InstagramKöşe Yazarlarımız

Zaferburnu Yolu: Bir Bölgenin Umudu







Yıllardır bölgenin en temel sorunlarından biri olarak dile getirdiğimiz Zaferburnu yolu nihayet tamamlanıyor.

Bu gelişme, ilk bakışta sıradan bir altyapı yatırımı gibi görülebilir. Oysa Karpaz gibi üretimle ayakta duran, turizmle nefes alan bir bölgede yol demek; ekonomi demektir, hareket demektir, umut demektir.

Karpaz’ın meselesi aslında uzun süredir nettir: Bölgenin ekonomik olarak güçlenmesi. Bunun için de katma değer yaratacak projelere ihtiyaç var.

Yıllardır konuşulan ama bir türlü tamamlanamayan Girne Amerikan Üniversitesi’nin Dipkarpaz kampüsü buna en somut örneklerden biri. Yine Y. Erenköy’de yüzlerce dönüm arazi tahsis edilen İstanbul Teknik Üniversitesi kampüs alanı da yıllardır beklenen hayallerden biri.

Bu projeler hayata geçtiğinde elbette bölgeye önemli katkılar sağlayacaktır; ancak bugün itibarıyla Karpaz halkının günlük hayatına doğrudan dokunan somut gelişme Zaferburnu yoludur.

Bölge halkının büyük bir kısmı tarım ve hayvancılıkla geçiniyor. Bunu da zaferburnu bölgesinde yapıyor. Sabahın erken saatlerinde yola çıkan üretici için asfaltın kalitesi sadece konfor meselesi değil ki. O yol; mazot gideridir, araç bakım masrafıdır, zaman kaybıdır, bazen de kazadır.

Kötü yol demek, her anlamda maliyetin artması demektir. Maliyet arttıkça da kazanç azalır. Kazanç azaldıkça üretici kendinden veriyor. Üretici zatıflafıkça bölge zayıflar.

Zaferburnu yolu aynı zamanda orada faaliyet gösteren küçük esnafın da kader yoludur.

Bölgedeki işletmelerin çoğu günübirlik ya da kısa süreli gelen ziyaretçilere bağlıdır. Yol kötü olduğunda insanlar gelmek istemez.

Senede beş kez gelirim” diyen bir ziyaretçi, yolun zahmeti nedeniyle bir kezle yetinir. Bu sadece bir ziyaretçinin tercihi değildir; bu, esnafın beş günlük kazancının bir güne düşmesi demektir.

Turizm, Karpaz için büyük otellerden ibaret değildir. Burada turizm; küçük bir restorandır, bir kahvehanedir, bir bakkaldır, bir pansiyondur.

Yol ne kadar güvenli ve konforlu olursa, bölgeye erişim o kadar kolaylaşır. Erişim kolaylaştıkça ziyaretçi sayısı artar. Ziyaretçi arttıkça para bölgede kalır. İşte katma değer dediğimiz mesele tam olarak budur.

Elimizde aslında malzeme var. Doğal güzellik var, üretim var, kültür var, emek var. Ancak bunlara erişimi kolaylaştırmadığınız sürece ekonomik karşılığını alamazsınız.

Ürettiğiniz hellimi, sütü, eti, zeytini, balı pazara daha hızlı ve daha düşük maliyetle ulaştıramazsanız; sahilinizi, doğanızı, huzurunuzu insana rahatça sunamazsanız; potansiyeliniz kâğıt üzerinde kalır.

Zaferburnu yolu bu anlamda sadece bir asfalt çalışması değildir. Ekonomik kalkınma ve yerelden kalkınma demektir.

Eğer bu yaklaşım her anlamda devam ederse, Karpaz’ın kaderi değişir. Çünkü kalkınma büyük laflarla değil, küçük ama doğru adımlarla gelir.

Elbette yol tek başına mucize yaratmaz. Ancak doğru planlama, üreticiye destek, turizmi çeşitlendirme ve yarım kalan projelerin tamamlanmasıyla birlikte düşünüldüğünde bu yatırım bölge için gerçek bir can suyu olacaktır.

Bu yılın Karpaz halkı için daha kazançlı geçeceğine inanıyorum.

Doğru bir planlama ile üreticinin yüzünün güldüğü, esnafın kepengini umutla açtığı, ziyaretçinin memnun ayrıldığı bir sezon mümkün.

Yeter ki yapılan yatırımlar sürdürülebilir olsun ve bölgenin ihtiyaçları gözetilerek planlansın.

Zaferburnu yolu konusunda emeği geçen, sürecin her aşamasında katkı koyan herkese teşekkür etmek gerekir.

Çünkü bazen bir yol sadece bir yolu değil, bir bölgenin geleceğini de açar.

Güneşin Doğduğu Yerden, Herkese Selam Olsun.













Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu