
Kıbrıs‘ın güneyinde 23-24 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen gayri resmi Avrupa Birliği (AB) Zirvesi‘nin yankıları sürüyor. Lübnan, Mısır, Suriye ve Ürdün liderlerinin yanı sıra Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri de AB zirvesi çerçevesinde Avrupalı mevkidaşlarıyla görüşmek üzere Lefkoşa‘daydı
Costa: Kıbrıs, bölgede iş birliği ve Avrupa’nın angajmanı açısından hayati dayanak noktası
Zirvede savunma iş birliğinin güçlendirilmesi, enerji bağımsızlığı ve Orta Doğu ile daha yakın temas kurulması gerektiği vurgulandı, bölgedeki istikrarsızlığın Avrupa’nın güvenliği ve ekonomisi üzerindeki etkilerine işaret edildi.

Zirve sonrası konuşan Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, Kıbrıs’ın ev sahipliğinin önemli bir sembolizm taşıdığını belirterek, bunun Avrupa Birliği’nin Orta Doğu’daki çatışmalardan en fazla etkilenen üye ülkelere verdiği desteğin göstergesi olduğunu ifade etti, “Kıbrıs, bölgede iş birliği ve Avrupa’nın angajmanı açısından hayati bir dayanak noktasıdır” dedi.

Costa basın toplantısında şunları söyledi;
“ABD ile İran, İsrail ve Lübnan arasındaki son ateşkesler memnuniyet verici gelişmeler. Şimdi tüm taraflar barışa ulaşmak için iyi niyetle çaba sarf etmeli. Avrupa Birliği çatışmanın bir parçası değil, ancak biz bu çözümün bir parçası olacağız”
Şu anda hem İran hem de Lübnan’da çatışmalar askıya alınmış durumda. Bu hafta başında ABD Başkanı Donald Trump, İran ile 22 Nisan’da sona erecek olan ateşkesin süresiz olarak uzatıldığını söylerken perşembe günü de Lübnan’da İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaların üç hafta süreyle durdurulduğunu açıkladı.
Bu esnada Avrupalı yetkililer ticari gemilere eşlik edecek ve Hürmüz Boğazı‘ndaki mayınları temizleyecek çok uluslu bir güç oluşturulması fikrini ortaya attı, ancak bu plan henüz erken bir aşamada ve uygulanıp uygulanmayacağı belirsiz.
AB liderleri savaşa doğrudan müdahil olmaktan kaçınsalar da, savaştan etkilenen ve AB’nin enerji, göç ve dijitalleşme konularında stratejik ortak olarak gördüğü Orta Doğu ülkelerine destek sağlamayı amaçlıyorlar.

Şara, AB ile ikili ilişkilerin önemini yineledi
Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara da görüşmelerde yer alan önemli bölgesel figürler arasındaydı ve AB ile ikili ilişkilerin önemini yineleyerek bunları “özellikle küresel güvenliğin ve tedarik zincirlerinin istikrarının sağlanması için gerekli ve kaçınılmaz” olarak tanımladı.
Aynı zamanda uluslararası toplumdan “Suriye topraklarını ve bölgelerini etkileyen her türlü İsrail saldırganlığına karşı sorumluluklarını yerine getirmesini” istedi.
Avrupa’da artan enerji fiyatları
Bir diğer tartışma konusu da Hürmüz Boğazı’nın kapatılması nedeniyle dünya genelinde artan enerji fiyatlarıydı.
Anlaşmazlık, barış zamanında dünyada ticareti yapılan petrolün yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği bu hayati su yolundan yapılan neredeyse tüm ihracatı engelliyor.
Kesinti Avrupa genelinde enerji fiyatlarının yükselmesine yol açarak kıtlık ve ekonomik gerileme korkularını arttırdı.
AB liderleri bu hafta başında Avrupa Komisyonu tarafından açıklanan sosyal programlar, vergi indirimleri ve yeşil teknolojiler için sübvansiyonlar gibi bir dizi yeni tedbiri görüştü.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen cuma günü yaptığı açıklamada, “Bu çatışmanın başlangıcından bu yana ithal fosil yakıtlara ödediğimiz fatura, tek bir enerji molekülü bile eklenmeden 25 milyar euro’nun üzerinde arttı. Önemli fosil yakıtlara yönelik aşırı bağımlılığımızı azaltmamız gerekiyor çünkü bunlar bizi krizlere karşı savunmasız hale getiriyor,” dedi.
Von der Leyen ayrıca Ürdün, Mısır, Suriye ve Körfez ülkeleriyle ekonomik, ticari ve siyasi bağların güçlendirilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi ve bu ortaklıkların savunma konularını da kapsayacak şekilde genişletilmesini önerdi.
Von der Leyen daha fazla ayrıntı vermeksizin “Aspides Operasyonu gibi görevlerin kapsamını sadece korumaktan sofistike bir ortak deniz koordinasyonuna doğru genişletmeyi düşünebiliriz” dedi;
“İnsansız hava araçları ve füzelerin kitlesel olarak yayılması tehdidi ne yazık ki ortak bir gerçekliktir. Savunma üretimini arttırmak için yapısal bir işbirliği kurmalıyız”
Aspides, İran destekli Husi isyancı güçlerinin ticaret gemilerine yönelik saldırılarını önlemek amacıyla 2024 yılında başlatılan AB’nin Kızıldeniz’deki deniz misyonu.
Hrsitodulidis: Bu zirve tarihi bir an
Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ise zirvenin ülke açısından tarihi bir an olduğunu belirterek, adada ilk kez Avrupa Birliği liderlerinin gayriresmi toplantısına ev sahipliği yapıldığını söyledi.
Hristodulidis, Kıbrıs’ın yaşadığı deneyimlerin daha fazla Avrupa entegrasyonu ve daha stratejik özerk bir birlik ihtiyacını güçlendirdiğini ifade etti.
Hristodulidis, “Bir üye devletin egemenliği tehdit edildiğinde mesele ‘olup olmayacağı’ değil, ‘ne kadar hızlı’ yanıt verileceğidir” dedi, bu çerçevede, 42.7’nci maddenin nasıl işleyeceğine dair net bir yol haritası oluşturulması gerektiğini belirtti.
“Tek Avrupa, Tek Pazar” yol haritasına imza atıldı
Zirvede liderler, 2027 yılı sonuna kadar tek pazarın tamamlanmasını hedefleyen “Tek Avrupa, Tek Pazar” yol haritasına da imza attı. Planın; kuralların sadeleştirilmesi, sınır ötesi ticarette engellerin kaldırılması, ticaretin güçlendirilmesi, enerji fiyatlarının düşürülmesi ve dijital ile yapay zekâ dönüşümünün hızlandırılması başlıklarına odaklanacağı belirtildi.
Avrupa Birliği bütçesi konusunda ise liderler, rekabetçilik, savunma, güvenlik, enerji ve NextGenerationEU borçlarının geri ödenmesi gibi önceliklerin finanse edilebilmesi için yeni “öz kaynaklara” ihtiyaç duyulacağını ifade etti.
Kaynaklar: CyprusMail, Eurpnews




















