
Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek‘in, sağlık sisteminin tüm sorunları olduğu gibi dururken, “tam mesai çalışılacak” hamlesi, Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu‘nun eğitimdeki “tam gün” hamlesine benzetiliyor. Hekim sendikaları karara “önce sistemin sorunları çözülsün” diyerek karşı çıkarken, Bakanlık’tan yana tavır takınan bazı hekimlerin; mücadele eden meslektaşlarına karşı açıklamaları ise tartışmalara neden oluyor
Gürkut: Popülist söylemlerle; siyasi hedeflerine doğru oy toplama çabasına girdiler
Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (Tıp-iş) Başkanı Özlem Gürkut, sosyal medya hesabından “Her tarafından rüşvet, yolsuzluk akanlar mı halkı düşünüyor?” başlıklı bir açıklama yaparak, “tam maaş alıp, tam gün çalışmamak istiyorlar” diyerek kendilerini suçlayan Mağusa Devlet Hastanesi Başhekimi Mustafa Kalfaoğlu‘nun açıklamalarına işaret ederek, şunları söyledi;
“Bugüne dek bu sistemden en çok faydalananların şimdi çalışan meslektaşları daha kötü şartlarda, daha fazla iş yükü ile çalışırken etik dışı ithamları akıl almaz, vicdana da sığmaz. Hekimlerin yüzüne bakacak yüzleri olmadığından olsa gerek, halka popülist söylemler yaparak gelecek siyasi hedeflerine doğru oy toplama, göze girme çabası içine girmiş durumdadırlar”
“Bir hekim olarak da hep sendikalı oldum, örgütlü mücadeleye inandım”
Gürkut ayrıca, Bakanlığın “tam mesai çalışmamak için grev yapıyorlar” açıklamaları karşısında da şunları kaydetti;
“Siz Bir Daha Düşünün!
Kendimi bildim bileli örgütlü mücadeleden yana oldum ve hep de örgütlü mücadelenin içinde yer aldım.
Bir hekim olarak da hep sendikalı oldum. Tabipler Birliği’mizde de uzun yıllar görev aldım. Yüzyılda bir olan pandemide de hem hastanedeki görevimi aksatmadan çalışmaya devam ettim hem de meslektaşlarımla birlikte pandemi yönetiminde üzerimize düşeni yapmak için en ön saflarda yer almaktan çekinmedim.
Çok uzun yıllar boyunca ülkemizde tıbbi onkoloji uzmanı bulunmaması nedeni ile hastanemizin onkoloji servisinde görev yaptığımı, bu süre boyunca hastalarımız için gece gündüz demeden bazı gecelerde 8-9 defa hastaneye giderek görevimi fedakarlıkla yaptığımı da bilmeyen çok az insan vardır sanırım.
“Şartları oluşturulmuş tam güne hazır olduğumuzu Bakana söyledik”
2023 yılı sonundan beri Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası TIP-İŞ’in başkanıyım.
Bütün bunlar olurken bu ülkede daha insanca, daha adil, daha demokratik yaşama koşulları olsun diye, ülkemiz sağlık sistemi bir adım daha ileriye taşınsın diye de var gücümle mücadele ettim.
Son bir aydır ama esasen de son birkaç gündür hepinizin gündemine gelen kamu hastanelerinde ‘tam mesai’ diye ilk defa duyduğumuz ve hiçbir yasada yer almayan şeyi ilk defa ben de Sayın Hakan Dinçyürek’ten duydum.
Kamu hekimleri adına hepimizin zaten 24 saat kesintisiz hizmet veriyor olduğumuzu, şartları oluşturulmuş tam güne hazır olduğumuzu da kendisine önceden de ilettiğimiz gibi yeniden söyledim. Sayın Bakan’a 2 yıl önce Ocak 2024’teki ilk resmi görüşmemizde de ilettiğimiz kamu sağlık sisteminin ve hekimlerin sorunları yanında çözüm önerilerimizi de birçok defa yazılı ve sözlü ilettik.
“Rüşvet yolsuzluk, silahlar…”
Hepinizin bildiği gibi son dönemde ülkemizde hepimizi derinden sarsan sahte diploma skandalı, kamu düzenini sağlayacakları beklenen en üst düzey bürokratların birer birer görevden alınıp yargı önüne çıkarıldığı yolsuzluk ve rüşvet iddiaları, hükümetin en yakınına ulaşan şaibeli durumlar gündeme geldi.
Bizler bu küçücük adanın güvenli bir yer olduğu ile övünürken gündüz vakti etrafımızda insanlar öldürüldü, silahlar patladı.
“Mantar gibi tıp ve diş fakülteleri açıldı”
Diğer taraftan hekimler olarak kendi mesleğimiz ile ilgili yıllardır sürdürdüğümüz tüm itirazlara, yaptığımız uyarılara rağmen önce mantar gibi açılan tıp ve diş hekimliği fakülteleri sonra başlatılan uzmanlık eğitimi konusunda meclis aşamasında olan bir yasa tasarısına da hükümet, çıkar gruplarının baskısı ile siyaset bulaştırdığı için hekimler olarak ayağa kalktık.
Bütün bunlardan sonra itibarı yerle bir olan hükümet, köşeye sıkışmış ve bir softa şaşırtması ile kamuoyunu yanıltma ve gündemi değiştirme taktiğine girmiştir.
“Kimse beni yurt ve insan sevgisinden yoksun olmakla itham edemez”
Bu hükümet ve yandaşları, halka hizmet derdinde falan değil, erken seçime gitmeyip koltuklarını koruma peşindedir.
Yıllarca bazı aylarda 500-600 saat çalışan (yasal ödenebileceğim süre +160-170 iken), gece çağrıldığımda vakit kaybetmeden hastaneye ulaşabileyim diye eşofmanla uyuyan, çocuğumun üstüne uyanırsa beni bulamayıp dışarı çıkmasın diye kapıyı kilitleyip tek başına bırakan beni, hiç kimse, ne yurt ne de insan sevgisinden yoksun olmakla itham edemez.
Halen hepinizin çok iyi bildiği kamu sağlık sisteminin ağır sorunları içinde hizmeti 7 gün 24 saat kesintisiz sürdürebilmek için yokluk içinde, bazıları branşında tek başına canla başla çalışan hekimleri de suçlayamaz.
Görevini layıkıyla yapmayan varsa, bunu da bilen/tespit eden yönetici varsa gereğini yapmalıdır, bugüne kadar da korumamalı, yapmalıydı zaten.
“Sendikanın kararı açık”
Kamu hekimlerinin tam mesai yapmak istemediği iddiası, aslında bunun tamamen yalan olduğunu çok iyi bilen Bakan ve yandaşlarını iddiası ve algı operasyonudur.
Lütfen siz de bu yanılgıya kapılmayın.
Size 30 Ocak 2026 tarihinde gerçekleşen Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası Genel Kurulu’nun kararını da bırakıyorum:
‘Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası Genel Kurulu “Özlük haklarının iyileştirilmesi, maaş ve emeklilik koşullarının kabul edilebilir standartlara yükseltilmesi durumunda, tüm bunları güvenceye alan bağımsız hekim yasası altında tam güne geçmeyi kabul eder’




















