
Halkın Partisi (HP) Genel Koordinatörü Devran Vudalı, bugün birçok okulda sınıf mevcutlarının 30-32 kişiyi aştığına dikkat çekerek, “Bu koşullarda eğitim materyali üretmeye çalışan öğretmenlerimiz, çoğu zaman kendi ceplerinden defter, kağıt ve kırtasiye malzemesi alıyor” dedi
Vudalı: Öğretmenlerimiz imkânsızlıklarla mücadele etmek zorunda bırakıldı
Yazılı açıklama yapan Vudalı, ülkenin geleceği olan çocukları yetiştiren öğretmenlerin ne yazık ki her geçen gün artan zorluklar ve imkânsızlıklarla mücadele etmek zorunda bırakıldığına işaret ederek, Halkın Partisi olarak sahada yaptıkları ziyaretlerde ve öğretmenlerle yaptıkları görüşmelerde, eğitim sisteminin içinde bulunduğu durumun ciddiyetini bir kez daha gördüklerini aktardı.

Bugün birçok okulda sınıf mevcutlarının 30-32 kişiyi aşmış durumda olduğuna ve buna rağmen yeni kayıtların alınmaya devam edildiğine dikkat çeken Vudalı, “Bu yoğunluk, hem öğrencilerin sağlıklı bir eğitim almasını hem de öğretmenlerin verimli bir şekilde ders işlemesini imkânsız hale getirmektedir” dedi.
Vudalı, açıklamasına şöyle devam etti:
“Konteyner sınıflardaki öğrenciler başka bir trajedi yaşıyor”
“Konteyner sınıflarda öğrenim gören öğrenciler ise başka bir trajedi yaşamaktadır. Yetersiz ses ve ısı yalıtımı, kalabalık ortamın getirdiği gürültü ve havasızlık, çocukların dikkatini dağıtmakta; öğretmenlerin ise ders anlatmasını zorlaştırmaktadır. Üstelik bu konteyner sınıfların hemen yanı başında devam eden inşaat çalışmaları, sadece ders ortamını değil, öğrencilerin güvenliğini de tehlikeye atmaktadır.
Okul bahçelerinde konteynerler ve inşaat malzemeleri arasında çocuklara oyun alanı kalmamıştır. Kalan oyun alanları da artık kullanılamayacak kadar eskidir. Bu tablo, ‘çocuk dostu okul’ kavramının ne kadar uzağında olduğumuzu açıkça göstermektedir.
Eğitimdeki eksiklikler yalnızca fiziki koşullarla sınırlı değildir. Okullarda fotokopi makinelerine kartuş temin edilemediği, öğretmenlerin günde sadece belli sayıda fotokopi çekebildiği, kağıt kullanımının bile sınırlandırıldığı bir dönemden geçiyoruz. Bu koşullarda eğitim materyali üretmeye çalışan öğretmenlerimiz, çoğu zaman kendi ceplerinden defter, kağıt ve kırtasiye malzemesi alarak öğrencilerine destek olmaya çalışmaktadır.
Daha da vahimi, bazı okullarımız bir yıldan fazladır rehber öğretmensiz bırakılmıştır. Oysa rehberlik hizmeti, sadece akademik değil, psikolojik ve sosyal gelişim açısından da hayati öneme sahiptir. Bu eksiklik, özellikle deprem bölgesi gibi travmatik süreçlerden geçen çocuklarımız için telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilir.
“Eğitim bir lüks değil en temel haktır”
Biz, Halkın Partisi olarak şunu açıkça söylüyoruz: Eğitim bir lüks değil, en temel haktır. Bu hak, konteynerlerde, gürültü içinde, kaynak yoksunluğuyla sürdürülemez.
Devletin önceliği, çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin onurlu bir şekilde eğitim verebildiği, güvenli ve nitelikli okullar yaratmak olmalıdır. Öğretmenleri kendi imkanlarıyla ayakta kalmaya mahkûm etmek, geleceğimizi ihmal etmektir.
Biz bu sorunların takipçisi olmaya, öğretmenlerimizin sesi olmaya devam edeceğiz. Eğitimdeki bu adaletsiz tablo değişene kadar susmayacağız”



















