InstagramKöşe Yazarlarımız

Çatısız Orta Direk

Orta sınıf, demokrasinin ve ekonominin iyileşmesinde tarihi bir rol oynar. İmparatorlukların yerini demokrasilere bırakması sadece siyasi çıkmazların değil, aynı zamanda ekonomik çıkmazların doğurduğu bir sonuçtur.

Demokrasi, siyasetin diğer birçok alanı gibi ekonomik faktörleri göz önünde bulundurulmadan tartışılamaz.

Çok kısa anlatmak gerekirse, mevcut demokrasi (temsili demokrasi) endüstri devrimiyle doğan işçi sınıfı ve burjuvazinin ekonomik güç olarak ortaya çıkması ve ekonomik gücünü siyasi güce çevirmesiyle oluşmuştur.

Tarih sevmiyorsanız bu tür olayları sıkıcı bulabilirsiniz, ancak tarihin sizi bir gölge gibi takip ettiği gerçeğini değiştiremezsiniz. Tıpkı siyasetle ilgilenmemenin siyasetin de sizinle ilgilenmeyeceği anlamına gelmediği gibi, tarihten ders çıkarmazsanız tarih olursunuz.

Bu konunun bizimle olan alakası ise orta sınıfın çöküşüyle beraber demokrasinin başına gelecek olanlardır.

Öncelikle, ev sahibi olmak orta sınıfın en önemli özelliklerinden biridir. Bir toplumda orta sınıfın ne kadar var olduğunu ev sahibi olan kişi oranına bakarak anlayabilirsiniz.

Şu anda Kıbrıs’ın kuzeyinde ciddi bir barınma sorunu yaşanıyor. Gençlerin ciddi bir kesimi ya aileleriyle beraber ya da ailelerinin ikinci bir evinde kalıyor.

Bunu sadece kişisel veya genç kesimin sorunu olarak görmek ise büyük bir hata olur. İlerleyen yıllarda barınma sorunu daha da artacak ve şu an orta sınıf olarak bildiklerimizin çocukları bir mülksüzler ordusunu oluşturacak.

En azından mevcut gidişat bunu gösteriyor.

Bu gidişata göre orta sınıf güçlendikçe varlığını devam ettiren demokrasi yerini otokrasiye bırakacak. Yolsuzluklar artacak.

Yolsuzluk yapanlar, muhtaç bıraktıkları kitlelerin “belki bize de bir şeyler düşer” fısıltıları arasında daha çok desteklenecek. Siyasi duruşun önemi ortadan kalkarken, yolsuzluk yapmayan değil, daha iyi yolsuzluk yapanlar iktidar olacak.

Bu yazdıklarım, tarihe bakarak gördüklerimdir. Eğer orta sınıf korunmazsa temiz toplum ve liyakat için verilen uğraş tamamen boşunadır.

Temiz toplum ve temiz siyaset istiyorsanız, önce ekonomik dengeyi kuracaksanız. Konut fiyatlarının yükselmesinin başlınca sebebi olan yabancılara mal satışını yasaklayacaksınız.

Adanın birleşmesi, AB’ye ve uluslararası hukuka tam olarak dahil olabilmemiz için her türlü diplomatik yolu deneyeceksiniz.

Önce bunları yapmazsanız, siz temizlemeye çalıştıkça Kıbrıs’ın kuzeyindeki yapı size her defasında daha büyük yolsuzlar, daha büyük yolsuzluklar çıkaracaktır. Bundan emin olabilirsiniz.

Sınıflararası geçişlerin mümkün olmaktan çıkması da bir diğer sorundur. İyi bir eğitim ile daha saygın, daha refah bir hayat sürmek artık hayal olmuş durumdadır. Orta sınıf çöktükçe bu durum toplumu daha da vahim bir vaziyete sürükleyecektir.

Orta sınıf toplumlar için bu kadar önemliyken gerek eğitimde gerek barınmada ciddi bir politika ortaya koyamayanlar temiz toplum ve temiz siyaset vaadinde de bulunamazlar. En azından bu vaatlerde bulunmalarının gerçek bir karşılığı bence olamaz.

Önce eğitim ve mülk sorununu çözeceksiniz, toplumu Avrupa ile, uluslararası hukuk ile buluşturacaksınız.

Kapısı ve pencereleri kapalı olan evde temizlik olmaz.











Başa dön tuşu