
Kıbrıs Türk Telekomünikasyon Çalışanları Sendikası (Tel-Sen) Başkanı Hakan Üredi, kapalı kapılar ardında, fiber altyapının Türk Telekom’a devir sürecinin yürütüldüğünü belirterek, Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Enver Öztürk’ün, kendileriyle yaptığı sözde bilgilendirme toplantısında da “Süreç tamamlanınca bilgilendirileceksiniz” dediğini söyledi
Üredi: Müsteşar, Türk Telekom ile nasıl bir anlaşma yapıldığını açıklasın
Tel-Sen adına yazılı açıklama yapan Üredi, Kıbrıs’ın kuzeyinde fiber altyapının Türk Telekom’a devri sürecinin yürütüldüğünü belirterek, Müsteşar Öztürk’ten haftalardır anlaşmanın detaylarını açıklamasını talep etmelerine rağmen yanıt alamadıklarını ve bu nedenle Ombudsman’a başvurduklarını aktardı.

Üredi, Ombudsman’a yapılan başvuru sonucunda, ‘İyi İdare Yasası‘ kapsamında bilgi verilmesinin zorunlu olduğunun belirtilmesinden sonra Müsteşar ile görüşebildiklerini belirtti ve yapılan görüşmenin sonucunda ise Müsteşar’dan yalnızca “Tamamlanınca bilgilendirileceksiniz” yanıtını aldıklarını aktardı.
Türk Telekom’u Tel-Sen’den daha iyi kimsenin bilemeyeceğini vurgulayan Üredi, beklentilerinin Müsteşar Enver Öztürk’ün sendikaya Türk Telekom’un kim olduğunu anlatması değil, Türk Telekom ile nasıl bir anlaşma yapıldığını açıklaması olduğunu vurguladı.
“Fiber altyapısı Türk Telekom’a devredildi” ifadesinin, son derece kaygı verici ve çok ciddi soruları beraberinde getirirmekte olduğunu ifade eden Tel-Sen Başkanı Üredi, açıklamasına şöyle devam etti:
“Bu ifade, fiber altyapının Türk Telekom’a bırakıldığını mı anlatmaktadır?”
“Bu cümleden, bu ülkenin kendi malı olarak bildiğimiz fiber altyapısının artık Türk Telekom’a ait olduğunu mu anlamalıyız? Eğer öyleyse, karşılığında ne alınmıştır? Bu ifade, fiber altyapısının oluşturulması ve işletilmesinin Türk Telekom’a bırakıldığını mı anlatmaktadır? Eğer öyleyse, bunun geri dönüşü olacak mıdır?
Bu devrin anlamı, Telekomünikasyon Dairesi’nin de işlevsel organlarıyla birlikte Türk Telekom’a devredilmesi midir? Eğer öyleyse, Telekomünikasyon Dairesi’nin ve çalışanlarının geleceği ne olacaktır?
Bunlar sadece birkaç sorudur; çoğaltmak mümkündür. Tel-Sen’in ısrarla ‘kapalı kapılar ardında’ yürütülen bu süreci sorgulaması, işte bu sebeptendir. Elimize geçen her bilgiyi şeffaflıkla kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz.
Müsteşar Bey ile görüşmemiz, sendikamızın Ombudsmana yaptığı başvuru sonucunda, ‘İyi İdare Yasası‘ kapsamında bilgi verilmesi zorunluluğu nedeniyle gerçekleşmiştir. Ancak bu görüşmede bize söylenen özetle şunlardır:
‘Çalışmalar tamamlandığında siz de bilgilendirileceksiniz’
‘Sabırlı olun, merak etmeyin’
“İnşallah bu bilgilendirme taslak aşamasında olur, imzalar atıldıktan sonra değil”
Bizim ‘İnşallah bu bilgilendirme taslak aşamasında olur, imzalar atıldıktan sonra değil’ dememiz üzerine oluşan algı, Müsteşar Bey tarafından ‘memnuniyet’ olarak yansıtılmıştır. Ancak bu kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır.

Tel-Sen’in tutumu açıktır:
Bu toplumun faydasına olacak her türlü uygulamanın yanında olacağız. Bu toplumun zararına olacak her türlü girişimin karşısında dimdik duracağız. Yönetim Kurulu’muz gerekli eylem planını hazırlamıştır. Üyelerimizle istişarelerimiz devam etmektedir. En basit şekilde ifade etmek gerekirse:
Biz müsaade etmezsek, bu dairenin hiçbir alanına –bırakınız Türk Telekom çalışanını– hiç kimse giremez! Gelinen aşama bizi bu noktaya zorlamaktadır. Tel-Sen’in mücadelesi bugüne kadar ortadadır, bundan sonra da devam edecektir. Kimse bu kararlılığımızı test etmeye kalkmasın!”



















