Yerel Seçimler Yaklaşırken

Yerel seçimler bizim için son derece önemlidir. Ancak bu önemi yalnızca sandık günüyle sınırlamak büyük bir eksiklik olur.
Belediyelerin bugün içinde bulunduğumuz en zor dönemlerde sahada etkin rol alması; hizmet üretmesi, istihdam yaratması ve sosyal alanlar açması artık bir tercih değil, zorunluluk olmuştur.
Yerel hizmet; oturarak, makamda bekleyerek yapılmaz. Yerel hizmet sahada olmayı ister. Her an, her saniye halka dokunmayı gerektirir.
Özellikle kırsalda yaşayan halk, devletten önce belediyeyi bilir, belediyeyi muhatap alır. Bu gerçeği görmezden gelmek mümkün değildir. Bu bakımdan ekonomik olarak kendi ayakları üstünde duran ve kurumsal yapıya kavuşan belediye anlayışı şarttır.
Belediyeler, Belediye hizmetleri, Belediye tesisleri gibi yerler, kişi ya da kişilere göre sahip çıkılacak yapılar değildir.
Belediye, seçilen aday kim olursa olsun halkındır. Daha da önemlisi, belediyelere yalnızca seçim dönemlerinde değil, her dönemde halk olarak sahip çıkmak gerekir.
Bana göre belediyecilik artık kabuk değiştirmeli, üzerindeki bazı kamburları atmalıdır. Bunun gerçekleşmesi için de o bölgede yaşayan halkın talepkâr olması şarttır.
Seçilecek başkan ve meclis üyeleri nitelikli, işini bilen, uzman kişiler olmalıdır ki yerel halk gerçekten hizmet alabilsin.
Evde oturarak sosyal medyadan eleştirme dönemi bitmiştir. Hizmet istiyorsak, talepkâr olacağız. Mevcut yapıyı eleştirmek her zaman kolaydır.
Bunu yaparken dahi ne istediğimizi, çözüm önerililerimizi ortaya koyamazsak hiç bir anlam kalmaz. Şartları ve koşulları ön plana alarak, doğru olanı konuşacağız.
Halk bugüne kadar doğru kararları zamanı geldiğinde vermiştir, bundan sonra da vermeye devam edecektir. Kimi, ne zaman, hangi anlayışla seçtiysek; ortaya çıkan yönetimler de buna göre şekillenmiştir.
Artık talepler sadece kaldırım, betonarme yapılar ve geri dönüşü olmayan projelerle sınırlı kalmamalıdır. Bunun yerine bölgesel zenginliklere katma değer katan, maddi geri dönüşü olan, akıllı ve yerinde projeler üretilmelidir.
Her koşulda stratejik planlama önceden yapılmalıdır. Belediyelerin en büyük avantajı, kesintisiz dört yıllık bir çalışma süresine sahip olmalarıdır. Bu süreyi doğru kullanmak; planlama yapmak, gerçekçi bir vizyon ortaya koymak şarttır.
Daha zaman var ama şimdiden söyleyeyim; zaman, birbirimizi yeme zamanı değil. Kurumsal yapı etrafında birleşerek, doğru karar verme ve irade ortaya koyma zamanıdır.
Halk ne karar verirse, doğru o dur.
Sonuç olarak yine aynı noktaya geliyoruz; Ne talep edersek, nasıl bir yönetim istersek, onu buluruz.



















