
Kamuoyunda büyük tartışmalara neden olan, akademinin “sahte ve haksız diploma veren bir kuruma dönüştürüleceği” eleştirileri yapılan ancak tüm itirazlara rağmen UBP-DP-YDP hükümeti tarafından Meclis‘ten geçirilen, Atatürk Öğretmen Akademisi (AÖA) Değişiklik Yasası, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman tarafından veto edildi, Meclis’e geri gönderildi
Özgür Gazete‘nin Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından elde ettiği bilgilere göre; Erhürman veto gerekçelerinde; AÖA’nın sıradan bir eğitim kurumu olmadığına vurgu yaptı ve Akademiye giriş koşullarının, sınav usullerinin ve başarı kriterlerinin “tüzükle düzenlenmesine” imkan tanınmasının Anayasal açıdan sıkıntılı olduğunu ifade etti
Erhürman: Atatürk Öğretmen Akademisi sıradan bir kurum değil!
Cumhurbaşkanlığı kaynakları iadenin gerekçeli şekilde yapıldığını belirtti. Erhürman iade gerekçelerinde;
değişikliğin; “hukuk devleti” ilkesi ile “yasama yetkisinin devredilemezliği” ilkesi bakımından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Erhürman gerekçesinde, AÖA’nın sıradan bir eğitim kurumu olmadığını, kamuya öğretmen yetiştiren özel bir statüde bulunduğunu vurgulayarak, akademiye giriş koşullarının, sınav usullerinin ve başarı kriterlerinin “tüzükle düzenlenmesine” imkan tanınmasının Anayasal açıdan sıkıntılı olduğunu ifade etti.
“Temel hakların yasa ile düzenlenmesi hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir sonucu”
Erhürman söz konusu kuralların, bireylerin eğitim ve öğretim hakkından yararlanabilmelerini ve öğretmenlik mesleğine erişim imkanlarını doğrudan etkileyen nitelikte olduğunu söyleyerek, bu yönüyle düzenleme alanının, anayasanın eğitim ve öğretim hakkını güvence altına alan 59. maddesi ile kamu hizmetine girme hakkını düzenleyen 120. maddesi kapsamında da anayasal önem taşıdığına dikkat çekti.
Temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasını etkileyen, kişilerin hukuki statülerini belirleyen ve kamu görevine erişim bakımından sonuç doğuran kuralların ana unsurlarının; yasa ile düzenlenmesinin hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir sonucu olduğuna işaret eden Erhürman, bu çerçevede kimlerin akademiye kabul edileceği, giriş sınavlarının hangi aşamalardan oluşacağı, başarı ölçütlerinin ne olacağı, öğrencilerin başarılı sayılma veya başarısızlık nedeniyle ilişkilerinin kesilmesine yol açabilecek kriterlerin nasıl belirleneceği gibi konuların yasada temel esaslarıyla gösterilmesi gerektiğini kaydetti.
“Düzenleme yetkisi tüzüğe bırakılıyor”
Buna karşın yasanın söz konusu alanlarda yeterli çerçeve ölçüt ve sınırları ortaya koymaksızın düzenleme yetkisini bütünüyle tüzüğe bırakmasının, yürütme organına esaslı kuralları belirleme yetkisinin tanınması sonucunu doğurabilecek nitelikte olduğuna işaret eden Erhürman, öte yandan söz konusu düzenlemenin hukuk devleti ilkesinin ayrılmaz unsurları olan “hukuki belirlilik”, “hukuki güvenlik” ve “öngörülebilirlik” ilkeleri bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Değişiklik, temel düzenleme alanını boş bırakıyor”
Hukuk devletinde bireylerin hangi hak ve yükümlülüklere tabi olduklarını ve idarenin hangi esaslar çerçevesinde işlem tesis edebileceğini doğrudan yasadan anlayabilmesi ve makul ölçüde öngörebilmesi gerektiğine işaret eden Erhürman, yasanın temel düzenleme alanını boş bırakmasının ve bu alanın sonradan yürütme organınca doldurulmasını öngörmesinin, bireyleri; hukuki durumları yasadan değil, ileride çıkarılacak idari düzenlemelerden öğrenilebilir hale getireceğini kaydetti.
Bu durumun hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkeleriyle bağdaşmadığı gibi idarenin takdir alanını anayasal sınırların ötesinde genişletme riskini de beraberinde getireceğine işaret eden Erhürman, hukuk devletinde yasaların yalnızca bir düzenleme yetkisi vermesinin yeterli olmadığını, bu yetkinin kapsamının, amacının, kullanılma usulünün ve sınırlarının da açık ve belirli şekilde ortaya koyulması gerektiğini vurguladı.
Erhürmanbu gerekçelerle ilgili yasa değişikliğini yeniden değerlendirilmek üzere Meclis’e iade etti.




















