
Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP) Genel Sekreteri Mehmet Birinci, Yüksek Seçim Kurulu‘nun (YSK) “Garantörlük Masalları ve Gerçekler” başlıklı konuşmalarının sansürlenme gerekçesinin kendilerine ulaştığını ve konuşmada yer alan diğer garantör devletlerin hataları sansürlenmezken Türkiye’ye yönelik eleştirilerin çıkarılmasının taraflı ve keyfi olduğunu açıkladı
Birinci: YSK’nın ilgili gerekçeli kararı elimize ulaştı
KSP adına yazılı açıklama yapan Birinci, KSP’nin 9 Ekim’de yaptığı basın açıklamasında ikinci kez sansürlendiklerini duyurduklarını hatırlatarak, YSK’nın ilgili gerekçeli kararının ellerine geçtiğini ve kamuoyuyla paylaşmak istediklerini belirtti.

Birinici, YSK’nın sansürlendiği ilgili paragrafa yer verdi:
“Bunun uluslararası hukuktaki adı işgaldir. Türkiye’nin davranışı on binlerce masum insanın ölümüne, yaralanmasına yol açtı”
Birinci’nin tam açıklaması şu şekilde:
“Değerli basın mensupları,
KSP’nin 9 Ekim 2025 tarihli basın açıklamasında ikinci kez sansürlendiğimizi duyurmuştuk. Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) ilgili gerekçeli kararı elimize geçtiği için içeriğini sizinle paylaşmak isteriz.
Partimizin Bayrak Radyo Televizyonu (BRT) için hazırladığı ve KSP üyesi Mustafa Onurer’in sunduğu ‘Garantörlük Masalları ve Gerçekler’ başlıklı konuşmanın YSK tarafından sansürlendiği ilgili paragraf altta verilmiştir.
“… Bunun uluslarararsı hukuktaki adı işgaldir. Türkiye’nin bu davranışı on binlerce masum Kıbrıslırum, Türkiye’li Türk ve Kıbrıslıtürk’ün öldürülmesine, yaralanmasına ve yüz binlercesinin yerini, yurdunu terk etmesine yol açmıştır”
“Konuşmada diğer garantörlerin de hataları yer aldı ama onlar sansürlenmedi”
Söz konusu sunumda diğer garantörlerin de garantörlüğe aykırı işler yaptıkları ve bunun birçok insanın canına mal olduğundan bahsedilmesine rağmen, bunların sansürlenmemesi ve sadece Türkiye’nin, garantör bir devlet olarak, garantörlüğün gereklerini değil tersini yapmasının eleştirildiği kısımların sansürlenmesi, bizde YSK’nın taraflı ve keyfi kararlar aldığı düşüncesine yol açmıştır.

“YSK’nın sansür kararları Anayasa’ya aykırı”
Partimiz gerekçeli kararı incelerken, YSK’nın sansür kararlarının Anayasa’ya aykırı olduğunun farkında olunduğunu gördü; bize göre YSK ve üyeleri, dayandıkları ‘Seçim ve Halkoylaması Yasası’nı fiilen Anayasa’nın üstünde tutarak görevlerini sürdürmektedir.
“YSK ile Anayasa Mahkemesi aynı yargıçlardan oluştuğu için, iç hukuk yollarımız fiilen tıkandı”
YSK ile Anayasa Mahkemesi aynı yargıçlardan oluştuğu için, KSP’nin iç hukuk yolları fiilen tıkanmıştır. Aynı yargıçlar hem davalı, hem de karar verici konumdadır. Bu durum, hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Bu nedenle doğrudan AHİM’e başvurmak için gerekli çalışmaları başlattık”
Ne olmuştu?
KSP’nin tam açıklaması şu şekilde:
“YSK, KSP’nin ‘Garantörlük’ hakkındaki konuşmasını da sansürledi”
Bu, KSP’nin sansürlenen ikinci konuşması oldu. KSP, bu kararı düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik keyfi bir saldırı olarak değerlendirdi.
9 Ekim 2025 tarihinde Parti Genel Sekreteri Mehmet Birinci imzasıyla yayımlanan basın açıklamasında, partinin BRT için hazırladığı ve KSP üyesi Onurer’in sunduğu “Garantörlük Masalları ve Gerçekler” başlıklı konuşmanın YSK tarafından sansürlendiği bildirildi. KSP, bu durumu düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik yeni bir keyfi müdahale olarak nitelendirdi.
“YSK, yayının ‘yasalara aykırı ve suç işlemeye kışkırtıcı’ sözler içerdiğini belirtti”
YSK’nın KSP’ye ilettiği gerekçeli kararda, ‘Yasalara karşı ve suç işlemeye kışkırtıcı nitelik taşıma olasılığı bulunan sözler içerdiğinden dolayı, Yüksek Seçim Kurulu seçimin güvenlik içinde, düzenle yürütülmesini sağlamak amacıyla ilgili yayının işaretlenen kısımlarının çıkarılarak yayınlanmasına oy birliği ile karar vermiştir’ ifadelerine yer verildi.
“YSK üyesi bir yargıcın kendi görüşlerini karar metnine eklemesi dikkat çekti”
Oy birliğiyle ile alınan, söz konusu sansür kararına ek olarak, YSK üyesi bir yargıcın kendi görüşlerini karar metnine eklemesi dikkat çekti. Yargıç Tanju Öncül, karar metnine eklediği yazıda, alınan kararların Anayasa’ya aykırı olabileceğini, ancak bu durumun Anayasa Mahkemesi veya Meclis tarafından düzeltilmediği sürece YSK’nın uygulamakla yükümlü olduğunu belirtti.

KSP, bu açıklamayı YSK’nın sansür kararlarının Anayasa’ya aykırılığının farkında olunduğunun bir göstergesi olarak değerlendirdi. Partiye göre, YSK ve üyeleri, dayandıkları ‘Seçim ve Halkoylaması Yasası’nı fiilen Anayasa’nın üstünde tutarak görevlerini sürdürmektedir.
“KSP yetkilileri, iç hukuk yollarının kapalı olması nedeniyle konuyu AİHM taşımaya hazırlandıklarını bildirdi”
Açıklamada, ‘YSK ile Anayasa Mahkemesi aynı yargıçlardan oluştuğu için, KSP’nin iç hukuk yolları fiilen tıkanmıştır. Aynı yargıçlar hem davalı, hem de karar verici konumdadır. Bu durum, hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmamaktadır’ ifadelerine yer verildi. KSP yetkilileri, iç hukuk yollarının kapalı olması nedeniyle konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşımaya hazırlandıklarını bildirdi.
YSK’nın sansürlediği kısımda, ‘Bunun uluslararası hukuktaki adı işgaldir. Türkiye’nin bu davranışı on binlerce masum Kıbrıslırum’un, Türkiyeli ve Kıbrıslıtürk’ün öldürülmesine, yaralanmasına ve yüz binlercesinin yerini, yurdunu terk etmesine yol açmıştır’ ifadeleri yer alıyordu.
“Parti, sansürlenen konuşmanın tamamını kamuoyuyla paylaştı”
KSP, açıklamasında, konuşmada diğer garantör devletlerin de eleştirildiğine dikkat çekerek, sadece Türkiye’ye ilişkin ifadelerin sansürlenmesinin taraflı ve keyfi bir karar olduğunu vurguladı. Parti, sansürlenen konuşmanın tamamını ‘Garantörlük Masalları ve Gerçekler’ başlığıyla kamuoyuyla paylaştı. KSP, açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı:
“Demokrasiyi savunmak, düşünce özgürlüğünü savunmaktır”
‘Yaşamı savunmak, demokrasiyi savunmaktır. Demokrasiyi savunmak, düşünce özgürlüğünü savunmaktır. İfade özgürlüğünü savunmak, var olmayı savunmaktır’”




















