
KKTC Alevi Kültür Merkezi, 7 Mart’ın; Suriye‘de Alevi toplumuna yönelik gerçekleştirdiği soykırım günü olduğunu ve bu soykırımın bir yıldır devam ettiğini söyleyerek, Kıbrıs‘a da yansıyan Orta Doğu‘daki savaşa işaret etti. Açıklamada; savaşların; dünyanın neresinde olursa olsun masum halklara acı ve zulümden başka bir şey getirmeyeceğini vurguladı
Alevi Kültür: Yaşananlar bir çatışma değil, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur
Yazılı açıklama yapan Alevi Kültür Merkezi, 7 Mart’ın Suriye’de Alevi toplumuna yönelik soykırımın ve yok etme politikalarının hafızalarda “kara gün” olduğunu, tüm dünyanın gözü önünde Alevilerin; inançları ve kimlikleri nedeniyle hedef alındığını, köylerinin yakıldığını, kutsal mekanlarının tahrip edildiğini, katledildiklerini, şiddete maruz kaldıklarını ve göçe zorlandıklarını kaydetti.
Açıklamada, “Bu yaşananlar bir çatışma değil, açıkça insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Suriye’de Alevi Soykırımı’nın yıl dönümünde kaybettiklerimizi saygıyla anıyor, baskıya, şiddete maruz kalan canlarımızın yanında olduğumuzu yineliyoruz” denildi.
“Alevi öğretisi barış, eşitlik ve rızalık temelindedir. Bizler intikamın değil adaletin, suskunluğun değil, direnişin yanındayız”
Açıklama şöyle devam etti;
“Bir yıldır süren bu soykırıma karşı Türkiye ve Avrupa’da bulunan Alevi örgütleriyle birlikte kamuoyunu bilgilendirmek, farkındalık yaratmak ve gerekli girişimlerde bulunulması için uluslararası güçlerin harekete geçmesi için ciddi uğraşlar verilmektedir.
Alevi öğretisi barış, eşitlik ve rızalık temelindedir. Bizler intikamın değil adaletin, suskunluğun değil, direnişin yanındayız. Tüm demokratik ve vicdan sahibi kişi ve kurumları, Alevi halkının yanında durmaya, dayanışmayı büyütmeye ve bu zulme karşı birlikte mücadele etmeye davet ediyoruz.
“Dünyanın neresinde olursa olsun savaşların yaşandığı coğrafyalarda masum halklara acı ve zulümden başka bir şey getirmeyecektir”
Emperyalist güçlerin Orta Doğu’yu kan gölüne çeviren politikaları sonucu ülkemizde de güvenlik sorunu yaşandığı bir dönemden geçmekteyiz.
Bizler biliyoruz ki, dünyanın neresinde olursa olsun savaşların yaşandığı coğrafyalarda masum halklara acı ve zulümden başka bir şey getirmeyecektir. Bu nedenle, başta Suriye’de ki Alevi soykırımı olmak üzere, bölge halklarına yönelik sürdürülen her türlü katliam, baskı ve şiddetin karşısında olmaya devam edeceğiz.
Sessizlik, suça ortak olmaktır! Dün Suriye’de, bugün Orta Doğu’da yaşananlar, yarın dünyanın başka bir yerinde yaşanabilir. Adalet için ses çıkarmazsak, zulüm hepimizi bulabilir”



















