InstagramKıbrısManşetYaşam

İSG-BİR: İnsan hayatı, hiçbir ihmalin veya maliyet hesabının mazereti olamaz







İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanları Birliği (İSG-BİR), Tarım Bakanlığı‘na bağlı Toprak Ürünleri Kurumu‘na (TÜK) ait, Kumyalı‘daki buğday silosunun çökmesi ve bir emekçinin hayatını kaybetmesi olayının “önlenebilir” olduğunu vurguladı.

Öfkeli ve üzüntülü olduklarını belirten birlik yönetimi; 35/2008 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası‘nda açıkça; “kamu kurumları da dahil olmak üzere her işveren, çalışanların sağlığını ve teknik altyapının güvenliğini sağlamakla yükümlüdür” yazdığını hatırlattı

İSG-BİR: Yaşanan facia basit bir “kaza” veya “talihsizlik” olarak geçiştirilemez!”

Yazılı açıklama yapan birlik, 2 bin 500 ton kapasiteli buğday silosunun çökmesi sonucu emekçi kardeşimiz Lokman Hacıhasanoğlu’nu kaybetmenin derin üzüntüsü ve öfkesi içerisinde olduklarını belirterek, merhuma Allah’tan rahmet; acılı ailesine, çalışma arkadaşlarına ve tüm halka başsağlığı diledi.

Yaşanan bu facianın, basit bir “kaza” veya “talihsizlik” olarak geçiştirilemeyeceğini vurgulayan birlik, KKTC 35/2008 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nda açıkça; “kamu kurumları da dahil olmak üzere her işveren, çalışanların sağlığını ve teknik altyapının güvenliğini sağlamakla yükümlüdür” yazdığını belirtti.

“Sebepleri; yetersiz bakım, yapısal metal yorulması, periyodik denetim eksikliği ve ertelemeler”

Açıklamada, “Ağır sanayi tesisleri, depolar, silolar ve teknik altyapılarda meydana gelen ölümlü iş kazalarının sebepleri arasında yetersiz bakım, yapısal metal yorulması, periyodik denetim eksikliği ve ertelemeler bulunmaktadır. Kamu veya özel sektör gözetmeksizin alınması gereken temel tedbirler sayesinde kazalar önlenebilir” denilerek bu tedbirler şöyle sıralandı;

• Periyodik Teknik Kontrol ve Statik Muayene: Yüksek tonajlı silolar, vinçler, basınçlı kaplar ve ağır iş makineleri sadece gözle kontrol edilmemeli; yetkili mühendisler tarafından tahribatsız muayene yöntemleriyle (ultrasonik testler, x-ray, çatlak kontrolleri vb.) periyodik olarak denetlenmelidir.

• Kapsamlı Risk Değerlendirmesi: İşyerinde statik zayıflama, korozyon, aşırı yükleme veya malzeme yıpranması gibi ihtimaller önceden modellenmeli ve risk haritası güncellenmelidir.

• Bakım-Onarım Planlarının Oluşturulması ve Uygulanması: Reaktif (arıza oluştuktan sonra yapılan) bakım anlayışı terk edilmeli; kestirimci ve koruyucu bakım esas alınmalıdır. Bakım takvimine uyulmayan hiçbir tesisin veya ekipmanın çalışmasına izin verilmemelidir.

• Emniyete Alma ve EKED (Etiketleme, Kilitleme, Emniyete Alma) Prosedürleri: Tehlike arz eden tesis veya yapılarda risk tespit edildiği anda çalışma derhal durdurulmalı, alan güvenli hale getirilmeden içeriye personel sevk edilmemelidir.

• Bağımsız ve Şeffaf Denetim: Kamu işletmeleri dahil olmak üzere tüm tesisler, Çalışma Dairesi ve ilgili meslek odaları (KTMMOB vb.) tarafından aksatılmadan denetlenmeli, denetim raporları arşivlenip şeffaflıkla takip edilmelidir.

“İnsan hayatı, hiçbir ihmalin veya maliyet hesabının mazereti olamaz”

Açıklamada şunlar kaydedildi;

“İnsan hayatı, hiçbir ihmalin veya maliyet hesabının mazereti olamaz. İş kazalarının ve can kayıplarının önüne geçmenin tek yolu; bilimin, tekniğin ve yasanın gerektirdiği periyodik bakım ve denetim mekanizmalarını eksiksiz işletmektir.

Mevcut yasayı, önce Devletin kendisinin Kamu kurum ve kuruluşlarında uygulamalıdır ki, özel sektöre de örnek oluştursun. Bu sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz”















Başa dön tuşu