InstagramKıbrısManşetSiyaset

İncirli: Guterres’in ziyareti son bir deneme değil, çözüm sürecinin başlangıcı olmalıdır







Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs’a gerçekleştireceği ziyaretin, 16 yıl sonra bir ilk olduğuna işaret ederek, Guterres’in görev süresi dolmadan bir barış mirası bırakma arzusunun anlaşılır bir durum olduğunu vurguladı.

İncirli, Kıbrıslıtürklerin müzakere tecrübesine işaret ederek, bu kez öncekilerden daha farklı, yenilikçi, sonuç odaklı, takvimli, güven artırıcı önlemler ve somut ilerlemeler üreten, adım adım çözüme ulaşılabilecek bir sürecin hayat bulması gerektiğini kaydetti

İncirli: 16 yıl sonra bir BM Genel Sekreteri adaya geliyor

Sosyal medya hesabından açıklama yapan İncirli, Kıbrıs sorununun, yarım asrı aşkın süredir BM gündeminde, BM Genel Sekreterleri ise Kıbrıslıtürklerin siyasi ve toplumsal belleğinde yerini aldığını söyleyerek, özellikle 2002-2004 yılları arasında Kofi Annan’ın yürüttüğü yoğun diplomatik çabaları unutmanın mümkün olmadığını belirtti.

Annan döneminin ardından, BM Genel Sekreteri olarak adayı en son ziyaret eden ismin Ban Ki-moon olduğunu hatırlatan İncirli, 16 yıl sonra BM Genel Sekreteri yeniden adaya geldiğine işaret etti.

İncirli, “Antonio Guterres, Kıbrıs sorununa çözüm çabalarını canlandırmak amacıyla 27-29 Temmuz 2026 tarihleri arasında ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Kişisel temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar bir süredir taraflar ve garantör ülkeler arasında mekik diplomasisi yürüterek siyasi ve teknik altyapıyı hazırlamaktaydı” dedi.

“Guterres’in görev süresi dolmadan bir “barış mirası” bırakma arzusu anlaşılır bir durumdur”

Kamuoyunda “Neden şimdi?” sorusunun yaygın bir şekilde sorulduğunu, elbette Guterres’in 2026 sonunda dolacak olan görev süresi öncesinde bir “barış mirası” bırakma arzusuna sahip olmasının anlaşılır bir durum olduğunu söyleyen İncirli, “Ama süreci tetikleyen ve BM’ye harekete geçmek için cesaret ve siyasi motivasyon veren asıl unsur, Ekim 2025’te Sn. Tufan Erhürman’ın Cumhurbaşkanı seçilmesiyle Kıbrıslı Türklerin güçlü çözüm iradesinin yeniden tescillenmiş olmasıdır” dedi.

Ayrıca Doğu Akdeniz’deki jeopolitik durumun da bu sürecin bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren İncirli, “Kıbrıs sorununun çözümü, bölgesel barış, istikrar, güvenlik ve ortak refahın temelini oluşturacak yeni bir jeopolitik mimarinin inşası açısından da büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

“Öncekilerden farklı, somut ilerlemeler üreten bir sürecin hayat bulması gerekiyor”

“Beklentimiz, Sn. Guterres’in ziyareti ile birlikte adamızı adım adım çözüme taşıyacak sürecin başlamasıdır” diyen İncirli, müzakere tarihinden edinilen çok önemli tecrübeler olduğunu, bu tecrübeler ışığında, öncekilerden farklı, yenilikçi, sonuç odaklı, takvimli, güven artırıcı önlemler ve somut ilerlemeler üreten, adım adım çözüme ulaşılabilecek bir sürecin hayat bulması gerektiğini kaydetti.

İncirli, “Kıbrıslıtürklerin siyasi eşitliği ve güvenliğinden ödün vermeden, iki toplumlu, iki bölgeli ve siyasi eşitliğe dayalı federal çözüm, yurdumuzda kalıcı barış, istikrar ve ortak refahın temelini oluşturacak, köprüler kurarak bölgesel iş birliklerine imkan sağlayacaktır. Sayın Guterres’in kararlılığına ve saygın liderliğine olan güvenimizi yinelerken; bu ziyaretin son bir deneme ya da bir veda değil, bizi adım adım çözüme götürecek sürecin başlangıcı olarak okunması gerektiği yönündeki güçlü inancımızı paylaşırız” dedi.















Başa dön tuşu