
Avrupa Komisyonu, SAFE (Avrupa Güvenlik Eylemi) programı kapsamında Kıbrıs için 1 milyar 181 milyon 503 bin 924 euro tutarındaki destek ödeneğini onayladı. Karar, salı günü Strazburg’da toplanan Komisyon Üyeleri Kurulu’nda alındı
Program, üye ülkelerin savunma kapasitelerini artırmayı, kritik açıkları kapatmayı hedefliyor
Bu adım, Avrupa genelinde savunma hazırlıklarını güçlendirmek amacıyla ayrılan toplam 150 milyar euroluk kaynağın geçici dağıtımına onay anlamına geliyor. Avrupa Güvenlik Eylemi (SAFE) çerçevesinde yürütülen program, üye ülkelerin savunma kapasitelerini artırmayı, kritik açıkları kapatmayı ve ortak savunma ürünleri tedarikini kolaylaştırmayı hedefliyor.

Program, Avrupa Konseyi tarafından Mayıs 2025’te kabul edilmişti
Program, Avrupa Konseyi tarafından Mayıs 2025’te kabul edilmişti. O tarihten bu yana 19 üye devlet, bütçede öngörülenden daha büyük destek talepleriyle yoğun ilgi gösterdi. Komisyona göre SAFE, uzun vadeli ve düşük maliyetli krediler sunarak üye ülkelerin kısa zamanda ihtiyaç duydukları savunma ekipmanlarını almalarını sağlayacak.
SAFE’in bir diğer ayağı ise Ukrayna’nın savunma sanayiini doğrudan bu programa dâhil ederek desteklemek. Program, krediler için 10 yıllık geri ödeme ertelemesi, düşük faiz oranları ve üçüncü ülkelerle yapılacak ikili anlaşmalar aracılığıyla uygunluk kriterlerinin genişletilmesini içeriyor.
Tüzük, “2030 Hazırlık Paketi” kapsamında Mayıs 2025’te yürürlüğe girmişti
Üye devletler, mali desteğin nasıl kullanılacağını içeren ulusal yatırım planlarını Kasım 2025 sonuna kadar Komisyona sunacak. Bu planların değerlendirilmesiyle birlikte ilk ödeme taksitlerinin 2026 başında yapılması öngörülüyor.

Parlamento devre dışı bırakıldı, Komisyonu Avrupa Adalet Divanı’na taşıdı
SAFE Tüzüğü, “2030 Hazırlık Paketi” kapsamında 27 Mayıs 2025’te yürürlüğe girmişti. Ancak sürecin acil yürütülmesi nedeniyle Avrupa Parlamentosu devre dışı bırakıldı ve Parlamento, Komisyonu Avrupa Adalet Divanı’na taşıdı.
SAFE aynı zamanda aday ülkelerin, potansiyel adayların ve AB ile güvenlik-savunma ortaklığı bulunan ülkelerin de ortak alımlara katılmasına imkân tanıyor; böylece talep hacmi büyütülerek maliyetlerin daha da düşürülmesi hedefleniyor.



















