
İnsan Hakları Platformu (İHP), Ceza Yasası‘nda yapılmak istenilen değişikliklerin derhal geri çekilmesi gerektiğini vurgulayarak, ifade ve basın özgürlüğünü merkeze alan, Anayasa ve uluslararası insan hakları standartlarıyla uyumlu bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini söyledi
İHP: Oto-sansürün teşvik edildiği bir yasal çerçeve inşa edilmek isteniyor
Yazılı açıklama yapan İHP, UBP-DP-YDP Hükümetinin bir kez daha, hazırladıkları Bilişim Suçları (Değişiklik) ve Ceza Yasası (Değişiklik) Yasa Tasarıları ile hem basın ve ifade özgürlüğünü hem de demokrasiyi hedef aldığını belirterek, gündeme getirilen Bilişim Suçları (Değişiklik) Yasa Tasarısı ile iki ayrı Ceza (Değişiklik) Yasa Tasarısının, birlikte değerlendirildiğinde ifade ve basın özgürlüğü üzerinde ciddi, sistematik ve kalıcı riskler yarattığına işaret etti.
İHP açıklamasında, “Bu tasarılar, Anayasa’da güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri daraltan; önleyici sansürün yaygınlaştırıldığı, idari ve yargısal makamların takdir yetkisinin aşırı genişletildiği, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerinin zayıflatıldığı, ağır ve caydırıcı cezalar yoluyla oto-sansürün teşvik edildiği bir yasal çerçevenin inşa edilmek istendiği görülmektedir denildi.
“Basını ve ses çıkarmak isteyen bireyleri yasal baskı yolları ile susturma yolu”
Açıklama şöyle devam etti;
“Son dönemlerde gündeme gelen, özellikle hükümete yakın kişilerin de adının geçtiği yolsuzluk iddialarının ardından, gazetecileri ve sosyal medya üzerinden yayın yapan veya paylaşımlarda bulunan kişileri hedef alan bu düzenlemeler, hükümetin yolsuzlukla etkin mücadele etmek ve şeffaf bir yönetim biçimi benimsemek yerine, özgürlükleri budama ve basını ve ses çıkarmak isteyen bireyleri yasal baskı yolları ile susturma yolunu seçtiklerini göstermektedir.
Bu konuda hem Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği hem de Basın Sen’in yayınladığı basın bildirilerine katılıyor ve toplumsal tepki ve birlik çağrısını İnsan Hakları Platformu olarak selamlıyoruz.
“Bu yasa tasarıları geri çekilmelidir”
Bu yasa tasarıları geri çekilmeli; ifade ve basın özgürlüğünü merkeze alan, Anayasa ve uluslararası insan hakları standartlarıyla uyumlu bir yaklaşım benimsenmelidir. Yasa yapım süreçleri, gazetecilik örgütleri, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve ilgili tüm paydaşların etkin katılımıyla şeffaf ve katılımcı biçimde yeniden ele alınmalıdır.
İnsan Hakları Platformu olarak bu konunun yakından takipçisi olacağımızı ve bu anti-demokratik düzenlemenin hayata geçmemesi için mücadele edeceğimizi kamuoyuna duyurur, sivil toplum ve muhalefet başta olmak üzere ifade özgürlüğü ve demokrasiye inanan tüm kesimleri iş birliğine çağırırız”





















