
Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay, “masumiyet karinesi” denilerek, Ceza Yasası‘nda değişiklik yapılan değişiklikle, tanınmış kişilerin mahkeme haberlerinde fotoğraflarının çekilmesinin ve isimlerinin açık yazılmasının suç haline getirildiğine işaret ederek, ilgili yasa maddesine ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi‘nin (CTP) komitede evet Genel Kurul’da ise hayır dediğine işaret etti. Özersay, “Komitede evet deyip Genel Kurul’da hayır denilmesinin sebebi nedir?” diye sordu
Özersay: Meclis komitesinden oy birliği ile geçmiş görünüyor
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Özersay, özellikle gazetecilere hapis cezası öngören bu tasarının komitede UBP ve CTP oylarıyla mı geçtiğini sordu, “Ana muhalefet CTP komitede evet, genel kurulda hayır mı dedi?” siye sordu.
Özersay, “Düşünsenize, ‘Ü.Ü ile F.Ü Mahkemede’ şeklinde bir haber ve fotoğraf olarak da Mahkeme koridorunda iki penguen…” diyerek şunları kaydetti;
1- Genel olarak kamuya açık yayın yapacak herkesi ama özellikle de gazetecileri yargılama süreci devam eden kişilerin açık ismini yahut fotoğrafını yayınlarsa hapis cezasıyla cezalandıracak bu yeni yasa tasarısı ilgili komiteden, yani 3 UBP ve 2 CTP milletvekilinin bulunduğu Meclis komitesinden oy birliği ile geçmiş görünüyor.
“CTP’li milletvekilleri toplantıda değiller miydi?”
2- Dünkü Meclis Genel Kurulu’nda ise bu tasarıyı eleştiren CTP milletvekilleri bir değişiklik önerisi vermişler ama bu reddedilmiş. Bunun üzerine Genel Kurul’daki oylamada “hayır” oyu kullanmışlar ve tasarı oy çokluğu ile kabul edilmiş görünüyor. Komite’de tartışmalar yapılırken ve en sonunda da karar alınırken CTP’li milletvekilleri toplantıda değiller miydi, bu nedenle mi oy birliği le karar alındı? Eğer böyle değilse, Komite’de evet deyip Genel Kurul’da hayır denilmesinin sebebi nedir? Komite’de bu sıkıntılı durum ve tehlike gözden mi kaçtı?
“Masumiyet karinesini ihlal edecek olan şey; açık isim yazmak ya da fotoğraf değil”
3- “Masumiyet karinesinin ihlali” olarak tanımlanan bir suç bu tasarıya eklenen! Oysa ortada mahkeme kararıyla suçu işlediği henüz kesin olmayan birisine suçlu muamelesi yaparsanız masumiyet karinesi o zaman ihlal edilmiş olur normalde.
Yargılanmakta olan bir kişinin açık ismini yazdığınızda ya da fotoğrafını kullandığınızda değil ona zanlı değil suçlu ya da mahkum derseniz, hakkındaki iddiaları gerçekmiş gibi, yapmış gibi aktarırsanız ve bunların iddialar olduğunu belirtmezseniz asıl o zaman masumiyet karinesini ihlal etmiş olursunuz. Yani masumiyet karinesini ihlal edecek olan şeyin açık isim yazmak ya da fotoğraf değil başka bir şey olduğunu göz ardı ediyorlar.
“Kişilerin açık ismi bilinmesin, fotoğrafı da görülmesin istiyorlar”
4- İşte tam da bu nedenle yolsuzlukların, sahtekarlıkların, rüşvetin ve çürümenin bu denli arttığı ve deşifre olduğu bir dönemde bu yasa değişikliği, bu saatten sonra gazeteciler bu rezillikleri yazmasın, yargılamaya dair kamuoyuna bilgi verirken bu konularda itham edilen kişilerin açık ismi bilinmesin, fotoğrafı da görülmesin istiyorlar.
Hem yakın gelecekte yargılanacak siyasileri korumak hem de bu konuda kamuoyunu aydınlatmak isteyenleri sindirmek, susturmak istiyorlar, çok belli.
“Ne kadar demokratik ve özgürlükçü bir yaklaşım değil mi?”
5- Düşünsenize bu gayrimeşru hükümet görevden gidiyor, seçimden sonra yeni bir hükümet kuruluyor, bazıları seçilemedikleri için dokunulmazlıkları kalkıyor, bazılarının dokunulmazlığını da yeni gelecek olan hükümet kaldırıyor.
Mahkeme koridorlarından yayın yapan gazeteciler bildiriyor: ÜÜ ile FÜ çeşitli suçlardan itham edildiler ve duruşma şu tarihe ertelendi. Bu haberle ilgili olarak da gazeteciler mahkeme koridorunda yan yana yürüyen iki penguen fotoğrafı paylaşıyorlar. Ne kadar demokratik ve özgürlükçü bir yaklaşım değil mi?
Bütün mesele Halk aracılığıyla ve kamuoyu baskısıyla önü açılan yolsuzluğa karşı mücadele süreçlerinin etkisini azaltmak, bu konuları kamuoyunun gündeminde alt sıralara düşürmek. Bu kabul edilebilir değildir”



















