
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, TDP’nin Meclis‘te yer alacağı yönünde hiç şüphesi olmadığını vurgulayarak, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) ve TDP genel seçimlerde ayrı ayrı yarışacaklarını, ancak hükümet olasılığı doğarsa birbirlerini tercih edeceklerinin açık olduğunu belirtti
Çeler: TDP kendi ideolojisiyle yola çıkacak
Çeler, Gündem Kıbrıs’ta Bahar Sançar’ın hazırlayıp sunduğu A’dan Z’ye programına konuk olarak gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. TDP’nin kendi ideolojisiyle seçime gireceğini net şekilde ifade eden Çeler, “Kendi partimizle, kendi ideolojimizle seçimlere gideceğiz. Halkımıza neyi nasıl yapacağımızı açıkça anlatacağız. TDP’nin hükümette olduğu dönem hatırlanıyor, özleniyor. Bu yüzden TDP, Meclis’e TDP olarak girmelidir” dedi.

Karma oy hakkına da değinen Çeler, bu uygulamanın demokratik bir hak olduğunu savunarak, “Karma oy kullanmak demokratik bir haktır. İnsanları yasalarla bloklamak yerine gönüllerle kazanmak gerekir. Yasak gelirse insanlar sandığa gitmeyebilir. Biz TDP olarak toplumun gönlündeki mühürü çevirmek istiyoruz” dedi.
“Vatandaş geçim derdi çekiyorsa benim oy saymak yerine sorunlara çözüm üretmem gerekir”
Çeler, sokakta halkın TDP’ye yeniden güç vereceğine inandığını söyleyerek, “Anketlerle değil, sokağın nabzıyla hareket ediyoruz. Vatandaş geçim derdi çekiyorsa benim oy saymak yerine sorunlara çözüm üretmem gerekir. Sokağın nabzı TDP’nin ilk genel seçimlerde mecliste yer alacağını söylüyor” dedi.
“TDP erken seçime hazır”
TDP’nin erken seçime hazır olduğunu belirten Çeler, Meclis’te yeniden yer alacaklarına dair inancını dile getirdi. Aritmetik olarak TDP’nin Meclis’te yer alacağı yönünde hiç şüphesi olmadığını vurgulayan Çeler, aday kadrolarının neredeyse tamamlandığını ve erken seçime hazır olduklarını belirtti.
CTP ile yapılan iş birliğinin sadece cumhurbaşkanlığı seçimlerine özgü olduğunu belirten Çeler, genel seçimlerde iki partinin ayrı yarışacağını açıkladı. “CTP-TDP ortaklaşması, Kıbrıs Türk toplumunun beklentisini karşılamak içindi” diyen Çeler, genel seçimlerde ayrı ayrı yarışacaklarını, ancak hükümet olasılığı doğarsa birbirlerini tercih edeceklerinin açık olduğunu belirtti.
İki partili sisteme karşı olduklarını da vurgulayan Çeler, “Bu ülkeyi iki partili bir sisteme götürmek yerine herkesin temsil edilebildiği bir model benimsemeliyiz. İstikrarsızlık partilerde, sistemde değil” diye konuştu.
“Erken seçim kaçınılmazdır”
Çeler, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından ilk genel seçimlerin “bambaşka bir boyuta evrileceğini” belirterek, erken seçimin zorunlu hale geldiğini söyledi. Çeler, “Erhürman ile hep yan yana olduk ve birlikte hareket ettik. Bizim için de bir provaydı. Toplumun eksikliklerini ve beklentilerini gördük. Artık erken genel seçim şarttır” dedi.
“Bugün istifa etseler, 45 gün sonra seçim yapılabilir”
Meclis’teki tabloya işaret eden Çeler, UBP–YDP–DP hükümetinin toplumsal desteğini kaybettiğini belirterek, “Bu hükümetin acilen istifa etmesi gerekir. Bugün istifa etseler, 45 gün sonra seçim yapılabilir” dedi.
“Erken seçim çağrısı sadece bizden değil, tüm siyasilere düşer. Çünkü bu toplumun artık kaybedecek bir günü yok. Hükümetin ve partilerin kendi iç çatışmaları ülkeyi her geçen gün daha kötüye götürüyor” ifadelerini kullandı.
“Toplumun temel sorunları ortada”
Çeler, ülkedeki ekonomik ve sosyal tablonun sürdürülemez hale geldiğini vurgulayarak, “Güvende değiliz. Ekonomi tamam değil, trafik tamam değil. Sanayide, ticarette, sağlıkta insanlar sıkıntı çekiyor. İlaç bulamıyoruz, okullarda eğitim tamam değil, öğretmen eksikliği var, öğrenciler konteynerlerde eğitim görüyor. Bu tablo sürdürülemez” dedi.
“Toplum geleceğine sahip çıktı”
Çeler, 19 Ekim Pazar günü yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ülkenin 6. Cumhurbaşkanı seçilen Tufan Erhürman’ın aldığı yüzde 62,76’lık oy oranının, toplumun kendi sesini sandığa yansıtma iradesinin bir göstergesi olduğunu söyledi. “Toplumun kendi sesini sandığa yansıtıp buna gerçekten inanması gerektiğini ve inancında da başarabileceğini gördük artık” diyen Çeler, seçim sonuçlarının anketlerin ötesinde bir halk iradesini ortaya koyduğunu belirtti.
“Erhürman ile birlikte yeni bir dönem başlıyor”
Yeni Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın göreve başlamasıyla Kıbrıs Türk toplumunun sesi olacağını ifade eden Çeler, “Erhürman’ın seçilmesiyle birlikte artık tüm alanlarda halkın sesini yükseltebilecek bir Cumhurbaşkanımız var” dedi.
“Kıbrıslıtürklerin haklarını daha güçlü savunma zamanı”
Kıbrıs’taki son gelişmelere de değinen Çeler, bölgedeki jeopolitik dengelere dikkat çekerek, “Orta Doğu’daki gelişmeler, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Gerapetritis’le görüşmesi ve güney Kıbrıs’ın İsrail’e hava sahasını açması bizi doğrudan hedef haline getirdi. Kıbrıslıtürklerin adadaki haklarını, Türkiye’nin de desteğiyle artık daha güçlü savunma zamanı geldi”
“Mülkiyet meselesi acil gündem olmalı”
Güney Kıbrıs’ın 2006’da çıkardığı ve Kıbrıs Rum mallarına yönelik kazanç yasasının büyük bir tehlike yarattığını söyleyen Çeler, “Bu konunun yeniden müzakere masasına taşınması, Taşınmaz Mal Komisyonu’nun güçlendirilmesi elzemdir” ifadelerini kullandı.
“Bahçeli’nin sözleri, Kıbrıs Türk halkının mücadelesine saygısızlıktır”
Programda, Türkiye Milli Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Kıbrıs Türk halkına yönelik açıklamalarını değerlendiren Çeler, bu sözleri “demokrasiyi hazmedememe” olarak nitelendirdi. Çeler, “Bahçeli’nin açıklamalarını tamamen Kıbrıs Türk toplumunun varoluş mücadelesinde verdiği emeğe saygısızlık olarak görüyorum. Bu davranışlar faşizmin tütüsünü taşıyor” dedi.
Kıbrıs Türk toplumunun özgür iradesiyle sandığa gittiğini vurgulayan Çeler, “Bahçeli hem topluma hem de KKTC’ye saygısızlık yaptı. Kıbrıs Türk toplumunun tarihini öğrenmesini, bunu kabullenmesini ve özür dilemesini tavsiye ederim. Bu iş rakamlara ve nüfusa bakmaz” ifadelerini kullandı.



















