InstagramKıbrısManşetYaşam

Yücel: Toplumun; çözüme destek verirken sürece ve sonuçlara dair çekinceleri bulunuyor







Göç, Kimlik ve Hak Çalışmaları Merkezi (CMIRS); her 3 ayda bir düzenli olarak gerçekleştirdiği anketin son çalışmanın ilk bölümü yayımlandı. Anket sonuçları, Kıbrıslıtürk toplumunun yüzde 75.94’le “iki toplumlu, iki kesimli siyasi eşitliğe dayalı federasyonu” kabul edilebilir bulduğunu ancak uygulanma süreci ve olası sonuçlarına ilişkin çekinceler taşıyor.

Sonuçlara göre; yüzde 88.38’lik kesim Kıbrıs sorunundaki belirsizliği kaygı verici buluyor, yüzde 91,98’lik kesim ise Kıbrıs sorununun ekonomik gelişmeyi yavaşlatacağını düşünüyor.

Katılımcılar yüzde 65.9’la çözüm iradesini net şekilde ortaya koyarken, müzakerelerin sonuçsuz kalmasını kaygı verici bulanların oranı da yüzde 82,36’yı buluyor.

Bulgular, Kıbrıslıtürklerin çözüm arayışını sürdürürken aynı zamanda belirsizliklerin azaltılmasını, uluslararası güvence mekanizmalarının güçlendirilmesini ve toplumlararası güvenin artırılmasını öncelikli beklentiler arasında gördüğünü ortaya koyuyor

(Bu çalışma Haziran 2026 döneminde 500 kişi ile yüz yüze anket şeklinde yürütülmüş olup CMIRS’ün her 3 ayda bir düzenli olarak gerçekleştirdiği çalışmanın devamıdır. CMIRS olarak her üç ayda bir düzenli olarak Kıbrıslıtürklerin siyasi güven, sosyal güven, bireysel özgüven ve mutluluk algısını ölçmekte ve bu oranların zaman içerisinde birbiriyle ilişkisi yanında yaşadığımız gelişmelerden ne şekilde etkilendiğini de gözlemlemekteyiz. Bu çalışma 3 bölüm şeklinde yayınlanacaktır)

Yücel: Katılımcıların yüzde 65,09’unun çözüm yönünde irade ortaya koyuyor

CMIRS Direktörü Mine Yücel, anketin ilk bölümüyle ilgili yaptığı değerlendimede; Araştırma sonuçlarının Kıbrıslıtürk toplumunda Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğüne yönelik güçlü bir memnuniyetsizlik bulunduğunu ve toplumun önemli bir çoğunluğunun bir anlaşmaya ulaşılmasını istediğini ortaya koyduğuna dikkat çekti.

Katılımcıların yüzde 65,09’unun çözüm yönünde irade ortaya koymasının; mevcut statükonun toplumun önemli bir kesimi tarafından sürdürülebilir görülmediğini gösterdiğine işaret eden Yücel, bu bulgunun mevcut durumun devamını kabul edilemez bulanların yüzde 59,96’lık oranıyla da desteklendiğini belirtti.

“Yüzde 75.94’lük kesim federasyon modelini kabul edilebilir buluyor”

Yücel’in değerlendirmesi şöyle devam etti;

“Çözüm modellerine ilişkin değerlendirmeler incelendiğinde, en yüksek kabul düzeyinin iki toplumlu, iki kesimli ve siyasi eşitliğe dayalı federasyon modelinde (yüzde 75,94) olduğu görülmektedir.

Federasyon modelinin diğer alternatiflerin önünde yer alması, toplumun geniş bir kesiminin uluslararası parametreler çerçevesinde şekillenen çözüm seçeneklerine açık olduğunu göstermektedir.

“Konfederal çözümü kabul edilebilir bulanların oranı yüzde 61.37”

Bununla birlikte konfederal çözüm modelinin de yüzde 61,37 oranında kabul edilebilir bulunması, toplumun farklı çözüm seçeneklerini değerlendirmeye hazır olduğunu ortaya koymaktadır.

Buna karşın üniter devlet modelinin yalnızca yüzde 25,95 oranında kabul görmesi, bu seçeneğin toplumsal destek açısından oldukça zayıf kaldığını fakat bu desteğin de geçmiş yıllara kıyasla giderek yükselmekte olduğunu göstermektedir.

“Yüzde 50.31’lik kesim Kıbrıslırumlarla yeniden yaşayabileceğini söylüyor”

Dikkat çeken bir diğer bulgu ise Kıbrıslırumlarla yeniden birlikte yaşamayı kabul edilebilir bulanların oranının yüzde 50,31 olmasıdır. Bu oran toplumun yaklaşık yarısının birlikte yaşam fikrine olumlu yaklaştığını gösterirken, diğer yarısının çekincelerini koruduğunu da ortaya koymaktadır.

Dolayısıyla çözüm iradesi yüksek olmakla birlikte toplumsal güvenin ve karşılıklı ilişkinin halen güçlendirilmeye ihtiyaç duyduğu söylenebilir.

Araştırmada yer alan kaygı göstergeleri ise Kıbrıs sorununun yalnızca siyasi değil, ekonomik, sosyal ve güvenlik boyutlarında da ciddi bir endişe kaynağı olmaya devam ettiğini göstermektedir.

“Müzakerelerin sonuçsuz kalmasını kaygı verici bulanların oranı yüzde 82,36”

Katılımcıların yüzde 88,38’i mevcut belirsizlikten kaygı duyarken, müzakerelerin durması veya sonuçsuz kalmasını kaygı verici bulanların oranı yüzde 82,36’dır. Bu veriler, toplumun çözümsüzlüğü giderek daha büyük bir risk olarak değerlendirdiğini göstermektedir.

“Yüzde 91,98’lik kesim, Kıbrıs sorununun ekonomik gelişmeyi yavaşlatacağını düşünüyor”

Ekonomik ve uluslararası gelişmelere ilişkin kaygılar ise daha da yüksek seviyededir. İzolasyonların ve kısıtlamaların artma ihtimalini kaygı verici bulanların oranı yüzde 92,58, Kıbrıs sorununun ekonomik gelişmeyi yavaşlatacağını düşünenlerin oranı yüzde 91,98 ve Doğu Akdeniz’deki enerji ve güvenlik gelişmelerinden kaygı duyanların oranı yüzde 90’ın üzerindedir.

“Toplumun; çözüm fikrine destek verirken uygulanma süreci ve olası sonuçlarına ilişkin çekinceleri bulunuyor”

Benzer şekilde Güney Kıbrıs’ın son dönemde yaptığı enerji ve güvenlik anlaşmalarını kaygı verici bulanların oranının yüzde 92,39’a ulaşması, bölgesel gelişmelerin toplum tarafından yakından takip edildiğini ve geleceğe yönelik belirsizlik hissini artırdığını göstermektedir.

Araştırmada dikkat çeken bir diğer nokta ise çözüm modelleri ile kaygılar arasındaki ilişkiye dairdir.

Federasyon modeli yüksek oranda kabul edilebilir bulunmasına rağmen (yüzde 75,94), olası federal çözümü kaygı verici bulanların oranının da yüzde 63,52 olması, toplumun çözüm fikrine destek verirken çözümün uygulanma süreci ve olası sonuçlarına ilişkin önemli çekinceler taşıdığını göstermektedir.

“Yüzde 44,09 iki devletli çözümü kaygı verici buluyor”

Benzer şekilde iki devletli çözümü kaygı verici bulanların yüzde 44,09 olması da toplumun mevcut alternatiflerin tamamına belirli ölçülerde temkinli yaklaştığını ortaya koymaktadır. Bu durum, toplumun belirli bir modeli koşulsuz desteklemekten ziyade, güvenlik, ekonomi ve siyasi istikrar sağlayacak uygulanabilir bir çözüm arayışında olduğunu düşündürmektedir”

Anket sonuçları

Kıbrıs sorununun çözümü

Ankete katılanların yüzde 65.09’u Kıbrıs sorununun çözümü için bir anlaşma olmasını istediğini belirtmiştir.

Çözümle ilgili detaylı sorulara bakıldığı zaman ise mevcut durumun devamını kabul edilmez bulanların oranı yüzde 59.96 olmuştur.

Kıbrıslırumlarla yeniden birlikte yaşamayı kabul edilebilir bulanların oranı ise yüzde 50.31 olmuştur.

İki toplumlu, iki kesimli siyasi eşitliğe dayalı federasyonu kabul edilebilir bulanların oranı ise yüzde 75.94’’tür.

Olası bir konfederal çözümü kabul edilebilir bulanların oranı ise yüzde 61.37’dir.

Buna karşılık üniter bir devlet yapısı içerisinde olası bir çözüm modelini kabul edilebilir bulanların oranı yüzde 25.95 olmuştur.

Kıbrıs sorunu ile ilgili kaygılar

Ankete katılanların yüzde 88.38’i Kıbrıs sorunundaki belirsizliği kaygı verici bulmaktadır.

Benzer bir şekilde ankete katılanların yüzde 82.36’sı Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik müzakerelerin durması veya sonuçsuz kalmasını kaygı verici buluğunu belirtmiştir.

Ankete katılanların yüzde 73.35’i Türkiye’nin Kıbrıs’ın kuzeyi üzerinde artan etkisinden kaygı duyduğunu belirtmiştir.

Ankete katılanların yüzde 87.17’si uluslararası aktörlerin tutumlarını kaygı verici bulduğunu belirtmiştir.

Olası bir federal çözümü kaygı verici bulduğunu belirtenlerin oranı ise yüzde 63.52’dir.

Ankete katılanların yüzde 44.09’u 2 devletli çözümü kaygı verici bulması da oldukça dikkat çekicidir.

Mevcut durumun uzun yıllar değişmeden devam etmesini kaygı verici bulanların oranı ise yüzde 86.58 olmuştur.

Gelecekte artabilecek izolasyonlar ve kısıtlamaları kaygı verici bulanların oranı ise yüzde 92.58’dir.

Ankete katılanların yüzde 91.98’i Kıbrıs Sorununun ekonomik gelişmeyi yavaşlatması kaygısını taşımaktadır.

Adada yeniden bir gerginlik ve çatışma ihtimalini kaygı verici bulduğunu belirtenlerin oranı ise yüzde 89.57 olmuştur.

Doğu Akdeniz’deki enerji ve askeri gelişmeleri kaygı verici bulanların oranı ise yüzde 90.78 olmuştur.

Kıbrıs Rum kesiminin son dönemde yaptığı enerji ve güvenlik anlaşmaları ise yüzde 92.39 oranında bir kesim için kaygı vericidir.

Sonuç

Araştırma bulguları, Kıbrıslıtürk toplumunun büyük çoğunluğunun mevcut statükodan memnun olmadığını ve Kıbrıs sorununun çözüme kavuşmasını istediğini açık biçimde ortaya koymaktadır.

Federasyon modeli en yüksek toplumsal kabulü görürken, konfederal çözüm seçeneği de önemli düzeyde destek bulmaktadır. Üniter devlet modeli toplumda oldukça sınırlı bir kabul görmekte olmasına rağmen geçmiş yıllara kıyasla bu seçeneğe yönelik destekte de artış gözlemlenmiştir.

Bu da aslında mevcut duruma yönelik memnuniyetsizliğin çok fazla artmış olduğunun bir göstergesi olarak yorumlanabilir.

Bununla birlikte araştırma, çözüm isteğinin tek başına yeterli olmadığını; toplumun çözüm modellerinin uygulanabilirliği, güvenlik boyutu, ekonomik etkileri ve gelecekte doğurabileceği sonuçlar konusunda önemli kaygılar taşıdığını göstermektedir.

İzolasyonların artması, ekonomik durgunluk, bölgesel güvenlik gelişmeleri ve müzakere sürecinin tıkanması, toplumun en güçlü endişe alanlarını oluşturmaktadır.

Genel olarak değerlendirildiğinde, toplum çözümsüzlüğü sürdürülebilir görmemekte, ancak herhangi bir çözümün kalıcı güvenlik, ekonomik refah ve siyasi istikrar sağlaması gerektiğini düşünmektedir.

Bulgular, Kıbrıslıtürklerin çözüm arayışını sürdürürken aynı zamanda belirsizliklerin azaltılmasını, uluslararası güvence mekanizmalarının güçlendirilmesini ve toplumlar arası güvenin artırılmasını öncelikli beklentiler arasında gördüğünü ortaya koymaktadır.

Bu nedenle gelecekte yürütülecek müzakere süreçlerinin yalnızca siyasi uzlaşıyı değil, toplumun güven ve gelecek kaygılarını da dikkate alan kapsamlı bir yaklaşım benimsemesi büyük önem taşımaktadır















Başa dön tuşu