
Yeşil Barış Hareketi, 16 Eylül Ozon Tabakasını Koruma Günü vesilesiyle, ozon tabakasının zararlı ultraviyole ışınlarını (UV) süzerek insanları, hayvanları, bitkileri ve tüm ekosistemleri koruduğunu hatırlatarak, bilinçsiz sanayi faaliyetlerinin, aşırı kimyasal kullanımının ve kötü tüketim alışkanlıklarının bu hayati kalkanı yok olma noktasına getirdiğini vurguladı
Hareket: Ozon tabakası, Güneş’ten gelen zararlı ışınlarını süzerek canlıları koruyor
Yazılı açıklama yapan Hareket, Dünya üzerindeki tüm canlıların yaşamının, görünmeyen ama hayati öneme sahip bir kalkanla, “ozon tabakası” ile korunduğunu belirterek, bu tabakanın, Güneş’ten gelen zararlı ultraviyole (UV) ışınlarını süzerek insanları, hayvanları, bitkileri ve tüm ekosistemleri koruduğunun altını çizdi.

“Ozon tabakası olmasa; cilt kanserleri, göz hastalıkları, bağışıklık sistemi bozulmaları artar”
Hareket, açıklamasında, “Ozon tabakası olmasa; cilt kanserleri, göz hastalıkları, bağışıklık sistemi bozulmaları artar, tarımsal üretim zarar görür, denizlerdeki yaşam zinciri dahi kırılır” diyerek, ozon tabakası sağlıklı duruma gelene kadar ve sonrasında da dünyanın yaşanılabilir olmasını sağlamak adına insanların sorumlulukları ve yükümlülükleri olduğunu vurguladı.
Yeşil Barış Hareketi, açıklamasına şöyle devam etti:
“Bilinçsiz sanayi üretimi, aşırı kimyasal kullanımı ve tüketim alışkanlıkları bu hayati kalkanı inceltti”
“Ancak insanlar, uzun yıllar boyunca bilinçsiz sanayi üretimi, aşırı kimyasal kullanımı ve tüketim alışkanlıklarıyla bu hayati kalkanı inceltti. Neyse ki alınan önlemler ve uluslararası anlaşmalar sayesinde ozon tabakası bugün kendini onarmaya başlamıştır.
Yine de ozon tabakası sağlıklı duruma gelene kadar ve sonrasında da dünyanın yaşanılabilir olmasını sağlamak adına sorumluluklarımız devam etmektedir. Bu nedenle görevimiz bitmemiştir; çünkü ozon tabakasını korumak, yaşamı korumak anlamına gelmektedir.
“Çevreyi kirleten yakıt ve atık kullanımına göz yummamalıyız”
Yapmamamız gerekenler:
CFC ve zararlı gazlar içeren spreyleri, soğutucuları ve eski tip klimaları kullanmamalıyız.
Gereksiz tüketimle, doğaya ve atmosfere yük bindiren alışkanlıklardan kaçınmalıyız.
Çevreyi kirleten yakıt ve atık kullanımına göz yummamalıyız.
Yapmamız gerekenler:
“Enerji tasarrufunu alışkanlık haline getirmeliyiz”
Enerji tasarrufunu alışkanlık haline getirmeli, yenilenebilir enerji kaynaklarını tercih etmeliyiz.
Çevre dostu ürünleri seçmeli, geri dönüşüme katkı koymalıyız.
Doğaya ve atmosfere zarar veren uygulamalara karşı sesimizi yükseltmeliyiz.
Çocuklarımıza ve gençlere doğanın hassas dengelerini öğretmeliyiz.
Unutmamalıyız ki, Ozon tabakasını korumak, sadece gökyüzünü değil, geleceğimizi de korumaktır. Bugün küçük görünen her doğru adım, yarınlarımızı güvence altına alacaktır”



















