InstagramKıbrısManşetYaşam

Saraç: İşçi ölümleri “talihsiz birer kaza” olarak nitelendirilemez







Gençlik Federasyonu İnsan Hakları Komisyonu Koordinatörü Enes Talha Saraç, 1 Mayıs İşçi Bayramı dolayısıyla iş “kazalarına” dikkat çekti, işçi ölümlerinin “talihsiz birer kaza” olarak nitelendirilemeyeceğini, bu olayların; “iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yapısal zafiyetleri” ortaya koyduğunu vurguladı. Saraç, ihlallerin güvenli şekilde bildirileceği bir mekanizmanın oluşturulması gerektiğine işaret etti

Saraç: İşçi ölümleri; iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yapısal zafiyetleri bir kez daha ortaya koydu

Yazılı açıklama yapan Saraç, ülkede yaşanan işçi ölümlerinin münferit değil, yapısal bir sorunun sonucu olduğu vurguladı, emeğin yanı sıra insan onuru ve yaşam hakkının da savunulduğu bir gün olan 1 Mayıs’ın önemine dikkat çekti, mevcut tablonun “ihmal” ile açıklanamayacağını, bunun bir sistem sorunu hâline geldiğini ifade etti.

Geçtiğimiz hafta Dörtyol’da bir işçinin hayatını kaybettiği, kısa süre önce ise Bafra’da bir otel inşaatında bir işçinin ağır yaralandığı hatırlatan Saraç, söz konusu olayların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yapısal zafiyetleri bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.

“Bu coğrafyada yaşanan her acı, bizim acımızdır”

Saraç açıklamasında; işçilerin hangi ülkede doğduğunun bir önemi olmadığına işaret ederek, “Bu coğrafyada yaşanan her acı, bizim acımızdır. Emek, milliyetle sınırlanamayacak kadar ortak; ihmal ise sınır tanımayacak kadar yaygındır” dedi.

“İş kazası” ifadesinin çoğu zaman gerçeği perdelediğini, bu tür olayların büyük ölçüde önlenebilir olduğunu kaydeden Saraç; yetersiz denetim, eksik iş güvenliği önlemleri ve yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin bu sonuçlara yol açtığını hatırlattı.

İşçilerin yaşam hakkının hem ulusal mevzuat hem de evrensel insan hakları normları kapsamında güvence altında olduğuna dikkat çeken Saraç, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınmaması veya etkin şekilde uygulanmamasının açık bir hak ihlali olduğunu vurguladı.

“İhlallerin güvenli biçimde bildirilebileceği başvuru yollarının oluşturulmalı”

Saraç, iş sağlığı ve güvenliğinin bir tercih değil, ertelenemez bir yükümlülük olduğunu belirterek, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi, çalışanların bilinçlendirilmesi ve ihlallerin güvenli biçimde bildirilebileceği başvuru yollarının oluşturulmasının zorunlu olduğunu kaydetti.

Kamu, özel sektör ve sivil toplumun eşgüdüm içinde hareket etmesinin önemine işaret eden Saraç, insan hayatının her koşulda önceliklendirildiği bir çalışma düzeninin tesis edilmesinin elzem olduğunu vurguladı.

“İşçi ölümleri ‘talihsiz birer kaza’ olarak nitelendirilemez”

Ülkede işçi ölümlerinin artık “talihsiz bir kaza” olarak nitelendirilemeyeceğini belirten Saraç, denetim eksikliği ve iş güvenliği kurallarının uygulanmaması sonucu meydana gelen her ölümün, hukuki, idari ve vicdani sorumluluğu bulunan bir sistemin sonucu olduğunu söyledi.

Saraç ayrıca, “Bir işçinin sabah evinden çıkıp akşam dönememesi kader değildir; bu, önlenebilir ihmaller zincirinin en ağır sonucudur. İnsan hayatını korumakta başarısız olan hiçbir çalışma düzeni meşru kabul edilemez” dedi.

Gençlik Federasyonu İnsan Hakları Komisyonu, söz konusu olayların tüm yönleriyle aydınlatılması süreçlerini yakından ve titizlikle takip edeceklerini belirterek, soruşturmaların şeffaf, etkin ve hesap verebilir şekilde yürütülmesi için gerekli tüm girişimlerde bulunacaklarını bildirdi.















Başa dön tuşu