muhalif partiler olarak toplumsal muhalefeti büyütüp bu yapıyı değiştireceğiz”

KTÖS Başkanı Mustafa Baybora, mevcut hükümetin toplumun güvenini kaybettiğini ve meşruiyetini yitirdiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu hükümet en kısa sürede gitmelidir. Biz sendikalar ve muhalif partiler olarak toplumsal muhalefeti büyütüp bu yapıyı değiştireceğiz; çocuklar eve kapatılamaz..”













Başa dön tuşu