InstagramKöşe Yazarlarımız

İskele–Karpaz’da Sandıktan Yükselen İrade







Seçim zamanı geldiğinde, Kıbrıs siyasetinin nabzı her zaman aynı yerde atar: İskele–Karpaz bölgesinde.

Yıllardır bu bölge, sonuçların seyrini belirleyen bir “denge noktası” olmuştur. Kimi zaman çantada keklik sanılır, kimi zaman göz ardı edilir.

Ama her seçimde, halkın vicdanı orada kendini hatırlatır. Çünkü Karpaz halkı, inanmadığı kimseye biat etmez, sadece güvendiğine el uzatır.

Geçmiş seçimlere dönüp bakan herkes, Karpaz insanının farklı duruşunu hemen fark eder. Halkın inancı, sevgisi ve kararlılığı bir araya geldiğinde, büyük şehirlerin hesap kitapları burada geçerliliğini yitirir.

Karpaz’da oy vermek, bir düşünceyi değil bir yaşam biçimini seçmektir.

Bu seçimde de Karpaz halkı iradesini yine dik duruştan, dürüstlükten ve liyakatten yana kullandı. Çünkü bu topraklarda dik durmak kolay değildir. Biat etmeyen, susmayan, kendi değerlerinden ödün vermeyen insanlar, çoğu zaman yalnız bırakılır. Ama bu yalnızlık, onların en büyük gücüdür.

Yıllar sonra bölgeye yeniden umut ve taze bir nefes geldi. Halk “yeter artık” dedi.

Algılar, baskılar, tehditler işlemedi. Gücü elinde tutanlar, o gücü halkın üzerinde kullanmaya kalktığında cevabını aldı.

İmparatorluk” kurduklarını sananlar bile bu kez sandıkta net bir yanıtla karşılaştı.

Karpaz halkı bir kez daha gösterdi ki, siyasetçinin en doğru muhatabı sandıktır.

Bu bölgede yıllardır biriken bir yorgunluk vardı.

Unutulmuşluk hissi, ilgisizlik, köylerin kaderine terk edilmesi…

İnsanlar bir dönem kendi topraklarında yabancı gibi hissetti. Ama bu seçimle birlikte o hissin yerini umut aldı.

Çünkü halk, artık birilerinin değil, kendi geleceğinin sahibi olmak istiyor.

Unutmayalım, Karpaz halkı sevgiden beslenir.

İlgi görürse sahiplenir, yok sayılırsa sırt çevirir.

Bu halk samimi selamlardan ve sevgiden güç alır. Kapısına gidenle, elini sıkanla, dert dinleyenle bağ kurar. Bu yüzden kim halkın yüreğine dokunursa, o zaten kazanır.

Ancak bu başarıyı sahiplenmek isteyenler de dikkat etmeli.

Bu halk, kimsenin kişisel zaferinin parçası değildir. Eğer birileri bu sonucu kendi hanesine yazmaya kalkar, halkın iradesini kendi egosuna kurban ederse, aynı halk bir sonraki seçimde yine dersini verir.

Güç zehirlenmesi yaşayanlar için Karpaz, en sert aynadır.

Şimdi asıl iş, bu iradeyi alanlarda.

Karpaz halkını sadece seçimden seçime hatırlayan, oy zamanı köy yollarını bulan anlayış artık geçerli değil. Halk artık hesap soruyor, sorguluyor, takip ediyor. Bu yeni dönemde başarı, sadece vaatle değil, sözünü tutmakla ölçülecek.

İskele–Karpaz halkı, geçmişte de zorluklara rağmen dimdik ayakta kaldı. Ne ekonomik sıkıntılar ne siyasi oyunlar ne de dışlanmışlık hissi onların umudunu söndürebildi. Çünkü bu bölge insanı, inandığı değerler için susmadı, yılmadı.

Şimdi bu irade bir kez daha sandıktan yükseldi.

Bu seçim sadece bir siyasi sonuç değil, aynı zamanda bir toplumsal mesajdır.

Karpaz halkı “Artık biz de varız” dedi.

Bizim sesimizi duymayan, bizimle yürümez” mesajını verdi.

Bu mesajı doğru okuyan, halka samimiyetle yaklaşan herkes kazanır. Aksi takdirde, aynı sandık bir sonraki seçimde bambaşka bir cevap verir.

O yüzden diyorum:

Karpaz halkını sevin, kucaklayın, asla bırakmayın.

Bu bölgenin insanı sevgiyle büyür, ilgiyle güçlenir.

Bu tarihi fırsatı çıkarcıların, menfaatçilerin eline bırakmayın.

Çünkü bu topraklarda bir kez filizlenen umut, artık sökülmez.

Bu sevgi büyüdükçe, Karpaz’ın sesi de iradesi de daha gür çıkar.

Güneşin Doğduğu Yerden, Herkese Selam Olsun.













Başa dön tuşu