InstagramKöşe Yazarlarımız

Hizmet Gaile İster







Karpaz, tarih boyunca kendi doğallığını ve özgünlüğünü koruyan, Kuzey Kıbrıs’ın en değerli bölgelerinden biri…

Ancak bu değerin korunması da geliştirilmesi de kendiliğinden olmuyor. Bugün Karpaz’ın en temel ihtiyacı; gerçekten dert edinilmiş, planlı, liyakatli ve sürdürülebilir bir hizmet anlayışıdır.

Çünkü hizmet, lafla değil, gaileyle yapılır.

Bu konuyla ilgili farklı farklı yazılar yazmakla birlikte her platformda da anlatıyorum.

Karpaz’ın en büyük sorunlarından biri hâlâ işsizliktir. Gençler eğitim alıyor, meslek ediniyor fakat memleketinde bir gelecek göremediği anda yönünü başka yerlere çeviriyor.

Bu yalnızca bireysel bir kayıp değil; bölgenin ekonomik anlamda zayıflaması anlamına geliyor.

İşsizlikle mücadele, birkaç geçici iş imkânı yaratmakla değil; planlı yatırımlar, mesleki eğitimler ve gençlere somut fırsatlar sunmakla mümkündür.

Bugün Karpaz’da gençlerin en çok sorduğu soru “Burada bir gelecek var mı?” sorusudur. Bu soruya güçlü bir “evet” diyebilmek için altyapısı sağlam, sürdürülebilir ve çeşitlendirilmiş bir ekonomik model şarttır.

Gençlerin tarımda, turizmde, denizcilikte, küçük ve orta ölçekli işletmelerde yer bulabileceği bir üretim sistemi oluşturulmadıkça bölgenin büyümesi mümkün değildir.

Turizm, bölgenin en güçlü potansiyeli olmasına rağmen hâlâ tam anlamıyla değerlendirilememiş durumdadır. Karpaz’ın doğal güzelliği, tarihi zenginliği ve sakin yapısı dünya çapında ilgi görebilecek düzeydedir.

Ancak plansız yatırımlar, eksik tanıtım ve altyapı sorunları bu potansiyelin heba edilmesine neden oluyor.

Turizmin bölgeye gerçek anlamda katkı sağlayabilmesi için sürdürülebilirlik esas alınmalı, küçük işletmelerin destek alması sağlanmalı, alternatif turizm modelleri devreye sokulmalı ve bölgenin kimliğini koruyan bir planlama yapılmalıdır.

Yapı bozulursa, sistem çöker.

Karpaz, sadece turizmle değil, tarımla da güçlenebilir.

Tarımda modern üretim yöntemlerine geçilmesi, kooperatifleşmenin desteklenmesi, yerel ürünlerin markalaşması ve üreticiye teknik-teknolojik destek verilmesi bölge ekonomisini ciddi anlamda canlandırır.

Tarım ve turizmin birbirini besleyen iki sektör hâline getirilmesi ise Karpaz’ı sadece ekonomik değil, sosyal anlamda da güçlendirecektir.

Ziyamet köyünden Dipkarpaz’a kadar bu zenginlik ve çeşitlilik vardır.

Bütün bunların gerçekleşmesi için en kritik unsur liyakattir. İş ehline verilmediği sürece, kaynaklar doğru yönetilmediği sürece, projeler uzmanlıkla ele alınmadığı sürece hiçbir plan hedefe ulaşmaz. Liyakatın olmadığı yerde hizmet olmaz.

Karpaz’ın artık kaybedecek zamanı yoktur. Gençlerin göç etmek istemediği, üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, turizmin sürdürülebilir şekilde büyüdüğü, tarımın modernleştiği, iş sahalarının çeşitlendiği bir Karpaz mümkündür.

Bunun için gereken tek şey, bölgeye gerçekten gönül vermiş, hizmeti gaile edinmiş bir anlayıştır.

Karpaz’ın geleceği, bugün atılacak doğru, planlı ve liyakatli adımlarla şekillenecektir. Çünkü bu bölge, hakkıyla yönetildiğinde sadece Kıbrıs’ın değil, tüm bölgenin parlayan yıldızı olmaya hazırdır.

Yeter ki hizmet edenler, hizmeti gerçekten dert edinsin.

Güneşin Doğduğu Yerden Herkese Selam Olsun.













Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu