InstagramKıbrısManşetSiyaset

Zekai: Kıbrıslılar kendi ülkelerinin kaderini birlikte belirlemeyi hedeflemelidir







Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Genel Sekreteri Adnan Zekai, geniş kapsamlı müzakerelere gidiş yolunda olunduğuna işaret ederek, Kıbrıslıların bu tarihi fırsatı kaçırmamaları gerektiğini vurguladı.

Kendi ülkelerine yabancılaştırılan Kıbrıs Türk toplumunun; mafyatik ilişkilerin hâkim olduğu bir düzenin esiri hâline getirilmek istendiğine dikkat çeken Zekai, Kıbrıslıların; NATO’nun, İsrail’in ya da başka bölgesel güçlerin figüranı olmayı değil; kendi ülkelerinin kaderini birlikte belirlemeyi hedeflemesi gerektiğini vurguladı

Zekai: Statükodan beslenen belli çevreler servetlerine servet katarken, toplum giderek yoksullaştırıldı

Yazılı açıklama yapan Zekai, Kıbrıs Türk toplumunun, tarih boyunca büyük bedeller ödeyerek, direnerek ve sayısız badireyi aşarak varlığını korumayı başardığını ancak son 52 yıldır, yalnızca belirli çevrelerin kişisel çıkarlarına hizmet eden politikalarla, Kıbrıs Türk toplumunun varlığını, geleceğini ve statüsünü kaybetme noktasına getirildiğini vurguladı.

Kıbrıs Türk toplumunun, 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti ile uluslararası statüye ve siyasal eşitliğe kavuştuğunu, buna karşın yıllardır ada yarısında sahte milliyetçilerin oluşturduğu hukuk dışı, ceberut yapının, Kıbrıs Türk toplumunu giderek yok oluşa sürüklediğini kaydeden Zekai, bugün adanın kuzeyinde; casinoların, bet ofislerinin, kumarın, kara para aklamanın, uyuşturucu ticaretinin, kaçakçılığın ve organize suç örgütlerinin rahatça faaliyet gösterdiği bir düzen yaratıldığını söyledi.

Zekai, “Mevcut statükodan beslenen belli çevreler servetlerine servet katarken, toplum giderek yoksullaştırılmış; kamusal kaynaklar ise yolsuzluk, hukuksuzluk ve hırsızlık düzeni içerisinde sistemli biçimde talan edilmiştir” dedi.

“Sahte milliyetçiler ve sahte vatanseverler bu düzeni ayakta tutabilmek için sürekli yalan üretiyor”

Yıllardır adada paketler ve dayatmalarla uygulanan politikaların, geçmişten bugüne Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri ve yerel iş birlikçileri eliyle bu ucube yapıyı ortaya çıkardığını, sahte milliyetçiler ve sahte vatanseverlerin ise bu düzeni ayakta tutabilmek için sürekli yalan ürettiğini ve gerçekleri gizlemeye çalıştıklarını vurgulayan Zekai, “Çünkü bu statüko; yalnızca uluslararası sermayeye, Türkiye’deki siyasi iktidarlara ve onların yerel iş birlikçilerine büyük bir zenginleşme sağlamıştır” ifadelerini kullandı.

“Hırsızlık ve yağma düzenini halkın çıkarınaymış gibi göstermeye çalışıyorlar”

Buna karşılık toplumun elinden su kaynaklarının, tarım arazilerinin, ormanlarının, dağlarının, denizlerinin ve en önemlisi geleceğinin alındığını belirten KTOEÖS Genel Sekreteri Adnan Zekai, “Bugün bu düzenden beslenenlerin gerçek yüzü artık ortaya çıkmıştır. Ancak buna rağmen, düzenin devamı için toplum; hukuksuzluğa, baskıya, antidemokratik uygulamalara ve çözümsüzlüğe mahkûm edilmek istenmektedir” dedi.

Belirli çevreler tarafından körüklenen faşizm ve şovenizmin, toplumları çatışmaya ve savaşa sürüklemek için sürekli fırsat kolladığına işaret eden Zekai, büyük siyasi söylemler üreten bu sahtekârların, aslında hırsızlık ve yağma düzenini halkın çıkarınaymış gibi göstermeye çalıştığını, her gün yeni yalanlar ve propagandalarla algı yarattığını söyledi.

“Kıbrıs Türk toplumu mafyatik ilişkilerin hâkim olduğu bir düzenin esiri hâline getirilmek istenmektedir”

Bu politikalar sonucunda Kıbrıs Türk toplumunun kendi yurdunda yabancılaştığını, sorunlarını çözemez hâle getirildiğini vurgulayan Zekai, kurumları ve kamusal alanları yağmalanmış, kendi ülkesinde söz sahibi olmaktan uzaklaştırılmış, adeta şükran duyması beklenen bir topluma dönüştürüldüğünü kaydetti.

Zekai, “Oysa Kıbrıs Türk halkı kendi yurdunda özne olabilmek için büyük mücadeleler vermiş, canını ve kanını ortaya koymuştur. Bugün ise mafyatik ilişkilerin hâkim olduğu bir düzenin esiri hâline getirilmek istenmektedir” dedi.

“Bu düzeni yaratanların çıkarına hizmet eden bu statüko mutlaka yıkılmalı”

Bu düzeni yaratanların çıkarına hizmet eden bu statükonun mutlaka yıkılması gerektiğinin altını çizen Zekai, sahte milliyetçilerin, hırsızların, kumar baronlarının, kaçakçıların ve mafyatik yapıların zenginliği uğruna bir toplumun geleceğinin feda edilemeyeceğini kaydetti.

Zekai, “Kıbrıs Türk toplumu kendi kaderine sahip çıkmalı; dayatılan bu politikaların toplumun çıkarına olmadığını idrak ederek sırtındaki asalak düzeni ve onu besleyen politikaları reddetmelidir. ‘Ne yama ne rehin'” diyerek başladığı mücadeleyi, kendi yurdunda gerçek anlamda özne olma mücadelesiyle taçlandırmalıdır” ifadelerini kullandı.

“Kıbrıslılar kendi ülkelerinin kaderini birlikte belirlemeyi hedeflemelidir”

Zekai şöyle devam etti;

“Bugün hem Kıbrıs’ta, hem bölgemizde hem de dünyada barışa ve barış kültürüne duyulan ihtiyaç her zamankinden daha fazladır. Barış kültürüne, demokratik değerlerimize ve toplumsal yapımıza birlikte sahip çıkılmalıdır.

Görece olarak Kıbrıs Rum toplumunun mevcut durumu daha iyi görünse de uzun vadede çatışmayı, bölünmüşlüğü ve dış müdahaleleri besleyen bu statüko Rum toplumu açısından da sürdürülebilir değildir. Bu nedenle mevcut statüko reddedilmelidir.

Kıbrıslılar, NATO’nun, İsrail’in ya da başka bölgesel güçlerin figüranı olmayı değil; kendi ülkelerinin kaderini birlikte belirlemeyi hedeflemelidir. Bölgenin ve Kıbrıs’ın geleceği için çözüm iradesi gecikmeden ortaya konulmalı ve kalıcı bir çözüme ulaşılmalıdır.

“Gelecek kuşaklara barış içinde yaşayabilecekleri bir ortam bırakabilmek için bu tarihsel fırsat kaçırılmamalı”

Sahte milliyetçiliğin yarattığı hamasi söylemler yerine; çözüm iradesi, barış kültürü ve ortak gelecek anlayışıyla adamıza birlikte sahip çıkılmalıdır. Gelecek kuşaklara barış içinde yaşayabilecekleri bir ortam bırakabilmek için bu tarihsel fırsat kaçırılmamalı, gerekli adımlar gecikmeden atılmalıdır.

Sendikamız KTOEÖS’ün de yıllardır vurgu yaptığı çözüm parametreleri zemininde toplumların ortak yararına olacak bir çözüme ulaşılmalıdır. Bunun ötesinde önerilen hiçbir statükocu politikanın Kıbrıs halklarına umut ve gelecek sunamayacağı artık açıkça görülmelidir”















Başa dön tuşu