
Yeni Kıbrıs Partisi, Devrimci Komünist Birlik ve Sol Hareket, 6 Temmuz 1996’da evinin önünde suikasta uğrayan gazeteci Kutlu Adalı’nın ölümünün 28. yılında kamuoyunu Lefkoşa‘da yapılacak olan eyleme çağırdı
YKP-Sol Hareket-DKP: Adalı, gerçeklerin üzerine giden bir gazeteciydi
Yapılan ortak yazılı açıklamada, Adalı’nın yalnızca bir birey değil, bir halkın hafızası, barış umudu ve düşünce özgürlüğü adına hedef alındığı vurgulanarak, cinayetin siyasi bir suikast olduğu açıkça ifade edildi.

“Türkiye Cumhuriyeti etkin bir soruşturma yürütmedi”
Adalı’nın gerçeklerin üzerine giden ve tehditler karşısında geri adım atmayan bir gazeteci olduğu hatırlatılan açıklamada, cinayetin planlı bir şekilde işlendiği, faillerin kim olduğu yönündeki bilgilerin yıllar içinde kamuoyunun gözleri önüne serildiği ancak buna rağmen Türkiye Cumhuriyeti ve yerel makamların etkin bir soruşturma yürütmediği belirtildi.
“Sessizlik ve cezasızlık politikası, suça ortaklık anlamına gelmektedir” denilen açıklamada, Adalı cinayetinin faillerinin ortaya çıkarılması ve yargı önüne çıkarılmasının, TC Lefkoşa Büyükelçiliği’nin yalnızca siyasi değil, tarihsel ve ahlaki sorumluluğu olduğu ifade edildi.
6 Temmuz’da Lefkoşa sokaklarında olacaklar
Üç parti, “adalet ve hakikat talebini” yeniden yüksek sesle dile getirdiklerini belirterek, 6 Temmuz’da Lefkoşa sokaklarında olacaklarını duyurdu. Açıklamada, “Bu topraklarda işlenen her siyasi cinayetin hesabı sorulana kadar susmayacağız.
Kutlu Adalı’nın kalemi yere düştüğü yerden biz kaldıracağız. Barışın, özgürlüğün ve halkların kardeşliğinin sesi olmaya devam edeceğiz” denildi.
Kutlu Adalı’nın katledildiği noktaya yürüyüş gerçekleştirilecek
Etkinlik programına göre, 6 Temmuz Cumartesi günü saat 19.00’da TC Lefkoşa Büyükelçiliği önünde yapılacak basın açıklamasının ardından, saat 19.30’da Kızılbaş Kilisesi’nde toplanılarak Kutlu Adalı’nın katledildiği noktaya yürüyüş gerçekleştirilecek. Yürüyüş sonunda ise Grup Üretim tarafından kısa bir müzik dinletisi sunulacak.
Üç parti, açıklamasına “Adalet için, hafıza için, barış için yürüyoruz!” çağrısıyla son verirken, tüm toplumu bu çağrıya kulak vermeye davet etti.



















