
Türkiye‘de, “Gezi Parkı eylemlerini yönetmek, organizatörü olmak ve eylemleri finanse etmekle” suçlanarak, “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezası verilen ve 18 Ekim 2017‘den bu yana Silivri Cezaevi‘nde tutulan iş insanı Osman Kavala hakkında, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi önemli bir karar tasarısı yayımladı. Tasarıda, Kavala’nın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi‘nin (AİHM) kararlarına rağmen tahliye edilmemesinden sorumlu olan hakim ve savcılara karşı, derhal ve hedefli yaptırımlar uygulanması yer alıyor
“Yalçınkaya kararında Türkiye’de ‘hukukun üstünlüğünün olmadığı’ tescillendi”
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin 22 Nisan’da yayımlanan tasarısı, daha önce örneğine çok rastlanmayan bir karar olarak adlandırılıyor.
28 parlamenterin imzasıyla sunulan tasarı; Kavala’nın AİHM kararlarına rağmen tahliye edilmemesinde rol alan hakim ve savcılara karşı derhal ve hedefli yaptırım uygulanmasını öngörüyor. Tasarıda, AİHM’in *Yalçınkaya kararında Türkiye’de “hukukun üstünlüğünün olmadığının” tescillendiği de belirtiliyor.
Sosyalistler grubundan Constantinos Efstathiou tarafından hazırlanan “Osman Kavala’nın özgürlüğünden yoksun bırakılmasından sorumlu Türk yetkililere yönelik hedefli yaptırımlara acil ihtiyaç” başlıklı karar tasarısına 13 farklı ülkeden 28 parlamenter imza attı.
İmzacı parlamenterler arasında Türkiye’den hiçbir ismin yer almaması dikkat çekti. Karar önergesi, ilgili Komite’de kabul edilmesi halinde rapor ve karar tasarısı haline getirilecek. Ardından AKPM Genel Kurulu’nda oylamaya sunulacak.
Karar önergesinde, AİHM’in Osman Kavala ile ilgili iki ayrı kararında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 18’inci maddesinin ihlal edildiğine hükmettiği hatırlatıldı. Mahkemenin, yargılamaların Kavala’yı susturma amacı taşıdığını ve ceza adaleti sisteminin kötüye kullanıldığını tespit ettiği vurgulanan metinde, aynı durumun Selahattin Demirtaş davasında da geçerli olduğuna dikkat çekildi.
Ne olmuştu?
Kavala, AİHM’in 2019 ve 2022’deki kararlarına ve Bakanlar Komitesi tarafından başlatılan ihlal prosedürüne rağmen halen tutuklu bulunuyor.
Türkiye ilgili AİHM kararlarını uygulamıyor. Söz konusu kararlarda Kavala’nın kayıtsız şartsız serbest bırakılması çağrısı yapılmış ve “bu davanın, bir bütün olarak Sözleşme sisteminin temelini sarstığı” ifade edilmişti.
İlgili karar tasarısına “BURAYA TIKLAYARAK” ulaşabilirsiniz
*Yalçınkaya kararı
Türkiye’de, Kayseri’de öğretmenlik yapan Yüksel Yalçınkaya, Bylock kullanıcısı olduğu iddiasıyla “terör örgütü üyeliği” (FETÖ) suçundan hapis cezasına çarptırılmıştı. Yalçınkaya, iç hukuk yollarını tükettikten sonra (AYM dahil) konuyu AİHM’e taşımıştı.
AİHM’in 26 Eylül 2023 tarihli “Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye” kararı, ByLock kullanımının tek başına ve otomatik olarak terör örgütü üyeliği delili sayılamayacağına hükmeden emsal niteliğinde bir karardı. Mahkeme, adil yargılanma (Md. 6), kanunsuz ceza (Md. 7) ve dernek kurma (Md. 11) haklarının ihlal edildiğine karar vererek, benzer durumdaki binlerce dosya için sistemik bir ihlal tespit etmişti.
Ancak Türkiye bu karara da uymadı ve Yalçınkaya’yı serbest bırakmayarak yeniden yargıladı ve bir kez daha mahkum eti.




















