Adli OlaylarInstagramKıbrısManşet

Simon Aykut davasında arazilerin Rum sahipleri dinletildi







Kıbrıs‘ın kuzeyinde inşaat yatırımları yapan İsrail asıllı KKTC vatandaşı Simon Aykut’un güneyde devam eden davasında; İskele’deki (Trikomo) arazilerin 1974 öncesi kayıtlı sahipleri tanık olarak dinletildi, tanıklar Aykut’a arazilerinin üzerinde herhangi bir inşaat yapmalarına müsaade etmediklerini, arazilerini ona satmadıklarını söyledi

Sofroniu: Aykut, Portekiz pasaportu verdi, aracı durdurma listesindeydi

Cyprus Mail’de yer alan Tom Cleaver’in haberine göre Mahkemede ilk şahadeti, kuzeye geçtiği sırada Aykut’u tutuklayan polis Sofronis Sofroniu verdi. Sofroniu, 7 Haziran 2024 tarihinde saat 14.40’ta Aykut’un kendisine bir Portekiz pasaportu verdiğini ve bunun üzerine “Simon Aykut’un bilgilerini tespit ettiğini” söyledi.
Aykut’un seyahat ettiği aracın plakasının polis tarafından durdurma listesinde yer aldığını belirten Sofroniu, daha sonra Aykut’a tutuklu olduğunu bildirdiğini ifade etti.

cover Crossing point policeman who arrested Aykut testifies against him
Afik’in websitesinde bulunan İskele’deki mülkün görseli,

“Sağlık sorunları olduğunu söyledi”

Sofroniu, Aykut’un kendisine “sağlık sorunları” olduğunu söylediğini aktardı, saat 15.45’de ise Aykut’u götürmek üzere geçiş noktasına iki polis memurunun geldiğini ifade etti.

“6 Haziran 2024’de çıkarılmış bir tutuklama emri vardı”

Sofroniu, daha sonra savunma avukatı Maria Neofitu tarafından istintak edildi ve Neofitu Sofroniu’ya; Aykut’un pasaportunu işlerken bilgisayar ekranında tam olarak ne yazdığını sordu.
Sofroniou ekranında, bir önceki gün olan 6 Haziran 2024 tarihinde çıkarılmış bir tutuklama emrinin beklemede olduğunu ve buna 5 suçlamanın ekli olduğunu gördüğünü söyledi.

Neofitu: Pasaport numarası tutuklama emrinde neden farklı?

Neofitu Sofroniu’ya, “tutuklama emrini ne zaman eline aldığını” sorduğunda Sofroniu, polis merkezini aradığını ve emrin maille kendisine gönderildiğini, daha sonra bunun çıktısını alıp Aykut’a gösterdiğini söyledi.
Neofitu, Aykut’un pasaport numarasının tutuklama emrinde neden pasaportundan farklı olduğunu sordu; Sofroniu ise numarayı yazarken “muhtemelen yanlış girdiğini” belirterek, bu farkı “yazım hatası” olarak nitelendirdi.

Simon Aykut,

Arazilerin 1974 öncesi kayıtlı sahipleri dinlendi

Duruşmanın devamı, Aykut’un şirketi Afik Group tarafından üzerine binalar inşa edildiği iddia edilen arazilerin; 1974 öncesi kayıtlı sahiplerinin yakınlarına ayrıldı.

Mahkemede arazileri ve üzerinde neler yapıldığını anlatan tanıklar, Aykut’un kuzeydeki Rum arazilerinde 43 milyon euro değerinde gayrimenkul inşa edip sattığı yönündeki suçlamaları aktardı.

Ktorides: Arazi üzerinde herhangi bir inşaat yapıldığından habersizdim

İlk tanık, Tatlısu köyünden Kleanthis Ktorides’ti. Ktorides, babasından köye yakın bir arsanın 1/9 hissesini miras aldığını belirtti ve ilgili arazi üzerinde herhangi bir inşaat yapıldığından “habersiz” olduğunu, polisin arazi üzerinde çalışmalar yapıldığını bildirmesiyle durumdan haberdar olduğunu söyledi.

“Taşınmaz Mal Komisyonu’na dava açma niyetim yok”

Ktorides polisin, kuzeydeki arazisinde yapılanları kanıtlamak için kendisine bir topografik harita ve iki hava fotoğrafı gösterdiğini söyleyerek, araziye “ne inşaat yaptığını ne de sattığını”, Aykut’u tanımadığını ve Taşınmaz Mal Komisyonu’na (TMK) dava açma niyetinde olmadığını kaydetti.

Aresti: Türkiye’ye karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne dava açtım

Sonraki tanık yine Tatlısu köyünden Maria Aresti’ydi. Köy yakınlarındaki iki arsanın sahiplerinin; kendisi ve kardeşleri olduğunu söyleyen Aresti, mülklerinin kullanım hakkının kaybı nedeniyle Türkiye’ye karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) dava açtığını belirtti, AİHM’in kendisini tazminat talebi için TMK’ya yönlendirdiğini ancak TMK’ya talepte bulunmadığını ifade etti.

“Tazminat değil, aile mülkünü geri almak istiyorum”

Aresti, kendisi ve ailesinin arazi üzerinde “hiçbir müdahaleye, satışa veya yatırıma izin vermediklerini” ve TMK’ya başvurmayı düşünmediğini söyledi.

Neofitu istintak sırasında; AİHM’den ne elde etmeyi amaçladığı sorulduğunda, “tazminat değil, aile mülkünü geri almak” istediğini belirtti.

Pazartesi günkü duruşmanın geri kalanında da hepsi İskele-Trikomo yakınlarındaki arazileri miras almış üç tanık daha mahkeme önüne çıktı. Bir sonraki iki duruşma ise 22 ve 29 Eylül tarihlerinde yapılacak.

Cyprus Mail













Başa dön tuşu