InstagramKıbrısSiyasetSürmanşetYaşam

25 Kasım’da Girne Kaymakamlığı önünde ortak açıklama yapılacak







Bağımsızlık Yolu Genel Sekreter Yardımcısı Evren Gürtunç, Omorfo Bölge Sorumlusu Celal Özkızan ve Kadın Eğitimi Kolektifi eğitmeni Pınar Piro, Emeğin Gündemi programında 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında değerlendirmelerde bulundu

Gürtunç: Şiddet ve emek sömürüsü artıyor, sığınma evleri acil ihtiyaçtır

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreter Yardımcısı Evren Gürtunç, Girne’nin emek sömürüsü ve kadına yönelik şiddetin yoğun yaşandığı bir bölge olduğunu vurgulayarak, hem sosyal hem ekonomik alanda devletin sorumluluklarını yerine getirmediğini belirtti.

Gürtunç, Bağımsızlık Yolu’nun Girne’de 25 Kasım’da ilk kez sokağa çıkan örgüt olduğunu hatırlatarak, “Girne bu tür eylemlere alışık değildi ancak çok olumlu tepkiler aldık. Bugün Girne’de özel sektör çalışanı kadınların sayısı ve nüfus yoğunluğu arttıkça hem emek sömürüsü hem psikolojik hem de fiziksel şiddet artmıştır. Dolayısıyla mücadele Girne özelinde daha da önemli bir noktadadır” dedi.

“Girne’de sosyal konut ve sığınma evi yok”

Gürtunç, Girne’de uygun fiyatlı konut politikasının yıllardır terk edildiğini, son sosyal konutun 1988’de üretildiğini söyledi.

Konut fiyatlarının yükseldiği, kamusal konutun bulunmadığı bir bölgede şiddete maruz kalan kadınların sığınacak yeri olmadığına dikkat çeken Gürtunç, “Kadınlar şiddet gördükleri eve mahkûm ediliyor” dedi.

“Kadınların bakım yükü görünmez emekle büyüyor”

Özel sektörde düşük ücretle çalışan kadınların kira, kreş, ulaşım ve temel yaşam giderlerini karşılamakta zorlandığını belirten Gürtunç, kamusal kreş, çamaşırhane, aşevi ve toplu taşıma gibi hizmetlerin eksikliğinin kadınların yükünü artırdığını ifade etti.

Gürtunç, yaşlı bakımının da kadınlara yüklenmesinin kültürel ve ataerkil normlarla sürdürüldüğünü belirterek, bunun kamusal bir görev olduğunu söyledi.

“Alo 183 güçlendirilmeli, ücretsiz kürtaj erişimi sağlanmalı”

Alo 183 hattının personel ve bütçe yetersizliği nedeniyle işlevsiz bırakıldığını kaydeden Gürtunç, her ilçede şiddet önleme merkezlerinin kurulması gerektiğini vurguladı.

Gürtunç, kamusal sağlıkta kürtaj hizmeti sunulmamasının kadınların temel sağlık hakkını engellediğini belirtti.

“25 Kasım’da Girne Kaymakamlığı önünde ortak açıklama”

Bağımsızlık Yolu, Kadın Eğitimi Kolektifi ve Baraka Kültür Merkezi’nin 25 Kasım’da Girne Kaymakamlığı önünde ortak basın açıklaması düzenleyeceğini duyuran Gürtunç, “Her bölgede sığınma evi kurulana kadar mücadele sürecek” dedi.

Piro: Kadına yönelik şiddet politiktir, sınıfsal eşitsizliklerle iç içedir

Kadın Eğitimi Kolektifi eğitmeni Pınar Piro, kadın mücadelesinin yalnızca şiddet olgusuna indirgenemeyeceğini, bunun uzun yıllara yayılan toplumsal ve siyasal bir mücadele olduğunu vurguladı.

“25 Kasım kolektif bir mücadeleye dönüştü”

Kadınların özel alanlardan çıkıp meydanlara inişinin özellikle 8 Martlarla görünürleştiğini belirten Piro, 25 Kasım’ın da yıllar içinde büyüyen bir ortak mücadele gününe dönüştüğünü söyledi.

Eğitim çalışmalarının toplumda şiddete bakışı değiştirdiğini kaydeden Piro, “Mücadele büyüdükçe umut da büyüyor” dedi.

“Muhafazakârlaşma kız çocuklarını karanlığa itiyor”

Piro, artan muhafazakârlaşmanın laiklikten uzaklaşma anlamına geldiğini ifade ederek, eğitim alanındaki değişikliklerin özellikle kız çocukları için tehdit oluşturduğunu söyledi, yeni ilahiyat koleji protokolünün Meclis’ten geçirilmesini de bu politikanın devamı olarak değerlendirdi.

“Ekonomik güvencesi olmayan kadın, şiddet döngüsünden çıkamaz”

Kadına yönelik şiddetin neoliberal-kapitalist düzenle iç içe olduğunu söyleyen Piro, şiddetin soruşturmalarının kapatıldığı, otopsi raporlarının açıklanmadığı, uzaklaştırma kararlarının uygulanmadığı bir ortamda politik bir sorun olduğunu vurguladı, ev içi görünmeyen emek yükü nedeniyle ekonomik bağımsızlığı olan kadınların dahi özgürleşemediğini belirtti.

“Gece kulüplerindeki kadınlar seks kölesidir”

Piro, gece kulüplerinde yaşanan ölümlerin insan ticareti ve ağır sömürü koşullarıyla ilişkili olduğunu söyleyerek, buradaki kadınların pasaportlarına el konulduğunu ve ayrılmalarının engellendiğini hatırlattı.

“25 Kasım Lefkoşa Programı”

Piro, 25 Kasım’da saat 18:00’da, Lefkoşa’da 15’ten fazla örgütün katılımıyla yürüyüş düzenleneceğini, Kalın Yol’daki mor çemberden Meclis’e yürüneceğini ve basın açıklaması yapılacağını duyurdu.

Özkızan: 25 Kasım yıl boyunca biriken sorunların zirve günüdür

Bağımsızlık Yolu Omorfo Bölge Sorumlusu Celal Özkızan, 25 Kasım’ın yalnızca bir gün olmadığını, tüm yıl boyunca yaşanan şiddet, eşitsizlik ve mücadelelerin biriktiği bir zirve niteliği taşıdığını belirtti.

“Şiddetin en yıkıcı biçimi yapısal şiddettir”

Özkızan, fiziksel şiddetin yanı sıra ekonomik ve yapısal şiddetin en görünmez fakat en yıkıcı şiddet biçimleri olduğunu söyledi. Toplu taşımanın yokluğu gibi sistemsel sorunların insanların temel özgürlüklerini fiilen kullanamamasına neden olduğunu belirtti.

“Laiklik ve bilimsel eğitim tehdit altında”

Din veya başka herhangi bir dogmanın eğitime müdahalesinin kabul edilemez olduğunu söyleyen Özkızan, laik ve bilimsel eğitimin çocukların gelişimi için vazgeçilmez olduğunu ifade etti.

“Kadınların iş gücüne katılımı çok düşük, genç kadın işsizliği yüksek”

KKTC’de kadınların iş gücüne katılım oranının yüzde 40’ın altında olduğunu söyleyen Özkızan, genç kadın işsizliğinin çok daha yüksek olduğunu belirtti. Kadınların güçlenmesine dair söylemlerin pratikle örtüşmediğini, işletmelerde kasiyerlere oturma yasağı gibi uygulamaların sürdüğünü hatırlattı.

“Bakım emeği kamusal bir sorumluluktur”

Çocuk ve yaşlı bakımının yalnızca aile bireylerine yüklenemeyeceğini belirten Özkızan, bu alanlarda kurumsallaşmış kamusal hizmetlerin zorunluluk olduğunu söyledi.

“Sorun kaynak yokluğu değil, siyasi tercihlerdir”

“Memleket krizde” söyleminin gerçeği yansıtmadığını, ekonominin büyüdüğünü ifade eden Özkızan, sığınma evlerinin açılmaması ve Alo 183’ün güçlendirilmemesinin kaynak yetersizliğinden değil bilinçli tercihlerden kaynaklandığını belirtti.













Başa dön tuşu