Adli OlaylarInstagramKıbrısManşetYaşam

MMO: Adalet tecelli etmezse, trafik güvenliği sağlanamaz. “Ölümler azaldı” söylemi bilimsel değil







Makina Mühendileri Odası (MMO), bazı ölümlü trafik çarpışmalarında; Türkiye’den “turist” olarak gelen, “bilirkişilik” kaydı bulunmayan, “kaporta hasar eksperi” unvanı ile hareket eden kişilerin para karşılığı şahadet verip ülkeden ayrıldıklarının tespit edildiğini söyleyerek, Mahkeme dosyalarına koyulan yetersiz ve bilimsel temelli olmayan teknik raporların; hatalı kararlara ve ailelerin acılarının katlanmasına yol açtığını vurguladı

MMO: Mahkeme dosyaları teknik açıdan yetersiz, bilimsel temelden uzak

Yazılı açıklama yapan MMO, son yıllarda meydana gelen ölümlü trafik çarpışmalarının yalnızca can kaybı ile değil, yargı süreçlerinde ortaya çıkan ciddi teknik ve yapısal sorunlarla da toplum vicdanını yaraladığına işaret ederek,
Mahkemelere sunulan dosyaların teknik açıdan yetersiz kalmasının, bilimsel temelden uzak şahadetlerin hükme esas alınmasının ve bilirkişilik müessesinin suistimal edilmesinin; yakınlarını kaybeden ailelerin acısını daha da derinleştirdiğine vurgu yaptı.

Açıklamada, “Makina Mühendisleri Odası olarak, her platformda söylüyoruz: Trafik kazaları kader değildir. Trafik, bilimsel ve teknik esaslara göre değerlendirilmesi gereken bir mühendislik disiplinidir” denildi.

“Trafik bilimdir”

Açıklama şöyle devam etti;

Trafik bilimdir; bir ölümlü çarpışmada kusur belirlenirken;

• İnsan faktörü (reaksiyon süresi, dikkat, hız algısı)

• Araç teknik durumu (fren sistemi, güvenlik donanımı, araç yaşı)

• Yol geometrisi ve görüş mesafesi

• Çarpışma açısı ve hız hesapları

• Mevzuat ve denetim altyapısı bilimsel yöntemlerle incelenmelidir.

Polis teşkilatımızın zaman zaman odadan da destek aldıkları ve büyük emekle hazırladığı teknik çarpışma raporları; ölçüme, iz analizine ve fizik kurallarına dayanmaktadır.

Ancak bazı yargı süreçlerinde bu raporların, teknik yeterliliği bulunmayan şahadetlerle zayıflatıldığı görülmektedir.

“Bilirkişilik sisteminde ciddi zaafiyet var”

Odamızın bizzat şahit olduğu bazı ölümle sonuçlanan dosyalarda;

• Türkiye’den turistik girişle gelen,

• Resmi bilirkişilik kaydı bulunmayan,

• Trafik ile ilgili (yol – araç) alan mühendisliği disiplini eğitimi olmayan,

• ‘Kaporta hasar eksperi’ unvanı ile hareket eden kişilerin para karşılığı taraf lehine şahadet verdikleri ve ülkeden ayrıldıkları tespit edilmiştir.

Bu kişiler;

• Çarpışma analizi konusunda yetkin değildir.

• Mühendislik hesabı yapmamaktadır.

• Verdikleri teknik görüşten hukuken sorumlu değildir.

Buna rağmen, teknik geçerliliği olmayan bu şahadetlerin yargı kararlarını etkilediği anlaşılmaktadır. Bu durum kabul edilemez bir sistem zaafiyetidir.

“Yanlış teknik değerlendirme ve ikinci bir toplumsal yaralanma”

Yanlış veya yetersiz teknik değerlendirmeler sonucunda;

• Aileler adaletin tecelli etmediğini düşünmekte,

• Yasaların yetersiz olduğu algısı oluşmakta,

• Yargıya duyulan güven zedelenmektedir.

Bu ise uzun vadede hukukun caydırıcılığını azaltır ve trafik güvenliğini zayıflatır.

“‘Ölümler azaldı’ söylemi bilimsel değildir”

Yılın ilk iki ayındaki veriler üzerinden ‘aldığımız tedbirlerle ölümler azaldı’ demek teknik ve istatistiksel olarak doğru değildir.

Gerçek trafik politikası; ‘Sıfır Can Kaybı’ vizyonu ile yürütülmelidir.

Ancak araç ithal yaş sınırının kaldırılması, modern güvenlik sistemlerinden yoksun araçların sisteme dahil edilmesi ve yapısal risklerin artırılması; gelecekteki ölümlerin zeminini hazırlamaktadır.

Bu kararlar yalnız bugünü değil, gelecek nesilleri de etkilemektedir.

“Daha önce yazılı bildirim yapılmıştır”

Makina Mühendisleri Odası olarak;

• Polis Genel Müdürlüğü’ne,

• Başsavcılığa,

Bilirkişilik zaafiyeti konusunda yazılı bildirim yapılmıştır. Ancak uygulamanın devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu konu artık münferit değil, sistemsel bir sorundur.

İvedilikle;

1. Ölümlü trafik dosyalarında bilirkişilik yalnızca yetkin mühendislik disiplinlerine bırakılmalıdır.

2. Çarpışma rekonstrüksiyonu bilimsel yöntemlerle yapılmalıdır.

3. Turistik girişle gelip para karşılığı şahadet verilmesi engellenmelidir.

4. Bilirkişilik sistemi yasal çerçevede yeniden düzenlenmelidir.

5. Teknik geçerliliği olmayan raporlar hükme esas alınmamalıdır.

6. Çarpışmalarda ‘idari’ hatalar da raporlara dahil edilerek yargı önünde sorumluların hesap verilmesi sağlanmalıdır. Bu süreçte “dokunulmazlık “da geçerli olmamalıdır.

Adalet doğru tecelli etmezse, trafik güvenliği sağlanamaz. Trafik kazaları kader değildir. Bilimden uzak kararlar ise kaderciliği besler”















Başa dön tuşu