
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) milletvekili Asım Akansoy, İstanbul’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları Konseyi’nin 51. Oturumu sonrasında yayımlanan İstanbul Bildirgesi’nde yer alan Kıbrıs paragrafını değerlendirdi
Akansoy: Bildirge, ‘karşılıklı kabul edilebilir, sürdürülebilir, adil ve kalıcı bir çözüm’ arayışını ön plana çıkarmıştır
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Akansoy, önce bildirgede Kıbrıs’ı içeren söz konusu paragrafı aktardı:
“Kıbrıslıtürk Müslümanların doğal haklarına kavuşma yönündeki özlemlerini destekliyor, Kıbrıs sorununda müzakere yoluyla, karşılıklı kabul edilebilir, adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme ulaşılması gerektiğini vurguluyor, kendilerine uygulanan haksız izolasyonun son bulması için Kıbrıslıtürk Müslümanlarla iletişimin güçlendirilmesinin önemini vurguluyoruz”
Akansoy, bildirgede Kıbrıslıtürk Müslümanların haklarına yönelik ifadelerin yer aldığını ancak bu söylemlerin ayrılıkçılığı değil, müzakere temelinde çözümü işaret ettiğini vurguladı, “Bildirge, ‘karşılıklı kabul edilebilir, sürdürülebilir, adil ve kalıcı bir çözüm’ arayışını ön plana çıkarmıştır” dedi.
“İİT, nihayetinde “çözümsüzlük çözümdür” dememektedir”
“Yani İİT, nihayetinde ‘çözümsüzlük çözümdür’ dememektedir” diyen Akansoy, açıklamasında İİT’nin atanmış Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın “çözümsüzlük” ve “ayrılıkçılık” esaslı tezlerine destek vermediğini, aksine müzakere zeminini ön plana çıkardığını ifade etti.
Bildirgede izolasyonlara dair ifadelere de dikkat çeken Akansoy, bu çağrıların somut olmaktan uzak olduğuna işaret etti:
“Öte yandan, bildirgede izolasyonlara da değinilmiştir. Ancak bu konuda yapılan çağrı; doğrudan ekonomik ilişkilerin başlatılması veya somut mekanizmaların kurulması yönünde değil, iletişimin güçlendirilmesi gibi soyut bir yaklaşımı öne çıkarmaktadır. Bu da çağrının etkili ve sonuç alıcı bir öneri olmadığını göstermektedir”
Açıklamayı bölgesel bağlamda da değerlendiren Akansoy, sözlerini şu ifadeyle tamamladı;
“Sonuç olarak, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın, yanı başımızda süren savaş ortamını da düşündüğümüzde, karşılıklı kabul edilebilir çözüm vurgusu yapmasını önemli buluyorum. Hem Kıbrıs hem de bölge açısından”



















