InstagramKöşe Yazarlarımız

Karpaz’ın Kaderini Değiştirecek İki Adım







Karpaz bölgesinin yıllardır konuşulan ama bir türlü cesaret edilip hayata geçirilmeyen sorunları artık kangrene dönüştü.

İşsizlik büyüyor, gençler göç ediyor, üretim zayıflıyor ve bölgenin turizm potansiyeli hâlâ masada bekliyor.

Her seçim döneminde aynı sözleri duyuyoruz: “Karpaz’ı kalkındıracağız, göçü durduracağız, işsizliği azaltacağız” Fakat bu sözlerin hiçbirinin sahada karşılığı yok.

Çünkü Karpaz’ın gerçek kaderini değiştirecek iki kritik adım yıllardır hasır altı ediliyor; Yenierenköy’de yapılması planlanan İstanbul Teknik Üniversitesi kampüsü ve Dipkarpaz’da yılan hikâyesine dönen, çürümeye terk edilmiş Girne Amerikan Üniversitesi inşaatı.

Bu iki kampüs hayata geçirilebildiği anda, devletin yıllardır dile getirdiği hedeflerin tamamı için somut bir adım atılmış olacak. Ama ne yazık ki yıllardır bu adımlar atılmadı ve ihtiyaçlar göz ardı edildi.

Göçü durduracağız diyorsunuz ya…

İşte göçü durduracak en güçlü, en kalıcı çözüm burada duruyor. Karpaz bölgesinde işsizlik sadece ekonomik bir sorun değil, sosyal bir çöküşün habercisidir.

Gençler iş bulamadığı için değil, geleceğini göremediği için göç ediyor, aile kuramıyor, kök salamıyor.

Bölgede üretim yapan çiftçi, hayvancı, arıcı, balıkçı yıllardır kendi kaderine terk edilmiş durumda. Tam da bu nedenle, bu iki üniversitenin aktif hâle gelmesi yalnızca eğitim yatırımı değil; bölge için ekonomik ve sosyal bir can suyu anlamına geliyor.

Üretim yapmaya çalışan ve kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan bölge için her iki taraftan bakmak çok önemli.

Bu kampüslerde açılacak Ziraat, Turizm ve Denizcilik fakülteleri Karpaz’ın kaderini bilimle yeniden şekillendirir. Ziraat Fakültesi üretimi modernleştirir; tarım, hayvancılık, balıkçılık ve arıcılık bilimsel temel kazanır.

Turizm Fakültesi bölgenin doğasını, kültürünü, tarihini gerçek anlamda markalaştırır; günübirlik pansiyonculuk değil, sürdürülebilir ve nitelikli turizm gelişir.

Denizcilik Fakültesi balıkçılığı modernleştirir, bilinçli avcılık yapılır ve yeni iş kollarının önünü açar. Bu fakülteler yalnızca bölümler değildir; Karpaz’ın ekonomik kalkınması ve sosyal alanda gelişmesi demektir.

Bugün devlet yetkilileri gerçekten “Karpaz’ı kurtaracağız” diyorsanız, işte yapmanız gereken tam olarak budur. Bahane de yok, mazeret de.

Reçete gözünüzün önünde duruyor. Karpaz’ın kaderi için mucize beklemeye gerek yok. Yıllardır duran iki projenin hayata geçirilmesi yeterli. Eksik olan tek şey istektir, iradedir, samimiyettir.

Siyasetin artık kaçacak alanı kalmadı. Karpaz için gerçekten adım atmak mı istiyorsunuz? O hâlde yıllardır oyalanan bu iki üniversiteyi tamamlayın, bölümlerini açın, bilimi bölgeyle buluşturun ve Karpaz’ın kaderini değiştirecek gerçek kalkınmayı başlatın. Çünkü niyet varsa yol belli, reçete ortada.

Güneşin Doğduğ Yerden Herkese Selam Olsun.













Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu