DünyaInstagramKıbrısManşetSiyaset

Vakıf: Türkiye’de yürütülen operasyon, bölgesel makulleştirme metaforu olarak da okunmalı







Kıbrıs Alevi Kültür Vakfı, Türkiye’de muhalefetin “makulleştirilmesi” çabaları ve ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) üzerinden siyasal dizayn girişimlerine işaret ederek, bölgede barış ve demokrasinin teminatının, egemenlerin çizdiği sınırlar içinde “makul siyaset” yapan bir CHP olmadığını vurguladı. Vakıf açıklamasında, “Siyasi partilerin iç işleyişine ve kurultay iradelerine yönelik her türlü müdahale arayışını reddediyoruz” denildi

Vakıf: İktidar blokunun devlet aygıtını araçsallaştıran hegemonik hamleleri

Yazılı açıklama yapan Vakıf, son dönemde Türkiye siyasi coğrafyasında ivme kazanan, ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) eksenli kurultay tartışmalarının, “mutlak butlan” davalarının ve dışsal müdahale arayışlarının, yakından ve kaygıyla takip edildiğini söyledi.

Vakıf açıklamasında, “Bu süreç; iktidar blokunun devlet aygıtını araçsallaştıran hegemonik hamleleri ile ana muhalefet partisi içerisindeki statükocu kliklerin kurumsal öngörüden yoksun güç savaşlarının ortaklaşmasıyla adım adım inşa edilmiştir” denildi.

“Türkiye’de yürütülen bu operasyon, bölgesel bir makulleştirme metaforu olarak da okunmalıdır”

Açıklama şöyle devam etti;

“Türkiye’de toplumsal muhalefetin iktidar sınırları içinde ikame edilerek bir sistem içi restorasyon aparatına dönüştürülmesi, ulusal sınırları aşan asimetrik bir makulleştirme stratejisidir.

Türkiye’de yürütülen bu operasyon, aynı zamanda ülke sınırlarını aşan bölgesel bir makulleştirme metaforu olarak da okunmalıdır.

Ankara merkezli bu siyasal dizayn ve homojenleştirme dalgası, CHP’nin tarihsel olarak var ettiği çok sesli, demokratik ekosistemi ve hak temelli muhalefet dinamiklerini doğrudan edilgenleştirmeyi hedeflemektedir.

“Ana muhalefet partisi üzerinden yürütülen bu evcilleştirme operasyonu”

Dolayısıyla ana muhalefet partisi üzerinden yürütülen bu evcilleştirme operasyonu, Türkiye genelindeki çoğulcu siyaset üretimini bütünüyle felç etme riski taşıyan kurumsal bir sınırlandırma arayışıdır.

Bununla birlikte, bu dışsal süreci göğüsleyecek asıl güç, CHP’nin kendi iç demokrasi anlayışı ve parti içi katılım kanallarını işletme kapasitesidir.

Tam da bu noktada, meşru siyaset zeminini sonuna kadar savunurken; halktan ve haktan alınan kurumsal gücün, parti içi dengelerde bir tasfiye aracına dönüşmesini engelleyecek siyasi bir öngörü ve kapsayıcı bir liderlik yaklaşımı hayati önem taşımaktadır. Liderlik; toplumsal meşruiyeti, kurumsal öngörü eksikliğiyle parti içi kırılmalara heba etmeme sorumluluğudur.

“Kurultay iradesinin tasfiyesi, demokratik muhalefetin topyekün tasfiyesidir”

Bu bağlamda demokratik kamuoyunun dikkatine sunarız ki;

CHP’nin Kurumsal İradesine Müdahale Kabul Edilemez: Ana muhalefetin kurultay iradesini, yargısal mekanizmalar veya suni iç tartışmalar üzerinden bypass etmeye çalışmak, CHP’yi egemen güçlerin arzuladığı bir kıvama getirme niyetidir. Partinin genetiğinde olan kurultay iradesinin tasfiyesi, demokratik muhalefetin topyekün tasfiyesidir.

İnanç ve Kimlik Siyasetinin Araçsallaştırılmasına Geçit Verilmemelidir: Alevi toplumu ve kurumları, tarih boyunca adaletin, eşit yurttaşlığın ve seküler demokrasinin safında yer almıştır. CHP’yi yeniden dizayn etme projelerinde inançsal veya etnik hatların bir ayrıştırma aparatı olarak kullanılmasına, partinin toplumsal tabanının bu yolla bölünmesine asla rıza gösteremeyiz.

Çözüm Yapay Müdahalelerde Değil, Özgürlükçü Siyasettedir: Türkiye’deki ekonomik buhran ve yapısal krizler karşısında çözüm; CHP’yi dışarıdan müdahalelerle “evcilleştirmek” ya da içe doğru çökertmek değil; emekten, adaletten ve toplumsal barıştan yana güçlü, özgürlükçü bir hattın parti içinde ve dışındaki demokratik kanallarla tahkim edilmesidir.

“Barışın, demokrasinin ve insan haklarının teminatı, egemenlerin çizdiği sınırları kabul eden ‘makul’ bir CHP değildir”

Kıbrıs Alevi Kültür Vakfı olarak vurgulamak isteriz ki; bu coğrafyada barışın, demokrasinin ve insan haklarının teminatı, egemenlerin çizdiği sınırları kabul eden ‘makul’ bir CHP değil; halktan aldığı gücü içeride tasfiye için kullanmayan, güçlü bir siyasi öngörüyle kendi iç demokrasi kapasitesine güvenen bağımsız bir ana muhalefet iradesidir.

Siyasi partilerin iç işleyişine ve kurultay iradelerine yönelik her türlü müdahale arayışını reddediyor; Türkiye’deki tüm demokratik, ilerici güçleri CHP üzerinden yürütülen bu dizayn çabalarına karşı sağduyulu bir duruş geliştirmeye ve kurumsal meşruiyete sahip çıkmaya davet ediyoruz”















Başa dön tuşu