DünyaInstagramManşetSiyaset

Filistinliler, Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze Şeridi’ni kapsayan bir devlet istiyor







Suudi Arabistan ve Fransa, on yıllardır süren Arapİsrail çatışması için iki devletli bir çözümü yeniden canlandırmayı amaçlayan Birleşmiş Milletler‘deki (BM) üst düzey bir konferansa eş başkanlık yaptı. Toplantının amacı bir Filistin devletinin temellerini atmaktı

İki devletli çözüm nedir?

İki devletli çözüm, İsrail devletiyle birlikte yaşayan, güvenli ve tanınmış sınırlara sahip bir Filistin devletinin kurulmasına dayanıyor. Filistinliler, İsrail’in 1967 savaşında ele geçirip işgal ettiği Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze Şeridi‘ni kapsayan bir devlet istiyor.

Sarah Yenesel / EPA / Shutterstock
İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy (solda) 29 Temmuz’da BM’de Filistin Yönetimi Başbakanı Muhammed Mustafa ile kucaklaştı. Lammy İngiltere adına İsrail’in belirli koşulları yerine getirmemesi halinde bir Filistin devletini tanıyacağını taahhüt etti

Ancak mevcut İsrail hükümeti Filistin devletine ve egemenliğine karşı.

İsrail’in tutumu

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Filistin’in bağımsızlığına kesinlikle karşı ve siyasi hayatı boyunca iki devletli çözüme karşı çıktı. Netanyahu, 7 Ekim saldırılarından iki hafta önce BM Genel Kurulu‘nda İsrail ile Arap komşuları arasında “yeni bir barış çağının şafağını” müjdelemişti.

Reuters Dönemin FKÖ lideri Yasser Arafat (sağda) İsrail başbakanı Yitzhak Rabin (solda) ile tokalaşırken ABD başkanı Bill Clinton aralarında duruyor.

Netanyahu, “sözde uzmanların” İsrail ve Ürdün Nehri ile Akdeniz arasındaki toprakları paylaşan gelecekteki bir Filistin ile iki devletli bir çözümü müzakere eden “yaklaşımlarının” hüküm sürdüğü çeyrek asır boyunca “tek bir barış anlaşması” yapılmadığını söyledi:

Başbakan, “2020’de, benim savunduğum yaklaşımla … kısa sürede inanılmaz bir atılım gerçekleştirdik. Dört ay içinde dört Arap ülkesiyle dört barış anlaşması yaptık” dedi. Bunlar, ilk Trump yönetimi sırasında ABD tarafından aracılık edilen İbrahim Anlaşmaları‘ydı.

Netanyahu, anlaşmaların sağlayacağı ivmenin Filistinlileri “İsrail’i yok etme fantezilerinden vazgeçmeye ve nihayet gerçek bir barış yolunu benimsemeye” ikna edeceğini söyledi. Daha sonra iki devletli çözümün sona erdiğini ima eden “Yeni Orta Doğu” haritasını gösterdi.

Peki iki devletli çözüm barış için bir seçenek olarak nasıl ortaya çıktı?

Ve yıllar içinde buna yönelik tutumlar nasıl gelişti? Barış umutları nasıl suya düştü? İki devletli çözüm fikri 1947’deki BM Bölünme Planı‘na kadar uzanıyor. Plan, İngiliz mandası altındaki Filistin topraklarının iki ayrı devlete bölünmesini öneriyordu.

Reuters Binyamin Netanyahu, Filistin devletinin olmadığı bir Orta Doğu’da Arap komşularıyla barışı tasavvur ediyordu – haritası da öyle

1993 yılında, İsrail ve Yaser Arafat‘ın El Fetih grubunun liderliğindeki Filistin Kurtuluş Örgütü‘nün (FKÖ) Norveç‘in arka planda arabuluculuk ettiği görüşmeleri ve karşılıklı tanımayı kabul etmelerinin ardından iki devletli bir anlaşmanın ana hatları belirlenmişti.

Ancak Oslo süreci hiçbir zaman son noktasına ulaşamadı ve geriye eskisinden daha da zor çözülebilecek bir dizi sorun bıraktı. Barış için toprak anlaşmaları, İsrail’in 1967 savaşında ele geçirdiği ve işgal ettiği topraklar üzerinde Filistin Yönetimi’nin özerkliğini tesis etti.

Ancak askeri işgal ve Yahudi yerleşim faaliyetleri devam etti ve “kalıcı statü meseleleri” adı verilen konular daha sonraki müzakereler için bir kenara bırakıldı.

Arap ve Avrupa devletleri iki devletli çözümü canlandırmak için bastırıyorlar

Bunlar arasında, 1948’deki ilk Arap-İsrail savaşında ve BM’nin 1947’de bölünmeyi oylamasından sonra İsrail’e dönüşen topraklardaki Filistinli mültecilerin durumu da yer alıyor. İsrail 1967’de Doğu Kudüs’ü ilhak etmişti ve bu da her iki tarafın da vazgeçilemeyecek kadar önemli gördüğü kutsal mekanlarla ilgili bir başka muammaydı.

Hamas’ın 7 Ekim 2022’de İsrail’e yönelik başlattığı ölümcül saldırılar ve ardından Gazze’de İsrail ile giriştiği savaştan bu yana iki devletli çözüm giderek daha uzak görünüyor.

Ancak hem Arap hem de Avrupa devletleri son zamanlarda Gazze‘deki felaket koşullarının giderek arttığı bir ortamda bu fikri yeniden canlandırmak için bastırıyorlar.

Fransa ve İngiltere’nin ardından Kanada, bir Filistin devletini tanımayı planlayan en son Batılı ülke oldu.

BBC













Başa dön tuşu