InstagramKöşe Yazarlarımız

Cehennemin Kapıları Açıldı!







Büyük patronların ısrarlı talebiyle ve Yasa Gücünde Kararname marifetiyle geçirilen yeni düzenleme; (Sözde) Sosyal Güvenlik Yasası ve Göç Yasası’ndan sonra emek hareketine vurulmuş en büyük darbedir.

Kararname, üçüncü uyruklu işçilere yüzde 40’a varan maaş kesintileri yapılmasını öngörüyor. Ne yazık ki hâla “iyi oldu, gelmesinler zaten” şekilinde özetlenebilecek bir tutumla, bu kararnameye kayıtsız kalan insanlar mevcut. Önce bu kişilerin hatalı çıkarımını yanıtlayarak başlayalım.

Maaşları azalınca üçüncü uyruklu kişilerin kktc’de çalışmayı daha az tercih edecekleri veya hiç tercih etmeyecekleri düşüncesi tamamen temelsizdir. Bu düşünce çalışma ilişkisini işçinin tercihi olarak gören ve gerçekle hiçbir ilgisi olmayan bir varsayıma dayanır.

Oysa ülkemizde yabancı istihdamı, patronların dünyadaki çeşitli acenteler aracılığı ile işçi ithal etmelerinden beslenir. Yani işçiler kendi bireysel iradeleri ile kktc’ye gelmezler, patronlar onları bulundukları ülkelerden toplar ve ülkeye getirir.

Bu nedenle meseleye “işçi gelecek mi” ekseninden değil, “patron getirecek mi” noktasından bakmak gerekir. Aynı işi yapacak, benzer nitelikteki bir işçiye yüzde 40 daha az ödeme imkanı bulan patron, elbette daha ucuz olanı tercih edecektir! Dahası bunu tercih etmeyecek olan patronlar da, tercih edenler karşısında desavantajlı konuma düşeceklerdir.

Rahatlıkla söylenebilir ki, ilk etapta bu uygulamayı tercih etmeyecek olan patronlar ya batacak yada piyasa zoruyla batmamak için bu uygulamayı benimsemek zorunda kalacaklardır! Çünkü yabancılara yüzde 40 daha az ücret ödemek, aynı malı daha ucuza almak patronların çıkarınadır!

Çalışma Bakanı yaptığı açıklamalarda kktc vatandaşı işçilerin bu uygulamadan olumsuz etkilenmeyeceğini, yabancı uyruklu çalışanların maddi zarara uğramayacağını ve yabancı uyruklu çalışanların sayıca artmayacağını iddia etmektedir!

Bu uygulamanın patronlar tarafından talep edildiğini hepimiz biliyoruz. Bunu Asgari Ücret tespit Komisyonu masasında, patronların temsilcisi kendi ağzıyla söyledi! Çalışma Bakanı bize patronların kendi maddi menfaatlerine olmayan bir uygulamayı taleop ettiğini mi söylemektedir?

Patronlar bu uygulamadan maddi menfaat elde etmeyecekler, yabancı uyruklular maddi zarara uğramayacaklar, kktc vatandaşlarının istihdamdaki sayısı ve maaşları olumsuz etkilenmeyecek ama gene de ısrarla bu konuda talepte bulunmaktadırlar! Bizim buna inanmamız mı bekleniyor?

Yaşanacak olan gün gibi açıktır: Bu uygulama hayata geçtikten bir kaç ay sonra üçüncü uyruklu işçi sayısı iki katına çıkacak, vatandaşlar işsiz kalacak veya daha düşük maaşlara razı olmak durumunda kalacaklardır.

***

On kişiden az çalışanı olan esnaf ise bu uygulamadan en çok etkilenecek bir diğer kesimdir.

Net Asgari Ücret’in yüzde 40’ı 17 bin 818 TL‘dir. Bu miktar karşılığında bir kişinin barınma ve gıda ihtiyaçları bir ay boyunca karşılanabilir mi? Demek ki esnaf bu uygulamadan yararlanamaz…

Ama söz konusu olan 100 kişiyse, 1 milyon 781 bin 840 TL‘ye toplu olarak ve yetersiz koşullarda da olsa gıda ve barınma sağlanabilir… Çünkü ölçek büyüdükçe birim maliyet azalır. Bu ekonominin en temel yasasıdır. Yani bu uygulama esnafa değil, büyük sermayeye yarayacak…

Asgari Ücret belirlenirken “işletmeler batacak” diyerek esnafın arkasına saklanan büyük patronlar, şimdi aynı esnafı sırtından uçuruma itiyor! Kendileri yüzde 40 indirimli işçi çalıştırarak, haksız bir rekabet avantajı elde edecek ve esnafı batıranın kim olduğu net bir şekilde ortaya çıkacak…

Dahası işçisine yemek sağlayan büyük sermaye; bakkal ve küçük lokantaları tamamen bitirecek…

Biz büyük patronların aslında esnafı düşünmediğini zaten biliyorduk. Ama esnafın çıkarlarını korumak yerine Ticaret Odası‘nın kuyruğunda sürüklenen KTEZO, hala patronların dizinin dibinden ayrılıp bu uygulamaya dair bir eleştiri ortaya koyamıyor…

Esnaf ve Zanaatkarlar Odası kendi oda yönetimlerini bu büyük patron sevicilerin elinden kurtarmaz, işçilerle ittifak kurmazlarsa; çok yakındır kendileri de işçi olacaklar!

Daha fenası yabancılar yüzde 40 daha ucuz olduklarından, işçileşen esnaf çalışacak iş de bulamayıp; “kktc vatandaşları yapmaz” denilen işleri yapmak üzere Kıbrıs’ın güneyinde iş arayacak!

***

Patronlar ve hükümet bize “yabancı işçiler parayı dışarı gönderiyor” diyerek demagoji yapıyorlar! Emrullah Turanlı (T&T) ve Cemil Kazancı (AKSA) gibi milyonlarca doları dışarıya gönderen patronları değil de ayda 50-60 doları ailesine gönderen işçileri kendilerine dert ederek, bizi aptal yerine koymaktadırlar…

Dahası patronların işçilerine verdikleri maaşın yüzde 40’ını gıda ve barınmaya ayıracakları da başka bir yalandır! Hepimiz biliyoruz ki bu paranın büyük bir kısmı patronun cebinde kalacaktır!

100 Lira maaş veren patronun 60 lirayı para, 40 lirayı gıda ve barınma olarak ödemesi demek, bu alana yatırım ve istihdam demektir! Toplamda gider 100 olduktan sonra patronların ek bir külfete katlanıp kendilerine hiçbir yararı olmayacağı halde gıda gibi riskli bir alanda sorumluluk alacağına inanmamızı bekleyenler; Noel Baba’ya da inanmamızı bekliyor olsalar gerek!

***

Bu uygulama Anayasa‘ya da, İyi İdare Yasası‘na da, İş Yasası‘na da, ILO Sözleşmeleri’ne de aykırıdır. Yasaları ve Anayasa’yı by-pass eden bu uygulama Yasa Gücünde Kararname ile geçirildiği için zaten hukuk dışıdır.

Ama Sosyal Güvenlik Yasası ve Göç Yasası’ndan sonra emek hareketini bölmek için atılan en kapsamlı adım da bu kararname ile ortaya konmuştur. Kamudaki maaşları aşağıya çeken, hakları gerileten iki yasa da, özel sektörde hakların gerilemesine neden olmuştu.

Şimdi özel sektörün kendi içinde bölünerek aşağıya doğru çekilmesi ile oluşacak olan anafor kamudaki hakları da içine çekerek bu gerilemeyi derinleştirecektir. Sadece üçüncü uyruklularla ilgiliymiş gibi görünen bu kararname; özel sektördeki vatandaşları, esnafı ve ardından da memurlarla öğretmenleri yutacak bir kara deliktir!

Dağ yürüyüşü yapanlar iyi bilir: “Bir grubun hızını, en arkadan gelen belirler!

Emek piyasasının en dibinde bulunan üçüncü uyruklu işçilerin içine atıldığı bu kara delik, büyük patronlar dışında herkesin yuvarlanacağı cehennem kuyusudur!

Bu saldırıyı durdurmanın yolu ise savunmada kalan bir pasif itirazla değil; “Sendikasız Çalıştırılmanın Yasaklanması” talebini yükselten bir karşı saldırı ile mümkündür!

Büyük patronlar bu kararname ile cehennem alevlerini evlerimizin içine kadar taşıma cüretini gösterdiler. Ya o alevleri alıp onların kapısının önüne taşıyacağız, ya hep birlikte yanıp kavrulacağız!













Başa dön tuşu