InstagramKöşe Yazarlarımız

Çorbada Tuzu Olmayanlar







Yerel seçimler yaklaştıkça, garavulli misali bir anda ortaya çıkanları gördükçe insanın ister istemez yüzünde bir tebessüm beliriyor.

Çünkü bu tablo yeni değil. Her seçim döneminde sahneye çıkan, sonra ortadan kaybolan o tanıdık yüzler yine görev başında.

Oysa bizim hikâyemiz başka. Bizim derdimiz hiçbir zaman makam, mevki ya da isim yapmak olmadı. Hayatımız; bölgesel sorunlarla, memleket meseleleriyle, bu topraklara gerçekten fayda sağlamak isteyen insanlarla aynı safta durma çabasıyla geçti.

Sokakta olduk, sokağın dilini bildik. Tozunu, toprağını yuttuk. Kolay zamanlarda değil, zor zamanlarda oradaydık.

Hiçbir çıkar beklemeden mücadele edenlerin, bedel ödeyenlerin, gençliğe bir şeyler kazandırmak için uğraşanların yanında olmaya çalıştık.

Çünkü bu memlekette kimin ne yaptığı, kimin ne yapmadığı gizli kalmaz. Hele ki bizim gibi küçük yerlerde herkes birbirini bilir, herkesin durduğu yer bellidir.

Şimdi soruyoruz; İvme düştüğünde ortadan kaybolanlar, işler kötüye gittiğinde sesi çıkmayanlar, bugün ne oldu da yeniden sahneye çıktı?

Altın Kumsal’da emekçilerin yerleri yıkılırken neredeydiniz?

Yollar, sokaklar berbat haldeyken neden tek kelime etmediniz?

Karpaz’da GAÜ açılmadığında, Y. Erenköy’de İTÜ’ye tonla arazi verildiğinde sesiniz neden çıkmadı?

Belediyeler kapanırken, işsizlik artarken, gençler bir bir göç ederken neredeydiniz?

Gençler için mücadele edilen futbol maçlarında dahi ortalıkta olmayanlar, bir kuruş destek vermeyenler, şimdi hangi yüzle halkın karşısına çıkıyor?

Sokaktan uzak duran, bölgesel sorunlara sırtını dönen, zor günlerde ortada olmayanların bugün “biz buradayız” demesi kimseyi ikna etmiyor. Çünkü bu halk saf değil. Kimin ne zaman nerede durduğunu çok iyi biliyor.

Sosyal medyada yapılan şovlar, yaratılmaya çalışılan algılar, süslü cümleler…

Bunların hiçbiri gerçeğin yerini tutmaz. Samimiyet, kriz anlarında ortaya çıkar. Zor zamanlarda belli olur. Bugün yaşadığımız en büyük sorun da tam olarak budur; samimiyet eksikliği.

Açık konuşmak gerekirse, hayatımda bu kadar yapay, bu kadar hesaplı bir döneme pek rastlamadım. Bu durum sadece beni değil, bu memleketi gerçekten önemseyen herkesi üzmektedir. Ama bilinmelidir ki, bu sahte rüzgâra prim vermemek için mücadelemiz sürecek.

Biz sokaktan geldik. Sokağın ne demek olduğunu, halkın ne yaşadığını biliyoruz. Ve en önemlisi, geldiğimiz yeri unutanlardan olmadık, olmayacağız. Çünkü bu yol, günübirlik hesapların değil, uzun soluklu mücadelenin yoludur.

Sessiz olan ama aynı duyguları taşıyan birçok yol arkadaşımız olduğunu da biliyoruz. Belki yüksek sesle konuşmuyorlar ama doğruyu görüyorlar.

Ve bu yolda birlikte yürümeye devam edeceğiz.

Son olarak, yolda bulduklarını, yola çıktıklarına tercih eden bazı yöneticilere de bir sözümüz var; Bu yol, güvenin ve sadakatin yoludur. Buz üstünde yürüyenlerle bu mücadele verilmez. Gün gelir, o buz erir ve herkes gerçek zemini görmek zorunda kalır.

Bizim yolumuz belli. Duruşumuz net.

Güneşin doğduğu yerden, herkese selam olsun.













Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu