InstagramKıbrısManşetSiyaset

Çeler: “İki seçim bir arada” kargaşasını yaratırlarsa; cezasını da sandıkta öderler!







Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, hükümetin seçimden kaçmaya çalıştığını söyleyerek, seçim barajının düşürülmesi veya karma oyun kaldırılması gibi düzenlemelerin hükümet partilerini kurtaramayacağını söyledi.

Çeler, “Bunlar hükümetin son çırpınışlarıdır. Ocak ayında ya da daha önce bir seçim olacaktır. İster karmayı kaldırsınlar, ister barajı düşürsünler; ne kadar kaçmaya çalışırlarsa çalışsınlar sandıktan kaçamayacaklar” dedi

Çeler: Bunlar hükümetin son çırpınışlarıdır

BRT’de Pembe Paşaoğluları’nın hazırlayıp sunduğu programa katılarak erken seçim tartışmaları, seçim sistemi, TDP’nin hazırlıkları, gençlerin siyasetteki yeri, ekonomik kriz, sağlık ve hükümetin yönetim anlayışına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Mevcut hükümetin seçimden kaçmaya çalıştığını söyleyen Çeler, seçim barajının düşürülmesi veya karma oyun kaldırılması gibi düzenlemelerin hükümet partilerini kurtaramayacağını söyledi.

Çeler, “Bunlar hükümetin son çırpınışlarıdır. Ocak ayında ya da daha önce bir seçim olacaktır. İster karmayı kaldırsınlar, ister barajı düşürsünler; ne kadar kaçmaya çalışırlarsa çalışsınlar sandıktan kaçamayacaklar” dedi.

“Üstel’in parti tabanının tepkisiyle karşılaşmaktan korkuyor”

Hükümetin seçim sistemi üzerinden kendi geleceğini güvence altına almaya çalıştığını öne süren Çeler, Başbakan Ünal Üstel’in karma oy devam ettiği takdirde parti tabanının tepkisiyle karşılaşmaktan korktuğunu ifade etti.

Türkiye’deki seçim sistemi örnek alınarak parti yönetimlerinin belirlediği sıraların doğrudan seçileceği bir yapı kurulmak istendiğini belirten Çeler, Meclis’teki bazı siyasi partilerin toplumun sorunlarını çözmek yerine kendi koltuklarını korumaya çalıştığını söyledi.

Çeler, “Bu ülkeye bugüne kadar yarattıkları borcu, hayat pahalılığını, ilaç eksikliklerini, sağlık ve eğitimde yaşanan sorunları anlatsınlar. Çocukların konteynerlerde değil, normal sınıflarda eğitim görüp göremeyeceğini açıklasınlar. Bunları anlatabiliyorlarsa devam etmeye hakları olduğunu savunsunlar. Anlatamıyorlarsa gitmekten başka seçenekleri yoktur” ifadelerini kullandı.

“Karma oy korkuyla değil, güvenle aşılır”

Karma oyun kaldırılması tartışmalarına da değinen Çeler, bunun yalnızca siyasi partilerin karar vereceği bir konu olmadığını belirtti.

Yaptıkları ziyaretlerde bazı yurttaşların karma oy kaldırılırsa sandığa gitmeyeceklerini açıkça dile getirdiğini söyleyen Çeler, seçmenin oy kullanma biçiminin yasaklarla yönlendirilmesini doğru bulmadıklarını ifade etti.

Siyasi partilerin görevinin seçmeni yasal zorunluluklarla değil, ortaya koydukları ideoloji, güven ve icraatlarla ikna etmek olduğunu vurgulayan Çeler, şöyle konuştu:

“Önemli olan mührü yurttaşın gönlünden almaktır. Bir siyasi parti iki kişiyi kendisine mühür vurmaya ikna ettiğinde yüz tercih oyu kazanır. Bir parti yüz kişiye gidip birer tercih oyu verdiremiyor veya iki kişiyi kendisine mühür vurmaya ikna edemiyorsa zaten siyaset yapmasın. Güveni yasalarla değil, siyasetinizle sağlamak zorundasınız”

TDP’nin insanları partiye mühür vurmaya gönülden ikna etmekle yükümlü olduğunu belirten Çeler, bunu siyasi çizgileri, güvenilir kadroları ve ortaya koyacakları politikalarla yapacaklarını söyledi.

“Yarın seçim zili çalsa TDP hazır”

TDP’nin seçim çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Çeler, her an seçim olacakmış gibi hareket ettiklerini söyledi.

Aday listelerinin hazırlanmakta olduğunu, partiye yönelik adaylık taleplerinin arttığını ifade eden Çeler, başvuruların yalnızca isim üzerinden değil, siyasi ideoloji, çalışma uyumu ve Meclis’te birlikte hareket edip edemeyecekleri üzerinden değerlendirildiğini anlattı.

Toplumda siyasetin değişemeyeceğine yönelik güçlü bir umutsuzluk bulunduğunu belirten Çeler, TDP’nin bu algıyı kırmaya hazır olduğunu söyledi.

“Dürüst ve samimi olmak zorundayız” diyen Çeler, TDP’nin topluma temiz siyaset, güvenilirlik ve doğru icraat özlemini yeniden yaşatacağını kaydetti.

Çeler, “TDP gerek aday listesi gerekse parti programı konusunda uzun süredir çalışıyor. Eksiklerimizi tamamladık. Yarın seçim zili çalsa TDP hazırdır” ifadelerini kullandı.

CTP-TDP iş birliği sürüyor

Genel seçimlerde mevcut sistem içinde resmi bir ittifakın söz konusu olmadığını belirten Çeler, ittifak sisteminin yasalaşması halinde bunun değerlendirilebileceğini söyledi.

Mevcut koşullarda her partinin kendi listesiyle seçime gireceğini kaydeden Çeler, seçim sonrasında hükümet ortaklığı konusunda TDP’nin bir iradesi bulunduğunu belirtti.

Yerel seçimlerde ise CTP ile iş birliği yürütüldüğünü ifade eden Çeler, 7+1 modeli üzerinde görüşmeler yapıldığını söyledi.

Bazı bölgelerde TDP’nin CTP adaylarını, bazı bölgelerde ise CTP’nin TDP adaylarını destekleyebileceğini belirten Çeler, bağımsız adayların da ortak kararla desteklenmesinin gündemde olduğunu kaydetti.

CTP Parti Meclisi’nin konuyu değerlendirmesinin ardından alınacak kararların kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.

“TDP gençleri vitrine değil, siyasetin merkezine koyuyor”

TDP’nin gençlere verdiği önemin yeni olmadığını belirten Çeler, partinin hem hükümette hem de muhalefette bulunduğu dönemlerde gençlerin haklarını savunduğunu söyledi.

TDP’nin genç siyasiler tarafından yönetilmesinin yalnızca isim değişikliği anlamına gelmediğini ifade eden Çeler, asıl hedeflerinin gençlerin siyasette yıldızlaşmasını sağlamak olduğunu vurguladı.

Sosyal medyada tanınmış olmanın veya kamuoyunda popüler görünmenin tek başına yeterli olmadığını belirten Çeler, gerçek anlamda siyaset yapabilecek gençlere fırsat tanıyacaklarını söyledi.

Kendisinin de genç yaşta siyasette sorumluluk aldığını hatırlatan Çeler, “Bana bu fırsat verilmemiş olsaydı bugün burada olamazdım. Bizden sonra gelen gençlere neden aynı fırsatı vermeyelim?” diye konuştu.

Dijital çağın, Z kuşağının ve yeni kuşakların farklı hassasiyetler ve ilgi alanları taşıdığını belirten Çeler, siyasetin de bu değişime ayak uydurması gerektiğini ifade etti.

Hayvan haklarından çevreye, dijitalleşmeden sosyal adalete kadar farklı alanlarda duyarlılık gösteren gençlere TDP’nin kapılarının açık olduğunu söyleyen Çeler, “Gelsinler, birlikte mücadele edelim” çağrısında bulundu.

TDP’nin artık Meclis’te grup kurabilecek bir noktaya ulaştığını söyleyen Çeler, partinin yükseliş eğiliminde olduğunu ve kamuoyu yoklamalarının da bunu gösterdiğini söyledi.

Çeler, “Artık topluma hayal satmıyoruz. Sorun budur, çözüm de budur diyoruz. Halk da TDP’ye yeniden güven duymaya başladı. TDP’nin Meclis’te olmayışı hissediliyor” dedi.

“Seçim süreci fiilen başladı”

Herhangi bir resmi bilgiye sahip olmadığını özellikle belirten Çeler, buna rağmen siyasi gelişmelerin seçim sürecinin fiilen başladığını gösterdiğini söyledi.

Olağanüstü Meclis toplantısı ihtimali, hükümet ortaklarının daha sık konuşmaya başlaması ve sosyal medya üzerinden muhalefet yapıyor görünmelerinin erken seçimin işareti olabileceğini belirtti.

Seçimin aralık ayından önce yapılabileceğini, ancak hükümetin süreci ocak ayına kadar uzatmaya da çalışabileceğini belirten Çeler, ülke siyasetinin halkı artık yorduğunu söyledi.

Halkın hayat pahalılığından şikâyet ettiğini belirten Çeler; restoranların yüksek fiyatlardan, işletmelerin artan girdi maliyetlerinden, turizmcilerin ise turist eksikliğinden yakındığını ifade etti.

Güney Kıbrıs’tan gelen müşterilerin de artık kuzeye eskisi kadar gelmediğini belirten Çeler, ekonomide uzun süredir hiçbir ciddi adım atılmadığını söyledi.

TDP’nin dört yıldır hayatın nasıl ucuzlatılacağının konuşulması gerektiğini söylediğini hatırlatan Çeler, ithalatın yerli üreticiyi koruyacak şekilde açılabileceğini belirtti.

Daha fazla üretim yapılması, ürün kalitesinin yükseltilmesi ve ithal ürünler yerine yerli ürünlerin daha uygun fiyatlarla piyasaya sunulması gerektiğini ifade etti.

“Toprak var, üretici var ama sonuç yok” diyen Çeler, hükümetin üretim, fiyatlar ve ekonomik planlama konusunda sessiz kaldığını söyledi.

“Bina yapmak sağlık hizmeti vermek değildir”

Ülkedeki nüfusun bilinmediğini ve planlama yapılmadığını belirten Çeler, ekonomik sorunların yanında sağlıkta da ciddi bir kriz yaşandığını söyledi.

İnsanların ilaca erişemediğini, hastanelerde doktor ve hemşire eksikliği bulunduğunu kaydeden Çeler, hükümetin yeni hastane binaları üzerinden reklam yapmasını eleştirdi.

Yeni hastanelerde çalışacak sağlık personelinin planlanmadığını belirten Çeler, mevcut durumda yaklaşık 400 hemşire eksiği bulunduğunu ifade etti.

Çeler, “Bu açığı kapatmak için hemşirelik okulu var mı? Yok. Bugün eğitime başlasalar dört yıl sonra mezun olacaklar. Yeni hastanelerde hangi doktor, hangi hemşire çalışacak? Nereden gelecekler? Bunun hiçbir planı yok” dedi.

Planlama yapılmayan yerde bilboard reklamlarının ve açılış şovlarının gerçeği değiştirmeyeceğini belirten Çeler, Kıbrıs Türk halkı hizmet alamadığı sürece yapılanların bir anlamı olmadığını söyledi.

Mevcut hükümete oy vermeye devam edecek kişilerin bulunabileceğini belirten Çeler, buna karşın onuruna ve siyasi geçmişine bağlı çok sayıda parti seçmeninin artık mevcut yönetime destek vermeyeceğini söyledi.

Yerel ve genel seçimlerin aynı gün yapılması halinde hükümetin toplumdan ne kadar koptuğunun bir kez daha görüleceğini ifade eden Çeler, “İki seçimi bir arada yaparak kargaşa yaratmaya çalışırlarsa bunun cezasını da sandıkta ödeyecekler” dedi.















Başa dön tuşu