
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Fransız Mahkemesi‘nin, Kıbrıs Cumhuriyeti‘nin talebiyle Kıbrıs’ın kuzeyinde emlakçılık yapan Litvanya uyruklu bir kişinin iadesine karar verdiğine işaret ederek, dikkat çeken bir çıkış yaptı. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres‘in çabalarına destek açıkladığı bir dönemde, hukuku siyasetin enstrümanı haline getirme girişimlerinin devam etmesinin kabul edilebilir olmadığını belirten Erhürman, “Kıbrıs Türk tarafının da mülkiyet konusunda hukuku siyasetin enstrümanı haline getirme olanakları” olduğunu söyledi
Erhürman: Mülkiyet sorununun Rumların Türklere veya Türklerin Rumlara açacağı davalarla çözüme ulaştırılması mümkün değildir
Sosyal medya hesbaından açıklama yapan Erhürman, Kıbrıs Rum Liderliği’nin mülkiyet ile ilgili konularda hukuku siyasetin enstrümanı haline getirme çabalarının devam ettiğini söyleyerek, göreve gelmesinin çok öncesinden beri söylediğini tekrarladığını ve “Kıbrıs’ta mülkiyet sorununun Rumların Türklere veya Türklerin Rumlara karşı açacağı davalarla çözüme ulaştırılması mümkün değildir. Çünkü sorun siyasi sorunun bir parçasıdır ve bu, müzakerelerin kapsamından da bellidir” dediğini belirtti.
Kıbrıslıtürklerin, 2004’te ve 2017’de en açık şekilde çözüm iradelerini ortaya koyduklarını ve çözüme ulaşılmış olsaydı, mülkiyet meselesinin çözüm sürecinin de başlayacağının ve bugüne kadar epeyce yol alınmış olacağının da herkesin malumu olduğunu söyleyen Erhürman, “Kıbrıs Türk tarafı buna karşın Kıbrıs Rum tarafının bugüne kadar hala yapmamış olduğu bir şeyi yaparak, uluslararası hukuk çerçevesinde, çözüme kadarki dönemde iade, takas ve tazminat çarelerini devreye sokacak Taşınmaz Mal Komisyonu’nu da kurmuştur” dedi.
“Kıbrıs Türk tarafının da; hukuku siyasetin enstrümanı haline getirme olanakları var”
Bütün bunlara karşın, özellikle de tüm tarafların Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in çabalarına destek açıkladığı bir dönemde, hukuku siyasetin enstrümanı haline getirme girişimlerinin devam etmesinin kabul edilebilir olmadığını belirten Erhürman, Kıbrıs Türk tarafı olarak; mülkiyet konusunda hukuku siyasetin enstrümanı haline getirme olanakları olduğunun da herkesin malumu olduğunu hatırlattı.
Erhürman, “Çağrım bir kez daha aynıdır; Hukuku siyasetin enstrümanı haline getirerek tek tek bireylerin mağduriyetleri üzerinden pozisyon oluşturma ya da iç siyasette başarı hikayesi yazma çabalarından vazgeçilsin. Samimiyet varsa, mülkiyet sorununun da çözümünü beraberinde getirecek kapsamlı çözüm çabalarına odaklanılsın” dedi.
“Kimse bu konularda yapacak hiçbir şeyimiz olmadığı zehabına kapılmasın”
“Bu adada ne kayıplar yalnızca Rum kayıplardır, ne de mülkiyet konusunda mağdur olan bireyler yalnızca Kıbrıslırumlardan ibarettir! Tek tek bireyleri hedef alan ve Kıbrıs sorununun hesabını onlara kesecek şekilde hukuku siyasetin aracı haline getiren yaklaşımlara sıcak bakmadık” diyen Erhürman şöyle devam etti;
“Ama kimse de, bu konularda yapacak hiçbir şeyimiz olmadığı zehabına kapılmasın; bu noktadan hareketle oluşturulmaya çalışılan pozisyonları kabul edeceğimiz yanılgısına düşmesin.
Sorun yalnızca Kıbrıslırumların değil, Kıbrıslıtürklerin de sorunudur ve çözüm samimiyettir! Kıbrıs Türk tarafı olarak hem Sn. Guterres’in çabalarına samimiyetle destek vermeye devam edecek hem de çözümsüzlük ortamında mülkiyet sorunu ile ilgili çok yönlü hazırlıklarımızı hızla sürdüreceğiz”




















