InstagramKöşe Yazarlarımız

Konforlu Esaret







Kıbrıs’ın kuzeyinde insanlar artık tepki vermiyor. Çünkü artık acıya alıştılar.

Herkesin dilinde “normalleşme” var ama bu normalin içinde ne özgürlük var ne de onur.

İnsanlar sokakta dolaşıyor, kahvelerde oturuyor, sosyal medyada gülüyor ama hepsi içten içe biliyor: Bu düzenin üstü makyajlı bir çürümüşlük.

Asgari ücret her ay daha da eriyor, gençler bavullarını toplayıp kaçıyor, çocuklar milliyetçi masallarla büyütülüyor, kamu kaynakları bir avuç yandaşın ceplerine akıyor.

Tüm bunlara rağmen toplumda gerçek bir öfke yok. Çünkü insanlar artık direnmenin bedelini göze alamıyor.

Direnmek yerine alışıyorlar. Uyum sağlıyorlar. Bu işgalin en güçlü silahı da bu zaten: Uyuşturulmuş bir toplum.
Türkiye‘nin her seçimde müdahalesi artık kanıksandı. UBP’nin adaletsizliği, yolsuzlukları, halkı aşağılayan tavrı bile ‘mevcutla yetinme’ zihniyetiyle örtülüyor.

Bu halk, yıllardır içinden çalınan geleceğe seyirci kalıyor. En büyük lüksü ise bu düzende “kötünün iyisi”ni seçmek olmuş.

Kimse sorgulamıyor: Bu topraklar bize ne zaman ait oldu da şimdi sessizce terk ediliyor?

Konfor alanına sıkışmış bir halk ne hak talep edebilir ne de gelecek inşa edebilir.

Bu düzenle savaşmayan herkes, onun bir parçasıdır artık.

Ve bu sessizlik, yalnızca bir çöküşün önsözü…













Başa dön tuşu