InstagramKöşe Yazarlarımız

İnsan Hakları Görmezden Gelinmemeli






Kıbrıs Cumhuriyeti’nin başta Simon Aykut olmak üzere adanın kuzeyinde Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ait malları “yasa dışı” bir şekilde satan kişileri tutuklaması ve yargılaması konusunda görüşlerimi daha önce yazmıştım…

Bunun ana sebebi Ankara ile Ersin Tatar’ın “Eşit egemen” politikasıdır…

Eğer siz eşit egemenliğinizi, yani mevcut statünüzün kabulünü ister ve “bu olmadan masaya gelmem” derseniz, doğal olarak bu söylemden “Adanın kuzeyi benimdir, verdiğim tapular da yasaldır” sonucu çıkar!

Ve müzakere masasının en kritik başlıklardan olan toprak ve mülkiyet sorununu bir anlamda tanımadığınızı ilan etmiş olursunuz…

Peki, siz bunu yaparken karşınızdaki muhatabınızdan beklentiniz nedir?

-KKTC’nin bağımsızlığını mı tanısınlar?

-Kendilerine ait yasal tapuları yok sayıp toprak ve mülkiyet taleplerinden mi vazgeçsinler?

Eğer siz bir adım atarsanız, ona karşılık olarak da bir adım görürsünüz…

Kükreyerek “Tapularım yasal” diye iddia ediyorsun, Rumlar da “O zaman uluslararası hukuka dahil olan mahkemelerde bunu ispatla” diye karşılık veriyor, tüm mesele bu…

***

Yalnız uzun süredir tutuklu yargılanan ve sağlık durumu iyi olmayan Simon Aykut konusunda Kıbrıs Cumhuriyeti’nin acilen bir adım atması gerekiyor…

Bu adım illa “Tutuksuz yargılanma” da olmayabilir…

Devlete ait birçok yer olduğu aşikar, bu yerlerden en güvenli ve en uygun olanına Aykut’u yerleştirip, “Ev hapsi” kapsamında yargılamaya devam edilebilir…

Böylece hem Aykut’un sağlıkla ilgili tedavisi çok daha kaliteli sürdürülebilir, hem de Aykut’u ziyaret etmek isteyen ailesi onunla daha kaliteli bir zaman geçirebilir…

Çünkü ortada duran bu sorunun ne kaynağı Simon Aykut’tur, ne de devamını sağlayan!

O sadece bu sorundan faydalanan belki de binlerce kişiden en kaymaklı olanlarındandır…

Esas sorunu yaratanlar ve devamını sağlayanlar belli!

Kaldı ki bu sorunun bir parçası da Kıbrıs Cumhuriyeti’ni şu anda yöneten Kıbrıslı Rumların ta kendisidir…

O nedenle devletlerin ve toplumların yarattığı sorunların tümünü belirli kişilere ödetmek adaletli bir tutum olmaz!

Bir çağrım da Sayın Ersin Tatar’a ve onun iplerini elinde tutan Ankara’ya;

-Simon Aykut ve diğer tutuklu yargılanan insanları bu duruma düşüren sizlerin hukuksuz adımları ve talepleridir.

Bu insanlara bir şey olması durumunda sizler de bundan sorumlu olacaksınız. O nedenle derhal sizleri uluslararası hukuka uymaya davet ediyorum…

Ve son çağrı;

İnsan hak ve özgürlükleri dikkate alınarak tutuklu olan kişilerin sağlık problemleri mutlaka önemle incelenmeli ve onlara pozitif bir ayrımcılık yapılmalıdır. Bu kişinin ismi her ne olursa olsun…













Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu