InstagramKıbrısManşetSiyaset

Peksever: Girne Polis Müdürlüğü’ne resmi şikayetimizi sunacağız







Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (El-Sen) Genel Sekreteri Hüseyin Peksever, Kıb-Tek yönetiminin gerçeği örtbas etmeye çalıştığını, rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan emekçilerin karşısında bile hatalarını kabul etmek yerine, kamuoyunu yanıltmayı tercih ettiğini ve atanmış Başbakan Ünal Üstel‘in sürekli “sabotaj” demesinin sorumluktan kaçmak olduğunu ifade etti

Peksever: TİS çerçevesinde yaşanan sorunları söyledik, yanıt alamadık

El-Sen adına yazılı açıklama yapan Peksever, El-Sen ile Kıb-Tek yönetimi arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi (TİS) çerçevesinde yaşanan ciddi sorunların ve Kıb-Tek’e ait işyerlerinde her geçen gün artarak devam eden yapısal problemlere ilişkin, defalarca ilettikleri yazılı taleplerine hiçbir şekilde yanıt verilmediğini belirtti.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (El-Sen) Genel Sekreteri Hüseyin Peksever,

Peksever, bu nedenle, anayasal ve yasal hakları olan grev haklarını kullanmak üzere 2 Eylül 2025 tarihinden itibaren Teknecik Elektrik Santrali’nde grev başlatma kararı aldıklarını, ancak grevin başlamadan hemen önce Bakanlar Kurulu ile grevlerinin 60 gün süreyle ertelendiğini belirtti.

Peksever açıklamasına şöyle devam etti:

“Yasal çerçevede bu karara uymakla birlikte, grev gerekçelerimizi kamuoyuyla paylaşmak ve sürecin şeffaf şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla Teknecik Elektrik Santrali önünde bir basın açıklaması yapma kararı almış bulunmaktayız.

“Yönetim zafiyeti her geçen gün daha ağır sonuçlar doğuruyor”

Tam da basın açıklamamızı gerçekleştirdiğimiz saatlerde, Teknecik Elektrik Santrali’nde çalışan personelde sebebi bilinmeyen nedenlerle nefes darlığı, öksürük, kusma ve boğaz yanması gibi sağlık sorunları baş göstermiştir. Bu olay, iş yerindeki yönetsel zafiyetlerin ve iş sağlığı-güvenliği önlemlerinin yetersizliğinin bir sonucu olarak, her an yaşanabilecek hayati riskleri bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Toplamda 3 kurum çalışanı ve 1 özel sektör personeli, zehirli gaz maruziyeti nedeniyle acil servise kaldırılmıştır. Bu olay, yalnızca bir ‘iş kazası’ değil; açıkça yönetimsel ihmalin ve sorumsuzluğun bir sonucudur.

“Kıb-Tek yönetimi gerçeği örtbas etmeye çalışıyor”

Kıb-Tek yönetimi, bu ciddi olay karşısında hatalarını kabul etmek yerine, kamuoyunu yanıltmayı tercih etmiştir. Kurumun resmi web sitesinden yapılan ilk açıklamada, ‘grevi farklı şekilde uygulamaya teşebbüs’ ve ‘azot gazı vanalarına müdahale’ gibi asılsız iddialarla sorumluluk çalışanlarımıza yüklenmek istenmiştir.

Ancak çok geçmeden yapılan ikinci açıklamada, bu kez ‘herhangi bir gaz sızıntısı yaşanmadığı’ belirtilmiştir. Bu çelişkili açıklamalar, gerçeğin değil; algının yönetilmeye çalışıldığını net biçimde ortaya koymaktadır.

“Sayın Başbakan’a açık çağrımızdır”

Sayın Başbakan Sn. Ünal Üstel’in, Kıb-Tek yöneticisi Gürsel Uzun’dan aldığı bilgiler doğrultusunda yaşanan olayı ‘sabotaj’ olarak tanımlaması, kabul edilemez bir sorumluluktan kaçma girişimidir.

Bu noktada, kamuoyu adına soruyoruz:

Ağustos 2024’te yakıt temin edilmedi, yedek parça alınmadı, bakım yapılmadı, üretim durdu. Adına sabotaj dendi. Ağustos 2025’te, Güneşköy Trafo Merkezi’nde yaşanan büyük arıza sonucu ülke 17 saat karanlıkta kaldı. Yine sabotaj ve siber saldırı iddiaları ortaya atıldı. Şimdi, Teknecik’te zehirli gaz maruziyeti yaşanıyor. Yine aynı iddia: Sabotaj.

Peki Sayın Başbakan, eğer gerçekten bir sabotaj varsa, halkın canını ve ülkenin enerji güvenliğini tehdit eden bu kişiler neden hâlâ kamuoyuna açıklanmamaktadır? Yok eğer bu iddialar, sadece kötü yönetimin üzerini örtmek için ortaya atılıyorsa, o zaman asıl sabotajı yapan kimdir?

“Gereği yapılmalı, sorumlular hesap vermelidir”

Kıb-Tek gibi hayati öneme sahip bir kurum, bu şekilde liyakatsiz, ilgisiz ve sorumsuz bir yönetim anlayışıyla daha fazla idare edilemez. Bugün yaşanan olayların sorumlularının ortaya çıkarılması adına, Girne Polis Müdürlüğü’ne resmi şikayetimizi sunacağımızı ve bu sürecin hukuki takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.

Taleplerimiz açık ve nettir:

Uzlaştırma Kurulu derhal toplanmalıdır. İş güvenliği ihlalleri ve yönetim zafiyetleri hakkında kapsamlı bir soruşturma başlatılmalıdır. Kamuoyunu yanıltan açıklamalarda bulunan yöneticiler hesap vermelidir.

Çalışanlarımızın can güvenliği, halkımızın sağlığı ve ülkemizin enerji geleceği için bu sürecin takipçisi olmaya ve mücadele etmeye kararlılıkla devam edeceğiz”













Başa dön tuşu