
Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri, Avukat Cansu Nazlı, Türkiye‘de; siyasi mizah yapan komedyen Deniz Göktaş‘ın tutuklanma sürecine işaret ederek, geçtiğimiz büyük kesimlerin itiraz ettiği, “basına sansür” niteliği taşıyan Ceza Muhakemeleri Usulü Değişiklik Yasası‘nın 23B maddesine işaret etti. Nazlı, bu olayın Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşanması durumunda, Göktaş’ın adının ve fotoğraflarının yayımlanamayacağını belirterek, “Deniz’in adını açık yazmak ve fotoğrafını paylaşmak; toplum nezdinde Deniz’i suçlu ilan etmek anlamına mı gelecekti yoksa başına bir şey gelmemesi için sürecin takipçisi olmak anlamına mı gelecekti?” diye sordu
Nazlı: Burada yaşansaydı fotoğraf ve açık ismi yayımlanamayacaktı
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Nazlı, Türkiye’de; komedyen Deniz Göktaş’ın adliyeye sevk edilerek yargılanması haberlerinin gündemin önemli bir bölümünü oluşturduğuna dikkat çekerek, o kadar ki, yerel gazetelerin de bu haberlere kendi haber sitelerinde yer verdiklerine işaret etti.
Ancak Deniz Göktaş Kıbrıs’ın kuzeyinde mahkemeye çıkarılmış olsaydı; Ceza Muhakemeleri Usulu Yasası’nın 23’üncü maddesinin b bendine göre Deniz’in açık ismini yazmanın da fotoğrafını paylaşmanın da suç olacağını ve bu maddenin Deniz’in masumiyet karinesini korumak için uygulanacağını söyledi.
Nazlı, “Hatta desteklemek için bile olsa Deniz’in açık ismini kullanarak veya fotoğrafını paylaşarak cezai olarak yargılandığını sosyal medya profilimizde yazsak bu da suç olacaktı” dedi.
“Deniz’in adını açık yazmak ve fotoğrafını paylaşmak; Deniz’i suçlu ilan etmek anlamına mı gelecekti yoksa başına bir şey gelmemesi için sürecin takipçisi olmak anlamına mı gelecekti?”
“Bir düşünün Deniz’e ne olduğunu açık isim ve fotoğrafıyla toplum olarak bilmemiz mi onu korurdu, yoksa fotoğrafının blurlanarak baş harfleriyle verilen bir mahkeme haberi mi?” diye soran Nazlı, Deniz’in adını açık yazmanın ve fotoğrafını paylaşmanın; toplum nezdinde Deniz’i suçlu ilan etmek anlamına mı geleceğini yoksa başına bir şey gelmemesi için sürecin takipçisi olmak anlamına mı geleceğini sordu.
Nazlı, “Deniz’in komedi gösterisinde kullandığı ifadelerden dolayı cezai olarak yargılanması haber değeri olan bir şey mi yoksa gizlenip saklanmasını isteyeceğimiz bir şey mi? Sanıyorum 23 b maddesiyle ilgili az da olsa kafa karışıklığı olan herkes 23 b’nin kaldırılmasını savunanlar ile bu sorulara aynı yanıtları verecektir” dedi.
“Bu madde masumiyet karinesi korumadığı gibi, siyasi dava getirilen sanıkların adil yargılanması için basının denetim görevini görmesini de engellemektedir”
Nazlı sözlerini şöyle sürdürdü;
“Deniz’in gösterisi sırasında sözlerinden dolayı cezai olarak yargılanması ne kadar ifade özgürlüğünü ihlal ediyorsa; ona haksız şekilde getirilen bu ceza davasının haberinin sansürlenmesi ve böyle bir haberi yapan gazeteciyi cezai olarak yargılamak da o kadar ifade özgürlüğünü ihlal edicidir.
Bu yüzden ilgili madde kendi başına masumiyet karinesi korumadığı gibi, siyasi olarak dava getirilen sanıkların adil yargılanması için basının denetim görevini görmesini de engellemektedir. 23B’nin kaldırılması bu sebeple de elzemdir!
Son olarak Deniz Göktaş’ın iktidara meydan okuyan tavrını selamlar, diktatörlük koşullarında korkuyu yerine cesareti bulaştırmayı seçtiği için en derin dayanışma duygularımla kucaklarım! #23bMaddesiKaldırılsın #DenizGöktaşSerbestBırakılsın”




















