InstagramKöşe Yazarlarımız

Korkunun Adı: Ünal Üstel







Ünal Üstel çıkmış, kameraların karşısına geçmiş ve büyük bir özgüvenle söylüyor:

Ne kurultaydan korkarız, ne seçimden!
Söze bak!

Güzel cümle… kulağa hoş geliyor ama içi boş!

Çünkü gerçek başka!

Ne kurultay var, ne seçim.

Söz var, ama icraat yok!

Cesaret yok!

Halkın önüne çıkacak yüz yok!

Üstel, halk artık bu boş lafları yemiyor.

Madem korkmuyorsunuz, neden kurultaydan kaçıyorsunuz?

Neden erken seçim çağrılarına kulak tıkıyorsunuz?

Cevabı basit: Korkuyorsunuz!

Hem de öyle böyle değil…

Halktan korkuyorsunuz!

O halkın öfkesinden, o sandık tokadından korkuyorsunuz.

Çünkü biliyorsunuz ki, bu ülkenin sokaklarında sabır kalmadı.

Marketlerde, eczanelerde, akaryakıt istasyonlarında, manavlarda, herkes aynı cümleyi kuruyor:

“Yetti artık!”
Mazot zamlandı, tüp zamlandı, süt zamlandı, ekmek zamlandı.

Halkın her günü bir öncekinden daha ağır geçiyor.

Evine tüp alamayan, arabasına benzin koyamayan, çocuğuna süt götüremeyen insanlar var.

Ama siz çıkmış hâlâ “istikrar hükümetiyiz” diyorsunuz.

Evet, haklısınız Üstel…

Zamda istikrarlısınız!

Halkı fakirleştirmekte istikrarlısınız!

Koltuğu korumakta istikrarlısınız!

Sarayınızda 90 danışman var.

Her biri maaşlı, her biri halkın cebinden besleniyor.

Kimi emekli, kimi partili, kimi tanıdık.

Ama hepsinin ortak noktası şu:

Halka hiçbir faydası yok!

Bu milletin parasını “danışman ordusuna” dağıtan siz,

üreticiye, çiftçiye, emekçiye bir kuruş desteği çok görüyorsunuz.

Küçük esnaf kepenk kapatıyor,

hayvancı batıyor,

genç işsiz kalıyor.

Ama siz hâlâ fotoğraf çektiriyor, açılış kurdelesi kesiyorsunuz!

İşte tam da bu yüzden halk size inanmıyor.

Siz “istikrar” diyorsunuz, halk “bıktık artık!” diyor.

Siz “başarılıyız” diyorsunuz, halk “mahvolduk!” diyor.

Ve o halkın sesi artık sokaklarda yankılanıyor,

ama siz o sesi duymamak için kulağınızı kapatmışsınız.

UBP’nin içinde kaynayan bir kazan var.

Kurultay lafı geçince herkes susuyor, çünkü herkes biliyor:

Ünal Üstel koltuğundan kalkarsa, UBP’de kartlar yeniden karılacak!

Kimi milletvekilleri “artık yeter” diyor,

ama sesi bastırılıyor.

Kimi sessiz kalıyor ama perde arkasında yeni hesaplar yapıyor.

Çünkü bu hükümetin ve bu liderliğin miadı doldu!

Siz partinizdeki çatlakları bile gizleyemez hale geldiniz Ünal Üstel.

Korkunuz sadece halk değil, kendi partinizin içi!

Kurultaydan kaçmanızın nedeni belli:

Siz sandıktan değil, UBP içindeki gerçeklerden korkuyorsunuz.

Ama kaçış yok!

Halkın sabrı taştı.

Bu düzenin ömrü doldu.

Ne kadar zam yaparsanız yapın,

ne kadar propaganda yaparsanız yapın,

halk artık gözünü açtı.

Kim bu ülkeye hizmet ediyor,

kim koltuğu için halkı satıyor, herkes biliyor!

Bugün sokağa çıkın, vatandaşa sorun:

Bu hükümet size ne verdi?

Bir kişi bile çıkmaz ki “rahat ettik” desin.

Hastanede ilaç yok,

okullarda öğretmen eksik,

yollarda çukur dolu.

Ama siz lüks arabalarla konvoy yapıyor,

sanki başarı öyküsü yazmış gibi poz veriyorsunuz.

Bu halk, 1974’ten bugüne çok hükümet gördü,

ama böyle bir halktan kopuk, halkın üstünde yaşayan bir hükümet görmedi!

Halkın gözünde artık bu hükümet bitmiştir!

Ünal Üstel, cesaretiniz varsa,

gelin halkın önüne!

Kurultayı toplayın, sandığı koyun,

halkın iradesiyle yüzleşin!

Ama siz bunu yapmayacaksınız.

Çünkü biliyorsunuz ki o sandık,

sizin siyasi sonunuzu getirecek.

Bu halk öyle bir tokat hazırlıyor ki,

o tokat sadece Ünal Üstel’i değil,

bu düzenin beslediği herkesi sarsacak!

O tokat öyle bir yankı yapacak ki,

ne Ankara, ne Lefkoşa o sesi bastıramayacak.

Korkunun adı belli oldu artık:

ÜNAL ÜSTEL!













Başa dön tuşu