EkonomiInstagramKıbrısManşetSiyaset

Peksever: Canları pahasına görev yapanlara “siz karışmayın” demek hadsizliktir







Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (EL-SEN) Genel Sekreteri Hüseyin Peksever, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (Kıb-Tek) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun’un açıklamalarına sert tepki göstererek, kamu kurumunun bir aile şirketi gibi yönetilemeyeceğini vurguladı

Peksever: Görevinin ne olduğunu idrak etmiş olsa bu açıklamalara gerek kalmayabilirdi

EL-SEN adına yazılı açıklama yapan Peksever, Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun’un, “kamuoyu duyurusu” adı altında EL-SEN’i doğrudan hedef alan suçlamalarına taraflarınca yanıt verme zorunluluğu doğduğunu belirtti.

Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (EL-SEN) Genel Sekreteri Hüseyin Peksever,

Peksever Uzun’un, bir kamu kurumu yöneticisi gibi değil, babasından miras kalmış bir aile şirketinin patronu gibi düşünmekte ve konuşmakta olduğunu ve bu zihniyeti kamuoyuna da açıklamaktan çekinmediğini vurgulayarak, Uzun’un, “görevinin ve makamının ne olduğunu idrak etmiş olsa elbette bu açıklamalara gerek kalmayabilirdi” dedi.

“Kıb-Tek halkın malıdır, kimsenin babasından kalan mirası değildir”

Peksever açıklamasına şöyle devam etti:

“En başta altını çizelim: Kıb-Tek halkın malıdır, kimsenin babasından kalan mirası değildir. Kıb-Tek çalışanları bir özel şirketin kasiyeri, reyon görevlisi ya da depo sorumlusu değildir.

Bu insanlar, halkın malı olan bu kurumun; halk yararına çalışması, üretmesi ve ülke ekonomisinin can damarı olan enerjiyi güvenli şekilde üretip dağıtması için emek veren kişilerdir.

“Canları pahasına görev yapan emekçilere ‘siz karışmayın’ demek hadsizliktir”

Yüksek gerilim hatlarında, buhar kazanlarında, denizin altında, trafo merkezlerinde canları pahasına görev yapan bu emekçilere “maaşınızı alın, biz kafaya göre takılalım istediğimiz gibi idare edelim ama siz karışmayın” demek; en hafif tabirle hadsizliktir, yasa tanımazlıktır, sorumsuzluktur.

23 Aralık 2023 tarihinde EL-SEN yönetimine seçildiğimiz günden itibaren tüm sendikal faaliyetlerimizi; üyelerimizin sendikal haklarının yanında, kamu yararını da gözeten, anayasal çerçevede sürdürülebilir, çevreci ve ekonomik enerjinin kesintisiz sağlanmasını hedefleyen çağdaş ve demokratik bir anlayışla yürütmekteyiz.

Enerji alanında bugüne kadar yaşanan sorunların temel nedeni, yöneticilerin yasal sorumluluklarını değil, kendilerini o makamlara atayan siyasi odakların çıkarlarını öncelemesidir.

Bu durumu kamuoyuyla defalarca paylaştık. Bugün Sn. Gürsel Uzun’un açıklamaları da bu tespitlerimizi doğrular niteliktedir.

“Görev yapmak yerine talimat uygulayıp enerji arz güvenliğini sürekli risk altında tutuyor”

Sn. Uzun; siz, Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapmak yerine talimat uygulayıp enerji arz güvenliğini sürekli risk altında tutuyor, üretim maliyetlerini bilinçli olarak yükseltiyor ve halkın cebinden yapılan vurgunlara sessiz kalıyorsanız; bizim ‘maaşımızı alıp susmamızı‘ mı bekliyorsunuz? Gerçekten söylediğinizin anlamının tam da bu olduğunu farkında değil misiniz?

Evet, Sayın Uzun belki göreve geleli 3 ay olmuş olabilir; ancak bu ülke de, Kıb-Tek de ne 3 aylık ne 3 yıllıktır. Size bir kez daha hatırlatalım: Devlet ve kurumlar kişisel inisiyatifle değil, yasalarla yönetilir.

Sizin ve sizden öncekilerin yapmadığı yatırımların sebep olduğu mağduriyetleri ya da Güney Kıbrıs’tan yüksek fiyatla alınan enerjiyi gerekçe göstererek, tüm sakatlığına rağmen AKSA sözleşmesini masumlaştıramazsınız. Bunun olsun farkında mısınız?

EL-SEN’i karalamak için kaleme aldığınız ya da aldırdığınız yazınızda, Anavatan’ın güzide iki kurumunun desteğinden söz ediyorsunuz: Bunlardan biri yılda 13 milyon dolarlık akaryakıt navlun ücretini, diğeri ise 6 milyon uuro değerinde parça ve 1.5 milyon dolarlık servis hizmetini üstlenmiş. O hâlde sormak gerek:

“Akaryakıt navlun ihalesi neden ve hangi gerekçeyle iptal edildi?”

Bu navlun ücreti Anavatan’ın emekçilerinin sırtından mı karşılanacak, yoksa gecikmeli ve kalitesiz yakıta fazladan ödediğiniz bedelden mi?

Servis ve bakım işlerini neden EÜAŞ üstlendi? Bu hizmetlerin bedeli kimden ve nasıl tahsil edilecek?

Siz kurumu uzun vadeli planlamalarla yönetseydiniz, EÜAŞ’ın bu görevi üstlenmesi gerekmezdi. Öyle değil mi?

Hangi servis sonrası 7 ve 8 no’lu makineler kırıldı, bozuldu, atıl kaldı?

8 no’lu makine sigorta kapsamındayken, ön keşif bedeli 1.4 milyon euro olmasına rağmen neden yalnızca 700 bin dolar tahsil ettiniz? Bu makinenin tamirini EÜAŞ yaptıysa kalan para nerede?

Bu makinenin tamiri kaç yıl sürdü? Bu süre zarfında üretilemeyen enerjiden kaynaklanan zarar nedir?

7 no’lu makine hangi bakım sonrası kırıldı?

3 ve 6 no’lu makinelerin 12 bin saatlik bakımları neden yapılmadı? Bakım saatleri dolmuş 3, 4 ve 6 no’lu makinelerin arızalarından kim sorumlu: siz mi, EÜAŞ mı?

Bahar aylarında yapılması gereken emre amade bakımlar zamanında yapıldı mı? Parçalar zamanında tedarik edildi mi?

Ayrıca ‘Acil Durum Santralleri‘nden bahsediyorsunuz. Adı üzerinde: Acil Durum! Eğer görevlerinizi düzgün yerine getirseydiniz, bu santrallere gerek kalır mıydı?

Acil Durum Santrallerinin enerji arz güvenliği ve üretim ekonomisine uygun olduğunu gösteren bir teknik çalışmanız veya raporunuz var mı?

“Uzun’a tavsiyemiz, KIB-TEK yasasını bir kez olsun baştan sona okumasıdır”

Enerji alanında yeterliliği olmayan, görev ve sorumluluklarını zamanında yerine getirmeyen, siyasete biat ederek kamuyu zarara uğratan bu anlayışa karşı; iş üreten, alanında uzman, denetlenebilir, hesap verebilir, çağdaş, çevreci ve ekonomik üretim yapan özerk bir KIB-TEK için mücadelemiz kararlılıkla sürecektir.

Sayın Gürsel Uzun’a tavsiyemiz, KIB-TEK yasasını ve ilgili tüzükleri bir kez olsun baştan sona okuması ve harfi harfine uygulamasıdır.

Daha önceki kamu idareciliği tecrübesinden ve Sayıştay denetim raporundan anladığımız kendisinden bundan fazlasını beklemenin aşırı bir lüks olacağıdır”













Başa dön tuşu