
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş, UBP-DP-YDP Hükümeti‘nin AKP’nin kuyruğunda maşrapa olmayı tercih ettiğini söyleyerek, Kıbrıs’ın AB’nin bir parçası, Kıbrıslıtürklerin de AB vatandaşı olduğunu vurguladı
Maviş: UBP-DP-YDP Hükümeti AKP’nin kuyruğunda maşrapa olmayı tercih etmiştir
Yazılı açıklama yapan Maviş, UBP-DP-YDP Hükümeti‘nin AKP’nin kuyruğunda maşrapa olmayı tercih ettiğini, Kıbrıs Türk toplumunun varlığını ve ülkeyi yok etme pahasına AKP’nin istediği kapitülasyonları ve yasal düzenlemeleri hayata geçirmenin birincil vazifeleri olduğunu kaydetti.
Maviş, “Bu acınası tablonun benzeri II. Dünya Savaşı’nda Nazilerin işgali altındaki Fransa ve Danimarka’da da ortaya çıkmış, Vichy ve Quesling Hükümetleri tarihe işbirlikçi olarak geçerek, toplum tarafından affedilmemişlerdir. Bu Teslimiyet Protokolüne, kapitülasyonlara ve imtiyazlara imza koyanlar, bunların hayat bulması için çabalayanlar ve toplumsal varlığımızı pazarlık konusu yapanları da halk affetmeyecek ve 2004’dekinin aksine hem Kıbrıs’ta hem de AİHM’sinde bunun hesabı sorulacaktır” dedi.
“Avrupa Parlamentosu’nun 2021 Türkiye Raporu’na dikkat çekiyoruz”
Maviş şöyle devam etti;
“Zamlar altında ezildiğimiz, protokollerle varlığımızın sorgulandığı, TC’den aktarma 200 kişilik çevik kuvvet ile baskı altına alınmak istediğimiz bu dönemde Avrupa Parlamentosu’nun 2021 Türkiye Raporu’na dikkat çekmek, uluslararası dayanışma ve Kıbrıs Türk toplumunun varlığının devamı için önemlidir.
Rapordaki 44/45. maddeler Kıbrıslı Türklerin uluslararası statüsünü teyit etmekte ve Türkiye’yi adanın meşru toplumlarından biri olan Kıbrıslı Türklere gerekli irade alanını vermesi gerektiğine çağrı yapmaktadır.
Raporda Türkiye’deki temel hakların kullanımı ve hukukun üstünlüğü için endişe ifade edilirken, teslimiyet protokolü olan ‘Ekonomik ve Mali Protokol’den de ciddi endişe duyulduğu ifadesi de yer almıştır.
Görüşmelerin yeniden başlaması için tüm taraflara çağrı yapılırken, Türkiye’ye tek taraflı eylemden ve demografik dengeyi değiştirecek eylemlerden kaçınması tavsiye edilmiştir. Kıbrıs Rum Liderliğine de Kıbrıslı Türklerin AB’ye katılımını kolaylaştırma çabalarını hızlandırmaktan sorumlu olduğu hatırlatılmıştır.
“Kıbrıs Avrupa’nın bir parçası, Kıbrıslı Türkler ise Avrupa vatandaşıdır”
Aynen raporda da belirtildiği gibi, Kıbrıslı Türk halkının 1960 yılında kazandığı uluslararası yasal statüye, başta AKP olmak üzere tüm taraflar saygı duymalıdır.
Adanın kuzeyinde Teslimiyet Protokolü ile kimliğimizi, kültürümüzü varlığımızı tehdit edenlere karşı her alanda mücadele edeceğimiz gibi, 1960 Antlaşmalarından kaynaklı toplumsal haklarımızı kullanmak noktasında da hukuk dahil her türlü mücadeleyi vereceğiz.
Bilinsin ki, Kıbrıs Avrupa’nın bir parçası, Kıbrıslı Türkler ise Avrupa vatandaşıdır. Bizler irademizi kimseye teslim etmeyeceğiz”