
Gümrük Çalışanları Sendikası (Güç-sen) Başkanı Ediz Kanatlı, Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı‘nın, “devlet gelirleri yatırım yapmaya yetmiyor, limanları özelleştirmeliyiz” sözlerinin “basiretsizlik” ve “yüzsüzlük” olduğunu vurguladı. Kanatlı, limanların; birkaç şirketin kâr elde ettiği alanlar değil, tüm halkın ortak malı olduğunu söyleyerek, “Yönetenlere hatırlarız ki , çalışanın örgütlü gücünden korkup uygulamaya koyduğunuz grev yasaklarının bitmesine günler kalmıştır. Hükümeti, sermaye yanlısı, halk düşmanı bu politikaları derhal terk etmeye çağırıyoruz” dedi
Kanatlı: Özelleştirme kısa vadede kâr gibi görünse de sadece günü kurtaran bir yaklaşımdır
Yazılı açıklama yapan Kanatlı, limanların ülke ekonomisi, enerji güvenliği, dış ticaret ve lojistik açısından hayati öneme sahip stratejik yerler olduğunu söyleyerek, özelleştirilen limanlarda kısa vadede kâr ediliyor gibi görünse de bunun geçici ve günü kurtaran bir yaklaşım olduğunu vurguladı.
Kanatlı, “Uzun vadede devlet kontrolü kaybediliyor, limanın geliri yabancı sermayeye aktarılıyor ve devlet gelirleri düşüyor. Oysa limanlar halkın malıdır. Özerk bir kamu teşebbüsü modeli, hem verimliliği hem de kamu yararını en iyi şekilde koruyabilir” dedi.
“Arıklı’nın ‘devlet gelirleri yatırım yapmaya yetmiyor, özelleştirelim’ sözleri basiretsizlik ve yüzsüzlüktür”
Devletin, yerel yönetim ve limanda uzun yıllar çalışmış emekçiler ile profesyonellerin liyakat esasıyla oluşturacağı bir yönetiminin, limanı rant odaklı değil, halk yararına yönetebileceğine işaret edern Kanatlı, bu özerk yapının siyasi atamalardan arınmış, kendi kendini yöneten, yerel yönetim ile de birlikte, şeffaf, hesap verebilir ve ülke çıkarlarını ön planda tutacağını vurguladı.
Kanatlı, “Mağusa Limanı’nda dört yıldır doğru düzgün yatırım yapılmaması, başarısız ve vizyonsuz bir hükümetin ürünüdür. 2022 yılından beri Bakan, Erhan Arıklı’nın ‘devlet gelirleri yatırım yapmaya yetmiyor, özelleştirelim’ açıklaması doğru olmadığı gibi, tam bir basiretsizlik ve yüzsüzlüktür. Bu yönetim, limanı kasıtlı olarak çökertip özelleştirmenin önünü açmak, bundan da maddi ve siyasi rant devşirmek istemektedir” dedi.
“Her biri seçim için ayrı tarih veren 3 partinin, ülkeyi uzun yıllar etkileyecek bu kararları alması mantıksızdır”
Kanatlı şöyle devam etti;
“Bu kadar önemli bir stratejik varlığın kaderini, kendi içinde seçim tarihini tartışan ve yakın zamanda seçime gideceğini bilen UBP-DP-YDP hükümetinin tartışmaya açması dahi kabul edilemez. Her biri ayrı seçim tarihi söyleyen bu üç ortaklı koalisyonun, ülkeyi uzun yıllar etkileyecek böyle kararlar alması hiçbir mantık taşımamaktadır.
“Limanın ihtiyacı olan yatırımları yapın, kimanın geleceği şeffaf şekilde belirlensin”
Bu nedenle Mağusa Limanı’nın özel mülkiyete geçişine dair her türlü girişimin derhal durdurulmasını, limanın ihtiyaç duyduğu yatırımların kamu kaynakları ile gerçekleştirilmesini ve limanın geleceğinin çalışanlar, meslek kuruluşları, yerel yöneticiler ve toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla şeffaf bir şekilde ele alınmasını talep ediyoruz.
Limanlar, birkaç şirketin kâr elde ettiği alanlar değil, tüm halkın ortak malıdır. Yönetenlere hatırlarız ki; çalışanın örgütlü gücünden korkup uygulamaya koyduğunuz grev yasaklarının bitmesine günler kalmıştır. Hükümeti, sermaye yanlısı, halk düşmanı bu politikaları derhal terk etmeye çağırıyoruz”



















