
Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) başkanı Güven Bengihan, Kayıp Şahıslar Komitesi’nde (KŞK) yıllardır çalışan emekçilerin her yeni sözleşmeyle haklarının gasp edildiğini belirterek, “Bu toplumun vicdanı olan KŞK emekçilerine sahip çıkmayanların tarihine sahip çıkması beklenemez” dedi
Bengihan: Bu önemli görevi ifa eden emekçiler bugün hak mücadelesi ile karşı karşıya bırakılmıştır
KTAMS adını yazılı açıklama yapan Başkan Güven Bengihan, KŞK‘nın yıllardır adadaki en derin acılardan biri olan “kayıplar” meselesine çözüm üretmeye çalışan iki toplumlu, insani bir yapı olduğunu vurguladı.

Kayıpların bulunması için yürütülen bu çabanın, aynı zamanda barışa, vicdana ve ortak insanlık değerlerine hizmet etmekte olduğunu belirtti. Bengihan, “Ancak ne acıdır ki, bu önemli görevi ifa eden emekçiler bugün hak mücadelesi ile karşı karşıya bırakılmıştır” dedi.
“KŞK’da çalışan emekçilerin her yeni sözleşmeyle hakları gasp edilmekte”
Bengihan açıklamasına şöyle devam etti:
“KKTC Cumhurbaşkanlığı bünyesinde bulunan KŞK’da yıllardır çalışan emekçilerin her yeni sözleşmeyle hakları gasp edilmekte; sözleşme maddeleri, üzerinde müzakere yapılmadan, çalışanlara adeta dikte edilmektedir.
Uluslararası hukukta güvence altına alınan toplu pazarlık hakkı bile hiçe sayılmakta, çalışanlar yasal güvencelerden mahrum bırakılmaktadır.

“Tatar, gezi programından fırsat yaratıp bu hassas konuyu gündemine almamaktadır”
Sendikamız KTAMS, bu hususta görüşme yapmak için aylardır Cumhurbaşkanlığı’ndan toplantı talep etmesine karşın, ne yazık ki Sn. Ersin Tatar gezi programından fırsat yaratıp bu hassas konuyu gündemine almamaktadır.
Unutulmamalıdır ki, KŞK çalışanları bu toplumun geçmişine, hafızasına, yasına ve onuruna hizmet eden emekçilerdir.
20 yılı aşkın bir süredir kurumsal hafızası, uzmanlığı ve insani duyarlılığıyla kayıpların kimliklendirilmesine katkı sunan bu emekçiler; İsias Otel faciasında, Ciklos’taki sel felaketinde ve benzeri birçok toplumsal travmada da görev almışlardır.
“Propaganda yapanlar, savaş döneminde kaybettiğimiz insanlarımızın bulunması için emek koyanların önünü kapatmaktadır”
Öte yandan, her fırsatta şehitlerimiz ve milli mücadelemiz sözcükleri ile propaganda yapanlar, savaş döneminde kaybettiğimiz insanlarımızın bulunması için emek koyanların hak mücadelesi ve sendikalaşmasının önünü kapatmaktadır.
Şehitlerimize ve kayıplarımıza ne kadar önem verildiği, onların bulunması için gece gündüz çalışan emekçilere gösterilen muameleden açıkça anlaşılmaktadır. Kayıpların bulunması için zor koşullarda çalışan emekçilere sahip çıkmayanların tarihine sahip çıkması beklenemez.
KŞK emekçileri, bu toplumun vicdanıdır. Onların güvencesizliğe mahkum edilmesi, sadece çalışanlar açısından değil, kayıp yakınları ve toplumun tamamı karşısında bir utanç meselesidir.
Soruyoruz: Anayasa ve Yasaları uygulamaktan mesul olan ve söz konusu hamaset yapmak olduğunda milli değerleri dilinden düşürmeyen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, kayıplarımız için bu kadar kritik ve hassas bir görevde çalışan insanlara yasal haklarını bile çok mu görüyor?”




















