
Avrupa Parlamentosu (AP) LIBE Komitesi’nde Kıbrıslı kayıp kişilerin yakınları ilk kez her iki toplum adına yaşadıkları trajedileri anlattı; Raportör Bellamy, Türkiye’nin iş birliği yapmaması durumunda AB mali yardımlarının bu koşula bağlanması gerektiğini söyledi
Kıbrıs’taki kayıp kişilerin sorunu tüm Avrupa için bir dava
CNA‘nın haberine göre, AP Sivil Özgürlükler, Adalet ve İçişleri Komitesi (LIBE) Daimî Raportörü, Milletvekili François-Xavier Bellamy, salı günü Brüksel‘de konuyla ilgili bir toplantı sırasında, Kıbrıs’taki kayıp kişilerin sorununun tüm Avrupa için bir dava olduğunu söyledi.

Bellamy, AB’nin bu sorunun çözümünü Türkiye’ye devam eden mali desteğin bir koşulu hâline getirebileceğine dikkat çekti.
Bellamy: Bin 508 Kıbrıslırum ve 400’den fazla Kıbrıslıtürk’ün yarısı hâlâ kayıp
Yazın ardından ilk olarak Kıbrıs’ı raportör olarak ziyaret edeceğini ve daha sonra adaya resmî bir LIBE Komitesi heyeti göndereceğini açıklayan Milletvekili François-Xavier Bellamy konuşmasında, Türk işgalinden bu yana 2 bin 1 Kıbrıslının kayıp olarak bildirildiğini, bin 508 Kıbrıslırum ve 400’den fazla Kıbrıslıtürk’ün yarısının hâlâ kayıp olduğunu belirtti.
“En sevdiklerinden ve en yakınlarının yanından alınan insanların hayatlarından bahsediyoruz” şeklinde konuşan ve sevdiklerinin kendilerine ne olduğunu öğrenmeyi hâlâ beklediğini belirten François-Xavier Bellamy, “Siyasi renkler ne olursa olsun, bu insani kaygının arkasında birleştik. Gerçek olmadan adalete veya gerçek barışa sahip olamazsınız. Kıbrıs’ın adalete ihtiyacı var, Kıbrıs’ın barışa ihtiyacı var” dedi ve barışı mümkün kılmak için “Bu gerçeğe ihtiyacımız var” diye devam etti.

Burada sadece Kıbrıs’ın söz konusu olmadığını, “bunun tüm Avrupa için bir dava” olduğunu vurgulayan Bellamy, saygılı ama kararlı bir şekilde “Bunu özellikle Türkiye’ye söylemek istiyoruz” dedi.
“Türkiye’nin ‘gerçeği bulmaya yardımcı olma yükümlülüğü’ var”
AP LIBE Daimî Raportörü, Türkiye’nin “gerçeği bulmaya yardımcı olma yükümlülüğü” bulunduğunu, Türkiye’nin askeri bölge olarak nitelendirilen bölgelere erişimi engellediğinin “bir gerçek” olduğunu ve Türk ordusunun kayıp kişilerin kaderini belirlemeye yardımcı olmak için arşivlerine ve eski haritalarına erişimi reddettiğini ekleyerek herkesin, iş birliği yapması için sıkı çalışacağına söz verdi.
Raportör, Milletvekili Bellamy şöyle dedi; “Bir nesli kaybetmenin arifesindeyiz, onlar bunu öğrenme hakkına sahiptir, yas tutma hakkına sahiptir, çok geç olmadan bu ailelere gerçeği borçluyuz”
Türkiye’nin AB üyeliği sürecinde bir “koşul olması gerektiği” vurgulandı
“Bunu Avrupa Komisyonu ve Avrupa Konseyi gündeminin en başına koymamız son derece önemli” diyen Bellamy, AB’nin Türkiye ile güvenlik ve savunma, ticaret iş birliği ve göç yönetimi gibi “birçok konuda” iş birliği yaptığını, Türk hükûmetinin “Avrupa ile bu görüşmeyi talep ettiğini” belirtti, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olması için müzakereler beklerken “bunun bir koşul olması gerektiğini” vurguladı.
Avrupa’nın her yıl Türkiye’ye mali destek sağladığını ve ”her yıl milyarlarca dolar harcadığını” hatırlatan Bellamy, “bu sorunun çözümünü bu desteğin devamı için bir koşul haline getirmememizi’ anlayamadığını kaydetti.
“Türkiye’nin kayıp kişilerin kalıntıları için araştırmayı yasaklaması kabul edilemez”
Türkiye’nin kayıp kişilerin kalıntıları için araştırmayı yasaklamasının kabul edilemez olduğunu ifade eden ve “Çünkü aniden askeri faaliyet görmediğimiz bölgeleri, sözde askeri bölgeler olarak sınıflandırılıyorlar” diyen Bellamy, gerçeği elde etmek için askeri haritaları, kesinlikle hayati önem taşıyan verileri gizlemeye devam eden arşivleri saklamasının kabul edilemez olduğunu söyledi.

“Bu, daha fazla gecikmeyi kabul edemeyecek insani bir bedeldir” diyen ve bir gazetecinin sorusuna yanıt veren Bellamy, yazdan sonra gelecek haftalarda Kıbrıs’a gelip kayıpların akrabaları, Kıbrıslı yetkililer ve milletvekilleriyle görüşmek için bir sonraki adımın bu olacağını; ardından LIBE Komitesi’nden resmi bir göreve liderlik edeceğini duyurdu.
Bellamy Türkiye’yi de ziyaret etmeyi düşünüp düşünmediği yönündeki bir başka soruya ise, ilk adımın Kıbrıs’a gelmek olacağını ve Brüksel’deki temaslar aracılığıyla Türkiye ile etkileşime gireceğini, ancak faydalı olursa Türkiye’deki yetkilileri ziyaret edeceğini bildirdi.
Fourlas: Yanıt vermek için büyük bir sorumluluğumuz var
LIBE Komitesi, Kıbrıslı Milletvekili Loucas Fourlas ve Bellamy’nin önerisi üzerine Kıbrıs’taki kayıp kişiler sorununu görüştü.

Her iki toplumdan kayıp kişilerin yakınları Charita Mantoles ve Erbay Akansoy, Fourlas’ın “tarihi bir an” olarak tanımladığı bir olayda deneyimlerini paylaşmak üzere LIBE Komitesi’nin karşısına çıktılar.
Fourlas, toplantının ardından düzenlediği basın toplantısında, “Kayıp kişilerin yakınları olan Kıbrıslırumlar ve Kıbrıslıtürkler, hikâyelerini anlatmak, acılarını paylaşmak ve sorumluluklarımız konusunda bizi sorumlu tutmak için bir AB kurumunun önüne belki de ilk kez çıktılar. AB olarak, Avrupa Parlamentosu olarak, (onları) duyduğumuza göre şimdi yanıt vermek için büyük bir sorumluluğumuz var” dedi.
“Kaç yıl geçerse geçsin yaralar iyileşmedi”
Avrupa Halk Partisi adına konuşan Loukas Fourlas, AB’nin benzer durumların bir daha asla yaşanmamasını sağlamayı amaçlayan diğer programlardan da söz etti; kaç yıl geçerse geçsin yaraların iyileşmediğini ve toplantının amacının “gerçeğin duyulması için bir şans vermek” olduğunu söyledi; bu toplantının raportörü olarak Bellamy’nin görevini destekleyeceğini bildirdi.
“Türk ordusuna, arşivlere erişim sağlanması için baskı yapılmasını talep ettik”
Fourlas hem Kıbrıslırumların hem de Kıbrıslıtürklerin yakınlarına ne olduğunu bilmek istediklerini ve Türk ordusuna arşivlerine erişim sağlanması için baskı yapılmasını talep ettiklerini belirtti.
Kıbrıslı Avrupa Parlamentosu üyeleri Costas Mavrides (Sosyalistler ve Demokratlar), Geadis Geadi (Muhafazakârlar ve Reformcular) ve Giorgos Georgiou (Sol) da benzeri konuşmalar yaptılar.
Komite toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Avrupa Parlamentosu Sivil Özgürlükler, Adalet ve İçişleri Komitesi (LIBE) Daimî Raportörü, Milletvekili François-Xavier Bellamy, bunun insani bir sorun olduğunu ve Avrupa’nın bir girişimde bulunması gerektiğini kaydetti.
Mantoles, kocasını, babasını, iki damadını, bir kuzenini ve amcasını kaybetti
Bildirilmemiş Mahkumlar ve Kayıp Kişiler Yakınları Kıbrıs Örgütü Temsilcisi Charita Mantoles, Komiteye 1974 Türk işgali sırasında kocasını, babasını, iki damadını, bir kuzenini ve amcasını kaybettiğini söyledi.

20 Temmuz 1974’te yaşadıklarını anlatan Mantoles, evinin Girne‘deki Pente Mili‘de, Türklerin karaya çıktığı noktada olduğunu, kocasıyla birlikte iki ve bir yaşlarındaki iki çocuklarının, korunmak için yakınlardaki limon ağacı tarlalarına koştuklarını, orada başkalarının da olduğunu ve kendilerini Türk ateşinden korumak için bir ahırda saklandıklarını, Türk askerlerinin onları ertesi gün orada bulup esir aldıklarını anlattı.
Mantoles, “Bizi dövüyorlardı, 48 kişiydik, erkekler, kadınlar ve çocuklar” dedi ve Türk askerlerinin kendilerine bir Türk subayının herkesin idam edilmesini istediğini söylediğini ekledi.
Kadınlara yönelik tecavüzlere de değindi
Türk ordusunun orada, yaralı oğlunu tutan kocası da dâhil olmak üzere insanları vurup öldürdüğünü söyleyen Mantoles ayrıca kadınlara yönelik tecavüzlere de değindi, “Çığlıklar, sesler kulaklarımda yankılanıyor, onları unutamıyorum” dedi.

Mantoles, 6’sı kendi yakını olmak üzere 12 kişinin öldürüldüğünü kaydetti, “Soğukkanlı bir cinayetti, savaş esirleriydik” diye konuştu.
Milletvekillerinden kayıpların yakınlarının sevdiklerinin nerede olduğunu öğrenebilmeleri için yardım isteyen Mantoles, Türkiye’nin kendilerine sevdiklerinin mezarlarının nerede olduğunu göstermesini istedi; AB’ye de Türkiye’nin “bu insanların nerede olduğunu” açıklamadığı sürece birliğe katılmasına izin vermemesi çağrısında bulundu.
Akansoy: Kadınlar, çocuklar ve yaşlılar katledildi
Kayıp Kişiler ve Savaş Mağdurları için İki Toplumlu Örgüt “Birlikte yapabiliriz” temsilcisi Erbay Akansoy, Komite üyelerine, kendisinin kayıp kişilerin ikinci kuşak akrabası olduğunu ve yaklaşık 200 kişilik toplam nüfusun 126’sının Aloa ve Sandalaris (Muratağa-Sandallar) köylerinin sakinleriyle birlikte katledildiği Mağusa bölgesindeki Maratha köyünden geldiğini söyledi.

Akansoy, komşu bir köyün “sözde milliyetçileri tarafından” kadınların, çocukların ve yaşlıların “katledildiğini” anlattı.
Babasının o sırada 18 yaşında olduğunu ve 86 günden beri savaş esiri olduğunu, serbest bırakılıp ailesinin yanına döndüğünde, 36 yaşındaki annesinin, 12 ve 11 yaşlarındaki erkek kardeşlerinin, 15 ve 6 yaşlarındaki kız kardeşlerinin “hepsinin işkence görüp öldürüldüğünü” öğrendiğini, geniş ailesinden toplam 36 kişiyi kaybettiğini söyledi. Akansoy, cesetlerinin yakılıp toplu mezara gömüldüğünü söyledi.
“Bu vahşetin failleri hâlâ aramızda yaşıyor”
“Bu vahşetin failleri hâlâ aramızda yaşıyor” diyen Akansoy, sevdiklerini ve ailelerini kaybeden Kıbrıslırumlar ve Kıbrıslıtürklerden bahsederek, bugün yıkıcı milliyetçiliğin, üstünlük duygusunun ve ötekinin insanlıktan çıkarılmasının ne kadar tehlikeli olabileceğini daha iyi anlaşıldığını, ötekinin acısının tanınması olan “onarıcı adalete” ihtiyaç duyulduğunu belirtti; bu süreçte kayıp yakınlarının merkezde olması gerektiğini kaydetti.
Bertezzolo: Barış ve uzlaşma için çalışmanın öneminin bir “hatırlatıcısı”
Kıbrıs Yerleşim Destek Birimi Başkanı Giulia Bertezzolo, Komiteye Kıbrıs’tan telekonferans yoluyla konuştu. Mantoles ve Akansoy’un ifadelerinin, diyalog eksikliğinin, yanlış anlaşılmanın ve nefretin ne kadar zarar verebileceğinin, barış ve uzlaşma için çalışmanın öneminin bir “hatırlatıcısı” olduğuna işaret etti.

“Kıbrıs Kayıp Kişiler Komitesi‘ne destek bir öncü programdır”
Avrupa Komisyonu’nun Kıbrıs Türk toplumu için AB Yardım Programı ile yaptığı şeyin bu olduğunu belirten Bertezzolo, Kıbrıs Kayıp Kişiler Komitesi‘ne (KKK) verilen mali desteğin “bir öncü program” olduğunu, AB’nin 2006’dan bu yana bu projeye 41 milyon euro verdiğini, bunun “Kıbrıs’ın yaşadığı acı dolu bir bölümü kapatmayı amaçladığını” ifade etti.



















