
Basın Emekçileri Sendikası (Basın-sen), Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı‘nın, “basın örgütlerinin komite sürecinde görüş belirtmediği” yönündeki ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını söyleyerek, komite tutanaklarının da Esendağlı’nın sözlerini yalanladığını vurguladı. Basın-sen, Esendağlı’nın sözlerinin açık bir dezenformasyon ve sorumluluğu başkasına yıkma çabası olduğunu belirterek, gazetecilere hapislik öngören yasayı hazırlayan Esendağlı’nın dezenformasyon nedeniyle cezai yaptırıma uğraması talepleri olmadığını ancak düzeltme yayımlaması gerektiğini kaydetti
Basın-sen: İlgili tutanaklar Meclis kayıtlarında açık şekilde bulunmaktadır
Yazılı açıklama yapan Basın-sen, Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı’nın Kanal T’de yayımlanan bir televizyon programında Ceza Muhakemeleri Usulü Değişiklik Yasası’na ilişkin yaptığı açıklamayı hayretle takip ettiklerini söyleyerek, Esendağlı’nın; “basın örgütlerinin komite sürecinde görüş belirtmediği” yönündeki ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını vurguladı.
Basın-sen açıklamasında, “Basın Emekçileri Sendikası, sendika başkanı Ali Kişmir ve sendika avukatı Cansu Nazlı ile birlikte Ceza Muhakemeleri Usulü Değişiklik Yasa Tasarısı’nın görüşüldüğü komite sürecine dahil olabilmek için ısrarla girişimde bulunmuş, toplamda 3 kez toplantılara katılmış ve diğer konuların yanında Masumiyet Karinesi ile ilgili de görüşlerini komitede açık biçimde dile getirmiştir. Sendikamız, davet edildiği tüm toplantılarda hazır bulunmuş ve bugün kamuoyu önünde savunduğu görüşlerin tamamını komite kayıtlarına geçirmiştir. İlgili tutanaklar Meclis kayıtlarında açık şekilde bulunmaktadır” dedi.
“Esendağlı bir toplantıda bizzat vardı, 2 toplantıda da Cemre İpçiler bulundu”
Basın-sen şöyle devam etti;
“Üstelik bu toplantıların birinde Sayın Hasan Esendağlı’nın da bizzat yer almış olması, bugün ortaya atılan iddiaları daha da vahim hale getirmektedir. Aynı süreçte Kıbrıs Türk Barolar Birliği’ni 2 kez de Baro Konseyi Üyesi Avukat Cemre İpçiler’in temsil ettiğini kamuoyuna bildirmek isteriz.
“Medya Etik Kurulu da Dizdarlı da oradaydı!”
Ayrıca, aynı dönem içinde Medya Etik Kurulu Başkanı Sayın Aysu Basri Akter ve Kurul Üyesi Nezire Gürkan da bir komite toplantısına katılarak Masumiyet Karinesi’yle ilgili maddeye ilişkin kurulun görüşlerini, Gazetecilik Etik İlkeleri’ni ve Yüksek Yönetim eski Denetçisi Emine Dizdarlı ile birlikte hazırladıkları detaylı değerlendirme metnini komiteyle paylaşmıştır. Bu konuşmaların tamamına da komite tutanaklarından ulaşılması mümkündür.
“Esendağlı’nın sözleri dezenformasyondur”
Dolayısıyla, tüm kayıtlar ortadayken ‘basın örgütleri görüş vermedi’ şeklinde bir söylem geliştirilmesi açık bir dezenformasyondur. Basın örgütlerinin süreç boyunca ortaya koyduğu itirazları görünmez kılmaya çalışmak, yaratılan toplumsal tepkinin sorumluluğunu başka kesimlere yıkma çabasından başka bir anlam taşımamaktadır.
Dahası, Basın Emekçileri Sendikası, 22 Nisan tarihinde yaptığı kamuoyu açıklamasında da ilgili yasa değişikliğiyle ilgili gerçekleştirilecek komite toplantısına davet edilmediğini ve sürecin sağlıklı yürütülmediğini kamuoyuyla paylaşmıştır. Buna rağmen bugün gelinen noktada, sanki basın örgütleri sessiz kalmış gibi bir algı yaratılması kabul edilemezdir.
“Esendağlı’nın cezai yaptırıma uğramasını talep etmiyoruz ancak düzeltme yayımlamalıdır”
Elbette Baro ve tüm kesimler kendilerini özgürce ifade edecek, kendi doğrularını ortaya koyacak ve görüşlerini kamuoyu ile paylaşacaktır. Ancak bunu yaparken kurum yetkililerimizin ağzından ne çıktığına dikkat etmeleri ve başka örgütler üzerinden kendilerini aklamaya çalışmamaları gerekmektedir.
Beklentimiz, Sayın Esendağlı ve KTBB’nin kamuoyuna yönelik basın örgütleri hakkında yapmış olduğu yanlış bilgilendirme nedeniyle cezai yaptırıma uğraması değil, sadece bir düzeltme yaparak kamuoyuna doğru bilgiyi sunmasıdır”




















