
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, “İki devlet” karar önerisinin Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Meclis gündemine getirilmesinin, toplumun demokratik iradesini hipotek altına almak olduğunu belirterek, “Birisi Kıbrıs Türk Devleti diyor, diğeri Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Şu an her şey çok karışmış durumda” dedi
Çeler: Halkın onayı olmadan bu yasa kabul edilemez
Çeler, Kanal T’de Okan Veli Şafaklı‘nın sorularını yanıtlayarak, Kıbrıs’ta iki devletli çözümün kesinlikle halkın onayı olmadan hayata geçirilemeyeceğini vurguladı. Çeler, “Bir yöntemin belirlenmemesi halinde bu yasa halk tarafından kabul edilmeyecektir” dedi.

“Meclis’teki çoğunluk, toplumun iradesini yansıtmıyor”
Ayrıca, seçimler öncesinde ve Cumhuriyet Meclisi’nin bir yıl içinde yeni seçimlere gideceği bir dönemde böyle bir değişikliğin yapılmasının, toplumun demokratik iradesini hipotek altına almak olduğunu belirten Çeler, mevcut hükümetin aldığı kararların toplum tarafından benimsenmediğine dikkat çekti.
Çeler, “Mecliste alınacak kararlar, halkın iradesini yansıtmıyor. 27-28 kişiyle bu yasayı geçirecekler, ancak bu, toplum nezdinde hiçbir değere sahip olmayacak” dedi. Çeler, seçimlerden önce bu tür kararların alınmasının mantıksız olduğunu da sözlerine ekledi.
“Yeşil Hat Tüzüğü ve ticaretin geleceği tehdit altında”
Çeler, Kıbrıs’ın ikiye bölünmüş yapısının ve özellikle Yeşil Hat Tüzüğü’nün tehlikeye girdiğini belirterek, “Kıbrıs Rum tarafı, Avrupa Birliği’nin (AB) başına geçtikçe, ticaret ve turizm alanlarında büyük sıkıntılar yaşanacak” dedi. Kıbrıslıtürklerin bu durumdan nasıl etkileneceğine de dikkat çeken Çeler, Yeşil Hat Tüzüğü’nün askıya alınması durumunda ticaretin ve sanayinin büyük bir darbe alacağını ifade etti. Çeler, güney Kıbrıs’tan kuzeye geçişin engellenmesinin bölgesel ticaret üzerinde olumsuz etkiler yaratacağına dikkat çekti.
“Bu hükümet, devletin varlığını hiçe sayarak, Anayasa’ya saygı duymuyor”
Çeler, mevcut hükümetin ve Cumhurbaşkanının tavrını eleştirerek, “Bu hükümet, devletin varlığını hiçe sayarak, Anayasa’ya saygı duymuyor. Cumhurbaşkanı ise, hiçbir adım atmadan yalnızca kendi egosunu tatmin etmeye çalışıyor” dedi. Hükümetin aldığı kararların, sadece Kıbrıslıtürklerin değil, tüm halkın çıkarlarına aykırı olduğunu belirten Çeler, hükümetin yaptığı yanlışları sert bir dille eleştirdi.
Çeler, Cumhurbaşkanlığı için aday olan Tufan Erhürman’ın da söylemlerine atıfta bulundu. Erhürman’ın, “İç meselelerde Cumhurbaşkanının atması gereken adımlar var” dediğini belirten Çeler, hükümetin bu konuda da hatalı bir tutum sergilediğini vurguladı.
Çeler, çözüm sürecinin yalnızca Kıbrıslıtürkler ve Kıbrıslırumların iradesiyle olamayacağını belirterek, Avrupa Birliği ve garantör devletlerin de bu süreçte rol oynaması gerektiğini vurguladı. Çeler, “AB ve garantör devletlerin olmadığı bir çözüm, adada kalıcı bir barışı getiremez” dedi.
“Yeşil Hat Tüzüğü’ne sahip çıkalım”
Çeler, iş dünyasına da seslenerek, Yeşil Hat Tüzüğü’nün askıya alınması durumunda ticaretin ve sanayinin ne olacağı konusunda endişelerini dile getirdi. Ticaret Odası, Sanayi Odası ve turizmcilere çağrıda bulunan Çeler, bu önemli düzenlemenin korunmasının hayati olduğunu belirtti.
“Seçim öncesi böyle bir karar, halkı hapsediyor”
Çeler, alınan bu kararların halkın özgürlüğünü kısıtladığını ifade etti. “Seçim sürecinde halkı hapsedecek, ekonomik ve sosyal özgürlükleri yok edecek bir yasaya ne gerek var?” dedi. Bu tarz adımların, seçimde başarılı olmayı amaçlayan bir hükümetin politikaları olduğunu düşündüğünü belirtti.
“Yeni bir jargon geliştiriliyor: ‘Kıbrıs Türk Devleti’ mi?”
Çeler, Türkiye’den gelen ziyaretçilere de atıfta bulunarak, her birinin farklı bir isimlendirme kullandığını belirtti. “Birisi Kıbrıs Türk Devleti diyor, diğeri Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Şu an her şey çok karışmış durumda” dedi. TDP Genel Başkanı Çeler, bu tutarsızlıkların, siyasetin karışıklığını ve belirsizliğini artırdığını dile getirdi.
Çeler, son olarak, Kıbrıslıtürklerin geleceği için mücadele etmeye devam edeceklerini belirtti. Tufan Erhürman’ın Cumhurbaşkanı adayı olmasıyla birlikte bu mücadelenin daha da güçleneceğini ifade etti. Ayrıca, Kıbrıslıtürklerin, Avrupa Birliği pasaportuna sahip olup eşit haklarla eğitim ve ticaret yapabilmeleri gerektiğini de dile getirdi.



















